Ara
Menü

Emîr Hüsrev-i Dihlevî

Emîr Hüsrev-i Dihlevî (651/1253-725/1325), Nizâmeddin Evliyâ’nın müridi; beş divanı, hamsesi, tarihî mesnevileri ve çok dilli Delhi kültüründeki etkisiyle Hint-Fars edebiyatının kurucu isimlerindendir.

Doğum
1253
Vefat
1325
Unvan
Çiştî şair, tarihçi ve Hint-Fars edebiyatının büyük müellifi
Temalar
Delhi, Çiştiyye, Nizâmeddin Evliyâ, Hint-Fars şiiri, tarih yazıcılığı, mûsiki

Kimliği, ailesi ve doğum yeri meselesi

Ebü’l-Hasan Yeminüddin Emîr Hüsrev b. Seyfeddin Mahmûd-ı Dihlevî, 651/1253’te Delhi Sultanlığı çevresinde doğdu. Babası, Moğol istilâsı sırasında Mâverâünnehir’den Belh üzerinden Hindistan’a gelen Laçin boyuna mensup Seyfeddin Mahmûd’du. Delhi Sultanı Şemseddin İltutmış’ın hizmetine giren babasına Müminpûr iktâ edilmiş, ailesi burada yerleşmişti. Annesi ise Delhi emirlerinden İmâdülmülk’ün kızıydı. Böylece Emîr Hüsrev, Türkistan göç hafızasıyla Hint-Delhi seçkin çevresinin kesiştiği bir ailede yetişti.

Doğum yeri kaynaklarda aynı biçimde verilmez. TDV İslâm Ansiklopedisi Müminpûr veya Müminâbâd’ı, Encyclopaedia Iranica ise Patiali’yi kaydeder. Bu iki aktarım tek bir kesin koordinata indirgenmemiş; ihtilâf biyografinin parçası olarak korunmuştur. “Dihlevî” nisbesi onun asıl kültür ve faaliyet merkezinin Delhi olduğunu gösterir.

Çocukluğu, tahsili ve ilk şiirleri

Babası öldüğünde yedi-sekiz yaşlarındaydı. Eğitimini ve himayesini anne tarafından dedesi İmâdülmülk üstlendi. Dedesinin evi âlimlerin, şairlerin ve mûsikişinasların toplandığı bir çevreydi; Hüsrev’in şiir, dil, tarih ve mûsiki ilgisi bu ortamda gelişti. Arapça ve Farsçanın yanında Türkçe ile Hint dillerine âşina oldu. Şiir melekesi erken fark edildi; on iki yaşında şair olarak tanındığı, Şehâbeddin Mahmera Bedâûnî’den şiir terbiyesi gördüğü aktarılır.

On dokuz yaşlarında ilk divanı Tuhfetü’s-sıgārı tertip etti. Erken şiirleri yalnız saray methiyesi değildir: genç bir şairin kendi yeteneğini sınaması, Fars şiir geleneğiyle hesaplaşması ve Delhi’nin çok dilli dünyasını edebî dile taşımasının ilk örnekleridir.

Nizâmeddin Evliyâ ile irşad bağı

Emîr Hüsrev’in mânevî hayatının merkezi Çiştiyye şeyhi Nizâmeddin Evliyâ’dır. Kaynaklar onun 671/1272 dolaylarında şeyhin çevresine bağlandığını bildirir. Saraylarda görev alması bu bağı ortadan kaldırmamış; siyasî patronaj ile irşad ilişkisi hayatında yan yana yürümüştür. Nizâmeddin Evliyâ’nın ona “Türkullah” diye hitap ettiği, Hüsrev’in de şiirlerinde şeyhini aşk, hasret ve teslimiyet diliyle andığı nakledilir.

Şeyhin sözlerini topladığı kabul edilen Efdalü’l-fevâid 719/1319 dolayında tertip edilmiştir; eserin nispet ve metin tarihi ayrıca tenkit gerektirir. Yine de Emîr Hüsrev’in Nizâmeddin çevresindeki yerini gösteren şiirleri ve tarihî hafıza güçlüdür. Bu kayıt Çiştî silsilesindeki belgeli hoca-talebe bağının esasını oluşturur.

Balabanlar devri, Multan ve esaret

Gençlik yıllarında Balaban ailesinden Melik Çahcu’nun, ardından Buga Han’ın hizmetinde bulundu; Buga Han’la Bengal’e gitti. Daha sonra Sultan Balaban’ın oğlu ve Multan valisi Şehzade Muhammed’in çevresine katıldı. 683/1284’te Moğollarla yapılan savaşta şehzadenin öldürülmesi üzerine Hüsrev de esir düştü. Esaretten kurtulup Delhi’ye döndüğünde yaşadığı kaybı mersiye ile anlattı.

Ardından Hâtim Han’la birlikte Eved’e gitti, 688/1289’da yeniden Delhi’ye döndü. Bu dolaşım onun şiirinde yalnız coğrafî bir genişlik yaratmadı; sınır savaşları, saray rekabeti, iktidar değişimi ve şahsî kayıp tecrübelerini tarihî mesnevilerin maddesine dönüştürdü.

Halacî ve Tuğluk sarayları

Celâleddin Fîrûz Şah Halacî, Alâeddin Halacî, Kutbüddin Mübârek Şah ve Gıyâseddin Tuğluk dönemlerinde saray çevresinde bulundu; kısa süre Muhammed b. Tuğluk devrini de gördü. Şairlik, nedimlik ve tarih yazıcılığı arasında değişen bu hizmetler ona devlet merkezindeki olaylara yakından bakma imkânı verdi.

Bununla birlikte eserleri modern anlamda tarafsız kronik değildir. Hükümdar için yazılan methiye, zafernâme ve tarihî mesnevilerde edebî kurgu ile siyasî meşruiyet dili iç içedir. Bu yüzden verdiği olay ve yer bilgileri kıymetli olmakla beraber, saray patronajının üslûp üzerindeki etkisi hesaba katılarak okunmalıdır.

Beş divanı ve gazel dili

Şiirlerini hayatının dönemlerine göre beş divanda topladı: Tuhfetü’s-sıgār, Vasatü’l-hayât, Gurretü’l-kemâl, Bakıyye-i Nakıyye ve ömrünün sonuna yakın tertip ettiği Nihâyetü’l-kemâl. Kaside, gazel, kıta, rubâî ve başka nazım biçimlerinde geniş bir külliyat bıraktı.

Gazelinde İran şiirinin kelime ve imge mirasını Delhi’nin toplumsal ve dilsel çevresiyle birleştirdi. Mûsikiye elverişli ritim, konuşma diline yaklaşan canlılık, aşk ve ayrılığın katmanlı kullanımı Hint-Fars şiirinin sonraki gelişiminde etkili oldu. “Tûtî-i Hind” unvanı, Hint ülkesini Farsça şiirde konuşturan sesi için kullanıldı.

Hamse ve anlatı mesnevileri

Nizâmî-i Gencevî’nin Hamsesine cevap olarak 698-701/1298-1301 yılları arasında Matla‘u’l-envâr, Şîrîn ü Hüsrev, Mecnûn u Leylâ, Âyîne-i İskenderî ve Heşt Bihişti yazdı. Taklit etmekle yetinmeyip hikâyeleri kendi coğrafyasının tecrübesi, ahlâk anlayışı ve tasvir diliyle yeniden kurdu.

Mecnûn u Leylâyı Nizâmeddin Evliyâ’ya ve dönemin hükümdarına ithaf etmesi, hayatındaki iki himaye çizgisini aynı eserde görünür kılar. Hamse, onun İran klasiklerini derinlemesine bildiğini ve Hint-Fars edebiyatında müstakil bir anlatı üslûbu kurduğunu gösterir.

Tarihî mesnevileri ve mensur eserleri

Kırânü’s-sa‘deyn Buga Han ile oğlu Keykubad’ın buluşmasını; Miftâhu’l-fütûh Celâleddin Halacî devrini; Düvelrânî Hızır Han yahut Âşıkā Hızır Han ile Gujarat prensesi Deval Rani’nin hikâyesini; Nüh Sipihr Kutbüddin Mübârek Şah dönemini; Tuğluknâme ise Tuğluk iktidarının kuruluşunu işler. Bu eserler olayları, şehirleri, törenleri ve saray çevresini şiirin imkânlarıyla kaydeder.

Mensur Hazâinü’l-fütûh yahut Târîh-i Alâî, Alâeddin Halacî devri için önemli fakat hükümdarı yücelten bir kaynaktır. İ‘câz-ı Hüsrevî inşâ ve mektup sanatına dair geniş bir çalışmadır; aynı zamanda dönemin gündelik ve kültürel hayatına ilişkin malzeme taşır.

Hindistan, diller ve kültürel gözlem

Emîr Hüsrev eserlerinde Hindistan’ın şehirlerini, iklimini, dillerini, mûsikisini, kuşlarını ve toplumsal hayatını övgüyle anlatır. Arapça, Farsça, Türkçe ve Hint dilleriyle temasının sağladığı geniş kelime dünyası, onu Delhi’nin çoğul kültürünün başlıca tanıklarından biri yapar.

Ona nispet edilen Hintçe şiirler, bilmeceler ve mukriler geniş bir sözlü dolaşıma sahiptir; ancak külliyatın bütün parçalarının gerçekten ona ait olduğu söylenemez. Tarihî çekirdek ile sonraki popüler nispetler ayrı tutulmalıdır.

Mûsiki ve kavvâlî nispetleri

Emîr Hüsrev’in mûsiki bilgisi ve şiirlerinin Çiştî semâ meclislerindeki kalıcı etkisi güçlü biçimde belgelenir. Buna karşılık sitar, tabla veya belirli makam ve formları tek başına icat ettiği yönündeki yaygın iddialar çağdaş belgelerle bütünüyle doğrulanamaz. Günümüze ondan kaldığı kesin bir mûsiki nazariyatı eseri de ulaşmamıştır.

En ihtiyatlı hüküm, onun Farsça şiir ile Hint mûsiki icrasının karşılaşmasında çok etkili olduğu; kavvâlî repertuvarının edebî hafızasında merkezi bir yer tuttuğudur. Musiki mirası, doğrulanmış tarih ile gelişen gelenek anlatısı birlikte fakat birbirine karıştırılmadan okunmalıdır.

Son yılları, vefatı ve türbesi

Nizâmeddin Evliyâ 725/1325’te vefat ettiğinde Emîr Hüsrev’in Delhi dışında bulunduğu, dönüşünde büyük bir yas yaşadığı anlatılır. Şeyhinden yaklaşık altı ay sonra aynı yıl vefat etti ve Gıyâspûr’daki Nizâmeddin Dergâhı yakınında defnedildi.

Bugün ziyaret edilen türbe yapısı sonraki yüzyıllarda yenilenmiş, mevcut biçiminin önemli bir kısmı 1014/1605 dolayındaki imara dayanmıştır. Kabir yakınlığı, tarihî hoca-talebe ilişkisinin mekândaki sürekliliğini gösterir.

Tasavvuf ve edebiyat tarihindeki yeri

Emîr Hüsrev’i yalnız “saray şairi” veya yalnız “Çiştî derviş” diye tanımlamak eksik kalır. O, hükümdar değişimlerini içeriden gözleyen tarihî şair, Fars edebiyatını Hindistan’da yeniden kuran müellif, çok dilli kültürün tercümanı ve Nizâmeddin Evliyâ’nın muhabbet halkasına bağlı bir isimdir.

Eserleri okunurken methiye ile tarih, edebî kurgu ile belge, doğrulanabilir mûsiki etkisi ile sonradan genişleyen icat nispetleri ayrılmalıdır. Bu katmanlar korunduğunda Emîr Hüsrev, Delhi Sultanlığı’nın siyasî ve kültürel tarihini Çiştî irşad çevresiyle birlikte anlamanın en zengin kaynaklarından biri haline gelir.

COĞRAFÎ HAFIZA15 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi15 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhin mezarında inziva

Nizâmeddin Evliyâ'nın ardından geçen birkaç ay.

Metni gösterMetni daralt

Gıyâseddin Tuğluk'un Bengal seferindeyken şeyhinin öldüğünü haber alınca (1325) Delhi'ye döndü ve Gıyâspûr'da bulunan mezarında bir müddet inzivaya çekildi.

Kısa bir süre sonra da vefat etti (17 Eylül 1325) ve Nizâmeddin Evliyâ'nın kabrinin yakınına defnedildi.

Çerçeve. Şeyhi ile arasındaki altmış yıllık bağ — çocuklukta dergâh ziyaretiyle başlayıp 1313'te intisapla resmîleşen — böyle bitmiştir. İki türbe bugün Delhi'nin en önemli ziyaret yerleridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
BİYOGRAFİK KAYIT

Yasağa rağmen süren bağ

Sultanla şeyhin arası açılınca yapılan tercih.

Metni gösterMetni daralt

Kutbüddin Mübârek Şah'ın şiir ve müziğe ilgisi Emîr Hüsrev'e sarayda eski itibarını yeniden kazandırmıştı. Fakat aynı dönemde sultanla şeyhinin araları açıldı.

Emîr Hüsrev sarayın yasaklamasına rağmen Nizâmeddin Evliyâ ile irtibatını sürdürdü.

Çerçeve. Yedi sultana hizmet etmiş bir saray şairinin hayatındaki en açık tercihtir; itibarını yeni kazandığı anda göze aldığı için ayrıca dikkat çeker.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mültan'da esaret

Moğol istilâsı, hâminin ölümü ve iki şairin esir düşmesi.

Metni gösterMetni daralt

Hindistan'ı istilâ etmeye başlayan Moğollar Mültan'a girip hâmisi Muhammed Kaan Mâlik'i öldürdüler; Emîr Hüsrev şair Hasan Dihlevî ile birlikte esir düştü (1285).

Çerçeve. Ailesinin Hindistan'a göçünün sebebi de Moğollardı: babası Seyfeddin Mahmûd, Cengiz Han'ın zulmünden kaçarak Keş ve Belh üzerinden Hindistan'a gelmişti. Aynı istilâ dalgası bir nesil sonra oğlunu esir aldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
BİYOGRAFİK KAYIT

İlgisizliğin verdiği zaman

Alâeddin Halacî devrinin beklenmedik sonucu.

Metni gösterMetni daralt

Sultan Alâeddin Halacî savaş ve fütuhatı seven, özellikle şairlere karşı son derece ilgisiz bir hükümdardı; Emîr Hüsrev bu dönemde maddî bakımdan sıkıntılı anlar yaşadı.

Kaynağın hükmü buna rağmen şudur: en verimli yıllarını onun zamanında geçirdi, çünkü beklediği ilgiyi görmemesi ona geniş zaman bulup eser yazma imkânını sağladı.

Çerçeve. Aynı sıkıntılı yıllarda (713/1313) Nizâmeddin Evliyâ'ya intisap etmiştir — mahrumiyet hem eserlerin hem intisabın zeminidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
BİYOGRAFİK KAYIT

Delhi hasreti

İki defa taşra hâmisini bırakıp dönmesi.

Metni gösterMetni daralt

Hâmisi Buğra Han Bengal valiliğine tayin edilince onunla beraber Bengal'e gitti; fakat yakınlarının hasretine dayanamayıp Delhi'ye döndü.

Aynı şey Hâtem Han'ın Oudh valiliğinde tekrarlandı: yakınlarından ayrı kalmaya dayanamayıp bir müddet sonra tekrar Delhi'ye döndü (687/1288) ve bu dönüşte saray şairi unvanını aldı.

Çerçeve. Doğduğu Müminpûr da, mürşidinin dergâhı da, kendi kabri de Delhi çevresindedir; hayatı boyunca merkezden uzun süre ayrı kalmamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
BİYOGRAFİK KAYIT

Dedesinin meclisleri

Yetim kalan çocuğun sohbetle yetişmesi.

Metni gösterMetni daralt

Yedi sekiz yaşlarında iken babasını kaybedince dedesi İmâdülmülk'ün himayesine girdi ve onun huzurunda yapılan edebî ve ilmî sohbetleri dinleyerek yetişti.

Kaynak bu sohbetlerin ikinci bir tesirini de kaydeder: mûsikiye ilgi duymasını sağladı.

Çerçeve. Hint-müslüman mûsiki geleneğinin kurucusu sayılmasının kökeni buradadır. Aynı yıllarda Nizâmeddin Evliyâ ile de muhtemelen ilk defa tanışmıştır. On iki yaşında şair, on dokuz yaşında divan sahibiydi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Beş divan: Tuhfetü's-sıgār'dan Nihâyetü'l-kemâl'e

Ömrü yaş dilimlerine bölen divan silsilesi.

Metni gösterMetni daralt

Sağlığında çalışmalarını derleyip düzenleme imkânı bulan ender kişilerdendir. Divanlarını yaş dilimlerine göre ayırmıştır:

Tuhfetü's-sıgār (on altı - on dokuz yaş, yak. 670/1272): Hâkānî-yi Şirvânî tesirindeki otuz beş kaside, beş terciibend ve terkibibend. Vasatü'l-hayât (yirmi - otuz üç yaş): elli sekiz kaside ve gazellerle 8441 beyit; dîbâcesinde Nizâmeddin Evliyâ'nın himmetiyle dilinin çözüldüğünü ve en iyi şiir yazma çağının orta yaşlar olduğunu söyler. Gurretü'l-kemâl (693/1294): şiir sanatı üzerine düşünceleri ve kendi hayatı hakkında bilgi. Bakıyye-i Nakıyye (716/1316, kırk üç - altmış altı yaş). Nihâyetü'l-kemâl: hayatının son günlerinde tamamladığı, tasavvuf neşvesiyle yazılmış gazel ve rubâîleri içeren divan.

Bakıyye-i Nakıyye'nin dîbâcesinde dört divanını dört unsurla anlatır: ilki toprak gibi kesif, ikincisi su gibi akıcı, üçüncüsü rüzgâr gibi hafif ve süratli, bu ise gönülleri ateş gibi yakıcı — ve divanlarını Allah'a yükselen dört göğe benzetir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
TARİHÎ KAYIT

Hamsesi

Nizâmî'ye nazîre beş mesnevi.

Metni gösterMetni daralt

Nizâmî-i Gencevî'nin Mahzenü'l-esrâr, Hüsrev ü Şîrîn, Leylî vü Mecnûn, Heft Peyker ve İskendernâme'sine nazîre olarak yazdığı beş mesneviden oluşur:

Matla'u'l-envâr (Leknev 1303; Moskova 1975), Şîrîn ü Hüsrev (Bombay 1326), Mecnûn u Leylî (Kalküta 1244; Moskova 1964), Heşt Bihişt (Bombay 1337), Âyîne-i İskenderî (Bombay 1336; Moskova 1977).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
TARİHÎ KAYIT

Tarihî mesnevileri

Delhi Sultanlığı'nın manzum vekāyi'nâmesi.

Metni gösterMetni daralt

Kırânü's-sa'deyn (Mecma'u'l-evsâf; Leknev 1259) — Sultan Keykubad'ın isteğiyle yazdığı ilk tarihî mesnevisi; Bengal Hükümdarı Buğra Han'ın kendinden ayrı yaşayan oğlu Keykubad ile karşılaşmasını anlatır.

Miftâhu'l-fütûh (690/1291) — Fîrûz Şah Halacî'nin dört büyük zaferi. Aşîka (Düvelrânî Hızır Hân) — Şehzade Hızır Han'ın isteğiyle, dört ayda yazılmış 4519 beyit, Zilkade 715 (1316). Nüh Sipihr — Kutbüddin Mübârek Şah dönemi ve Hindistan müslümanlarının örf ve âdetleri, “sipihr” (gök) adı verilen dokuz bölüm. TuğluknameHalacîler'in yıkılışı ve Gıyâseddin Tuğluk dönemi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
TARİHÎ KAYIT

Efdalü'l-fevâid

Şeyhinin sohbetlerinde tutulan notlar.

Metni gösterMetni daralt

1313-1319 yılları arasında mürşidi Nizâmeddin Evliyâ'nın sohbetlerinde tuttuğu notlardan meydana gelmiştir.

İntisabının hemen ardından başlayan bu kayıtlar, Çiştiyye sohbet geleneğinin (melfûzât) doğrudan tanıklığıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Efdalü'l-fevâid, Bombay 1887.
TARİHÎ KAYIT

İ'câz-ı Hüsrevî ve Hazâinü'l-fütûh

Nesir eserleri.

Metni gösterMetni daralt

İ'câz-ı Hüsrevî (Resâilü'l-i'câz) beş uzun risâleden meydana gelir. İlk dört risâlede dil, üslûp, kitâbet ve müzikle ilgili meseleler ele alınır; beşinci risâle gençliğinde yazdığı, tarihî ve sosyal olaylara temas eden mektuplarını ihtiva eder. İlk mensur eseri olan Leknevtî fetihnâmesi de bu risâlede yer alır.

Hazâinü'l-fütûh ise Sultan Alâeddin Halacî dönemini anlatan bir eserdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Resâilü'l-i'câz, Leknev 1392 / Hazâinü'l-fütûh, Aligarh 1345.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Çiştiyye

Hindistan'ın en yaygın tarikatı ve semâ geleneği.

Metni gösterMetni daralt

Çiştiyye, Hindistan alt kıtasının en yaygın tarikatlarındandır; Emîr Hüsrev'in mürşidi Nizâmeddin Evliyâ bu yolun en meşhur şeyhlerindendir.

Emîr Hüsrev 713'te (1313) ona intisap etti; divanlarının hemen hepsi münâcât ve na'ttan sonra Nizâmeddin Evliyâ'yı öven kasidelerle başlar. Gurretü'l-kemâl'in sonundaki 218 beyitlik “Deryâ-yı Ebrâr” kasidesi de ona hitaben yazılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Gulâm Ali Âryâ, Tarîka-i Çiştiyye der Hind ve Pâkistân, s. 138-142.
TARİHÎ KAYIT

Hamse

Beş mesneviden oluşan külliyat geleneği.

Metni gösterMetni daralt

Hamse, bir şairin beş mesneviden oluşan külliyatıdır; türün ölçüsü Nizâmî-i Gencevî'nin beşlemesidir.

Emîr Hüsrev ona nazîre olarak Matla'u'l-envâr, Şîrîn ü Hüsrev, Mecnûn u Leylî, Heşt Bihişt ve Âyîne-i İskenderî'yi yazdı. Türk divan şairleri, özellikle Leylâ vü Mecnûn konusunu işleyen mesnevilerde onun yolunu takip etmişlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
TARİHÎ KAYIT

Tarihî mesnevi

Vak'ayı manzum anlatan Delhi tarih yazıcılığı.

Metni gösterMetni daralt

Emîr Hüsrev, hizmetinde bulunduğu hükümdarların dönemlerinde meydana gelen olayları edebî bir üslûpla mesnevi tarzında anlatmıştır; bu, kaynağın deyişiyle en önemli özelliklerinden biridir.

Kırânü's-sa'deyn, Miftâhu'l-fütûh, Aşîka, Nüh Sipihr ve Tuğlukname bu türdendir. Sonuç şudur: bu eserlerden hareketle Delhi Sultanlığı'nın tarihi hakkında bilgi edinmek mümkündür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: M. Gholam Rasul, The Origin and Development of Muslim Historiography, s. 78-81.
TARİHÎ KAYIT

Mushafdarlık

Saraydaki mushaf hizmeti görevi.

Metni gösterMetni daralt

Emîr Hüsrev, Fîrûz Şah Halacî döneminde (1290-1296) sarayda mushafdarlık yaptı.

Saray şairliğiyle birlikte yürüttüğü bu görev, Delhi sarayında bir edibin yalnız şiirle değil resmî hizmetle de yer tuttuğunu gösterir. Kariyeri Keşli Han, Buğra Han, Kaan Mâlik, Hâtem Han gibi emîrlerin maiyetinden başlayıp yedi sultan devrine uzanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.
TARİHÎ KAYIT

Hint-müslüman mûsikisi

Kurucu sayıldığı gelenek.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak açık bir hüküm verir: Emîr Hüsrev, Hint-müslüman mûsiki geleneğinin kurucusudur.

Mûsikiye ilgisi dedesi İmâdülmülk'ün meclislerinde uyanmıştır. Nesir eserlerinden İ'câz-ı Hüsrevî'nin ilk dört risâlesinde dil, üslûp, kitâbet ve müzikle ilgili meseleler ele alınır.

Kendisine nisbet edilen Hintçe şiirler konusunda ise kaynak ihtiyatlıdır: Hintçe şiir söylediği bilinmekle beraber, ona atfedilen şiirlerin gerçekten kendisine ait olduğu kesin olarak tesbit edilememiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Yeni Delhi · HindistanNizâmeddin Evliyâ Dergâhı, DelhiMürşidinin kabrinin yakınına defnedildi; kaynak, şeyhinin ve kendisinin türbelerinin Delhi'nin en önemli ziyaret yerleri olduğunu kaydeder. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Patiali civarı · HindistanMüminpûr (Müminâbâd)651'de (1253) doğduğu, babası Seyfeddin Mahmûd'a iktâ edilen kasaba; Moğol esaretinden kurtulduktan sonra 1287'ye kadar burada oturdu. Konumu yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Delhi · HindistanDelhiSaray şairi unvanını aldığı, mushafdarlık yaptığı ve yedi sultan devrini gördüğü başşehir; iki defa taşradan yakınlarının hasretiyle buraya döndü. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Multan · PakistanMültanPrens Muhammed Kaan Mâlik'in nedimi olduğu, şair Hasan Dihlevî ile tanıştığı ve 1285'te Moğol istilâsı sırasında esir düştüğü şehir. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Gaur / Lakhnauti · BangladeşLeknevtî (Bengal)Balaban Han'ın Bengal seferine katıldı ve ilk mensur eseri olan Leknevtî fetihnâmesini sundu; hâmisi Buğra Han'ın valiliği sırasında bir süre burada kaldı. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Shahrisabz · ÖzbekistanKeş (Şehrisebz)Lâçin Türk kabilesine mensup babası Seyfeddin Mahmûd'un Hindistan'a göçmeden önce uğradığı ilk durak. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Balkh · AfganistanBelhBabasının Cengiz Han'ın zulmünden kaçarak Hindistan'a göçmeden önceki ikinci durağı. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.Ayodhya · HindistanOudh (Ayodhya)Hâmisi Hâtem Han'ın vali tayin edilmesiyle bir süre bulunduğu, ancak yakınlarından ayrı kalmaya dayanamayıp terk ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Emîr Hüsrev-i Dihlevî”, c. 11, s. 135-137
  2. [2]Gulâm Ali Âryâ, Tarîka-i Çiştiyye der Hind ve Pâkistân, s. 138-142
  3. [3]M. Gholam Rasul, The Origin and Development of Muslim Historiography, s. 78-81
  4. [4]Efdalü'l-fevâid, Bombay 1887
  5. [5]Resâilü'l-i'câz, Leknev 1392 / Hazâinü'l-fütûh, Aligarh 1345
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi: Çiştiyye, Çiştî, Kutbüddin Bahtiyâr, Nizâmeddin Evliyâ, Sâbiriyye ve Ecmîr maddeleri; Reşat Öngören, Tasavvuf
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — Emîr Hüsrev-i Dihlevî
Ortak kaynak kataloğunu aç →