HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Köken ve eğitim
Muînüddin Hasan Çiştî'nin doğum yeri ve erken hayatı hakkındaki rivayetler farklıdır. Horasan ve Mâverâünnehir ilim çevrelerini dolaştığı, Osman Hârûnî'nin hizmetinde tasavvuf eğitimi aldığı kabul edilir.
Ecmîr'e yerleşme
Kuzey Hindistan'a gelerek Ecmîr'de irşad halkası kurdu. Yabancı bir sûfî olarak bölgedeki ilk faaliyetlerinin ayrıntıları sınırlı olduğundan sonraki menkıbeler doğrudan tarih belgesi sayılmaz.
Hizmet anlayışı
Yoksula yemek vermek, muhtacı gözetmek, kapıyı farklı toplumsal çevrelere açık tutmak ve sevgiyi öne çıkarmak Çiştî hafızasında onun öğretisinin merkezi kabul edilir.
Halifeler
Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî Delhi hattını, Hamîdüddin Nâgevrî kırsal Racpûtana çevresini taşıdı. Bu iki yön, şehir hankahı ile emek ve tarım merkezli kırsal irşadın birlikte geliştiğini gösterir.
Türbe ve ziyaret
1236'da Ecmîr'de vefat etti. Kabri Halacî ve Bâbürlü dönemlerinde büyük külliyeye dönüştü; Ekber Şah'ın ziyaretleri ve Cihanârâ Begüm'ün hizmeti türbenin imparatorluk çapındaki önemini artırdı.
Ecmîr'e yerleşmesi ve ailesi
Gürîler'in Ecmîr'i fethinden önce Ecmîr'e ulaştı ve oldukça ileri bir yaşta burada evlendi. Abdülhak ed-Dihlevî, onun biri bir Hint racasının kızı ile olmak üzere iki defa evlendiğini söyler. İlk hanımından Ebû Saîd, Fahreddin ve Hüsâmeddin adlarında üç oğlu ile Bîbî Cemal adlı bir kızı oldu. Oğullarından Ebû Saîd hakkında yeterli bilgi yoktur; Hüsâmeddin ile Ecmîr'de çiftçilik yapan Fahreddin tasavvufa ilgi duymamışlardır.
Muhtemelen Muhammed Gürî'nin beraberinde gelerek buraya yerleşen Çiştî, Hindûlar'ca kutsal tanınan Ecmîr'i müslümanlar için de dinî bir merkez haline getirdi. Vefatından sonra, daha önce kumandan Seyyid Hüseyin'in türbesi sebebiyle başlamış olan ziyaretler onun kabri ve dergâhı çevresinde yoğunlaştı.
Kişiliği ve tesiri
Siyerü'l-evliyâ adlı eserde nakledilen bazı sözleri onun sempatik, hoşgörülü ve insanlara sevgiyle yaklaşan bir kişiliğe sahip olduğunu gösterir. Hindistan'da Çiştiyye tarikatının temellerini atan ve tarikatı Ecmîr'de yaymaya çalışan Çiştî'nin görüşleri, Şeyh Nizâmeddin Evliyâ'nın sohbetlerinde (Fevâ'idü'l-fu'âd) ve VII. (XIII.) ile VIII. (XIV.) yüzyılların Çiştiyye tarikatına ait diğer eserlerinde ortaya konan düşüncenin kaynağını oluşturmuştur.