HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Doğumu ve ailesi
Bedâûn şehrinde doğdu. Doğum yılı hakkında farklı tarihler (634/1236, 636/1238, 640/1242) verilmektedir.
Moğol istilâsı esnasında Buhara'dan Hindistan'a göç eden bir seyyid ailesine mensuptur. Mahbûb-i İlâhî, Sultânü'l-meşâyih unvanlarıyla tanınır.
Nizâmeddin, Bedâûn'da bir süre kadılık görevinde bulunan babası Seyyid Ahmed'i beş yaşında iken kaybetti. Annesi Bîbî Zelîha'nın teşvikiyle Şeyh Mukrî adlı hocasından Kur'an, Mevlânâ Alâeddin Usûlî'den fıkıh dersleri aldı.
Delhi ve intisabı
On altı yaşında iken ilim tahsili için annesi ve kardeşleriyle birlikte Delhi'ye gitti. Tahsili sırasında giriştiği tartışmalardaki üstün başarısından dolayı “bahhâs” ve “mahfil-şiken” diye meşhur oldu.
Hocalarından Necîbüddin Mütevekkil, dönemin en büyük Çiştî şeyhi Ferîdüddin Mes'ûd Genc-i Şeker'in kardeşi ve halifesiydi.
Nizâmeddin Evliyâ, 655'te (1257) Delhi'den ayrılıp Ferîdüddin Mes'ûd'a intisap etmek amacıyla Ecûdehen'e (Pakpattan) gitti. Bir yıl kadar şeyhin yanında kaldıktan sonra Delhi'ye dönüp ilim tahsilini sürdürdü. Ardından iki defa daha Ecûdehen'e gidip şeyhini ziyaret eden Nizâmeddin 664'te (1265-66) halife tayin edildi.
İrşadı ve vefatı
Aynı yıl şeyhinin ölümünden sonra Delhi'nin Gıyâspûr mevkiinde açtığı dergâhta irşad faaliyetine başladı.
Yetiştirdiği 700 halifeyle Çiştiyye'nin Hindistan'ın en yaygın tarikatı hâline gelmesinde büyük rol oynayan Nizâmeddin Evliyâ, 18 ahir">Rebîülâhir 725'te (3 Nisan 1325) Gıyâspûr'da vefat etti.
Sultan Muhammed b. Tuğluk tarafından inşa edilen türbesi Hindistan'ın en önemli ziyaretgâhlarındandır.
Silsilesi ve müridleri
Tarikat silsilesi Ferîdüddin Mes'ûd, Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî vasıtasıyla Çiştiyye tarikatının pîri Muînüddin Çiştî'ye ulaşır.
Tarikatın Nizâmiyye kolunun pîri olarak kabul edilen Nizâmeddin Evliyâ'nın en tanınmış müridi Çırâğ-ı Dehlî'dir.
Fars edebiyatının önemli şairlerinden Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Târîh-i Fîrûz Şâhî müellifi tarihçi Berenî, sohbetlerini derleyen Hasan Dihlevî, Burhâneddîn-i Garîb ve Kutbüddin Münevver onun diğer tanınmış müridleri arasında zikredilebilir.
İktidardan uzak duruşu
Hayatı boyunca iktidar ve güç sahiplerinden uzak durmaya özen gösteren Nizâmeddin Evliyâ, kendisiyle görüşme talebinde bulunan sultanlara iltifat etmemiştir.
Onun ısrarla ziyaretine gelmek isteyen Delhi Sultanı Alâeddin Halacî'ye, evinin iki kapısı olduğunu, geldiği takdirde o bir kapıdan girerken kendisinin diğer kapıdan çıkıp gideceğini bildirmiştir.
Siyasî meselelerle ilgilenmediği gibi halife ve müridlerine de aynı yolu izlemelerini tavsiye etmiştir.
Delhi müslümanlarının çoğunun tasavvufa ve ibadete yönelmesinde Nizâmeddin Evliyâ'nın büyük etkisi olduğu; onun zamanında Delhi'de şarap içme, kumar oynama ve tefeciliğin kalmadığı, halkın yalan söylemediği kaydedilmektedir.
Düşüncesi
Tasavvufun gayesinin kalplere ve gönüllere huzur ve mutluluk vermek olduğunu söyleyen Nizâmeddin Evliyâ, insanlığa hizmetin bir ibadet sayıldığı hususuna yaptığı vurgu ile dikkat çekmiştir.
Onun zamanında da Çiştî dergâhları kimsesizler, yoksullar ve yolcular için sığınak hizmeti görmüş; şeyhe gelen büyük hediyeler dergâhlarda ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır.
Nizâmeddin Evliyâ'ya göre bir derviş için gerekli olan üç şey aşk, akıl ve ilimdir. Aşk varlığın sebebi, akıl “hikmet” anlamında varlığın amacı, ilim ise bunların idrakidir.
Nizâmeddin Evliyâ semâı vasıta olarak kabul eder ve zaman zaman müridleriyle birlikte mûsiki dinlerdi.
Kaynaklarda pek çok kerameti anlatılmakla birlikte onun asıl kerametinin hayatını insanlığa vakfetmesi olduğu özellikle vurgulanır.