HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bitlis’te doğumu ve ailesi
Asıl adı İbrâhim’dir. Kādirî-Müştâkî şeyhi Müştâk Baba’nın oğlu olarak yaklaşık 1219/1804 yılında Bitlis’te doğdu; annesinin adı Güneş Hanım’dır. İlk tahsilini büyük amcası Hacı Mahmûd Efendi’den gördü. Tasavvuf terbiyesini babasının yanında tamamlayarak ondan hilâfet aldı.
Bağdat, Basra, Hindistan ve Horasan
Kādirî usulü gereğince Bağdat’a giderek Abdülkādir-i Geylânî Âsitânesi’ni ziyaret etti; nakîbüleşraftan da hilâfet aldığı aktarılır. Ardından Basra, Hindistan ve Horasan’a seyahat etti; Erzurum’a dönerek kız kardeşlerinin yanında kaldı.
Evlilikleri ve çocukları
Bitlis’te evlendi; Seyyid Necîb ve Seyyid Ahmed adlı iki oğlu ile bir kızı dünyaya geldi. İki oğlu da meşihat görevine ulaştı ve Bitlis’te vefat etti. Erzurum Murad Paşa Mahallesi’nde yaptığı evlilikten Tâhir adlı bir oğlu oldu; Tâhir genç yaşta vefat etti.
İstanbul yılları
Oğlunun vefatından yaklaşık on beş yıl sonra hac niyetiyle İstanbul’a geldi; çeşitli sebepler yüzünden Hicaz’a gidemedi ve 1297/1880 dolaylarında İstanbul’da kaldı. Daha sonra kendi yerine bir başkasını bedel hac için gönderdi. Eğrikapı çevresinde yaşadı. Kendisine daha önce “yurtluk ve ocaklık” adıyla bağlanan maaşla geçinir; babasından kalan malı ve eline geçen parayı yoksullara dağıtırdı.
Tekkesiz bir şeyh ve semâ çevresi
Müstakil bir dergâhı yoktu. Sevdiği şeyhlerin tekkelerine giderek zikre katılırdı. Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki Abalı Hâfız Efendi Dergâhı’nda semâ ettiği, Hüseyin Vassâf’ın şahsî hatırası olarak kaydedilir. Vassâf onu uzun saçlı; kırmızı, siyah püsküllü tâcının üzerine yeşil sarık saran; yeşil veya kırmızı biniş giyen, orta boylu, kara kıvırcık sakallı ve yumuşak huylu bir kişi olarak tasvir eder.
Vefatı ve defni
7 Rebîülâhir 1304/3 Ocak 1887 Cuma günü İstanbul’da vefat etti. Cenaze namazı Fatih Camii’nde kalabalık bir cemaatle kılındı. Edirnekapı Mezarlığı’na götürülürken cenaze alayının Kabakulak Dergâhı sokağına yönelmesi, yakınlarınca mânevî bir işaret kabul edildi ve dergâh hazîresine defnedildi.
Mezar manzumesi
Nesl-i pâk-i Kādirî Cîlî’den işbu pâk zât
Oldu Müştâkzâdelikle şöhre-i bây u gedâKādirî-meşreb idi, müstağrak-ı fillâh idi
Çıkmaz idi aşkdan gayrı lisânından sadâNûr-ı zât-ı Hakk’a bir pervâne-i sâdık olup
Bezm-i meydân-ı erenlerde dönerdi dâimâGeldi bir sît-i esef-engîz ile târîh Nebîl
Döne döne erdi şem‘-i izzete Edhem Baba
Halifeleri
Kaynak halifeleri arasında Saçlı İbrâhim Efendi, Hoca Rahîm Efendi, Gümüş Baba Dergâhı şeyhi İbrâhim Hurrem Efendi, Keşfî Osman Efendi Dergâhı şeyhi Muhammed Müştâk-ı Kemterî Efendi ve Cebbârzâde Süleyman Neyyir Bey’i sayar.