Ara
Menü

Müştâkzâde İbrâhim Edhem Baba

Müştâk Baba’nın oğlu İbrâhim Edhem Baba (yaklaşık 1804–1887), Bitlis’te yetişen; Bağdat, Basra, Hindistan ve Horasan seyahatlerinden sonra Erzurum ve İstanbul’da yaşayan, semâ meclisleri ve hayırseverliğiyle tanınan Kādirî şeyhidir.

Doğum
1804
Vefat
1887
Unvan
Kādirî-Müştâkî şeyhi, seyyah ve semâ ehli

Bitlis’te doğumu ve ailesi

Asıl adı İbrâhim’dir. Kādirî-Müştâkî şeyhi Müştâk Baba’nın oğlu olarak yaklaşık 1219/1804 yılında Bitlis’te doğdu; annesinin adı Güneş Hanım’dır. İlk tahsilini büyük amcası Hacı Mahmûd Efendi’den gördü. Tasavvuf terbiyesini babasının yanında tamamlayarak ondan hilâfet aldı.

Bağdat, Basra, Hindistan ve Horasan

Kādirî usulü gereğince Bağdat’a giderek Abdülkādir-i Geylânî Âsitânesi’ni ziyaret etti; nakîbüleşraftan da hilâfet aldığı aktarılır. Ardından Basra, Hindistan ve Horasan’a seyahat etti; Erzurum’a dönerek kız kardeşlerinin yanında kaldı.

Evlilikleri ve çocukları

Bitlis’te evlendi; Seyyid Necîb ve Seyyid Ahmed adlı iki oğlu ile bir kızı dünyaya geldi. İki oğlu da meşihat görevine ulaştı ve Bitlis’te vefat etti. Erzurum Murad Paşa Mahallesi’nde yaptığı evlilikten Tâhir adlı bir oğlu oldu; Tâhir genç yaşta vefat etti.

İstanbul yılları

Oğlunun vefatından yaklaşık on beş yıl sonra hac niyetiyle İstanbul’a geldi; çeşitli sebepler yüzünden Hicaz’a gidemedi ve 1297/1880 dolaylarında İstanbul’da kaldı. Daha sonra kendi yerine bir başkasını bedel hac için gönderdi. Eğrikapı çevresinde yaşadı. Kendisine daha önce “yurtluk ve ocaklık” adıyla bağlanan maaşla geçinir; babasından kalan malı ve eline geçen parayı yoksullara dağıtırdı.

Tekkesiz bir şeyh ve semâ çevresi

Müstakil bir dergâhı yoktu. Sevdiği şeyhlerin tekkelerine giderek zikre katılırdı. Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki Abalı Hâfız Efendi Dergâhı’nda semâ ettiği, Hüseyin Vassâf’ın şahsî hatırası olarak kaydedilir. Vassâf onu uzun saçlı; kırmızı, siyah püsküllü tâcının üzerine yeşil sarık saran; yeşil veya kırmızı biniş giyen, orta boylu, kara kıvırcık sakallı ve yumuşak huylu bir kişi olarak tasvir eder.

Vefatı ve defni

7 Rebîülâhir 1304/3 Ocak 1887 Cuma günü İstanbul’da vefat etti. Cenaze namazı Fatih Camii’nde kalabalık bir cemaatle kılındı. Edirnekapı Mezarlığı’na götürülürken cenaze alayının Kabakulak Dergâhı sokağına yönelmesi, yakınlarınca mânevî bir işaret kabul edildi ve dergâh hazîresine defnedildi.

Mezar manzumesi

Nesl-i pâk-i Kādirî Cîlî’den işbu pâk zât
Oldu Müştâkzâdelikle şöhre-i bây u gedâ

Kādirî-meşreb idi, müstağrak-ı fillâh idi
Çıkmaz idi aşkdan gayrı lisânından sadâ

Nûr-ı zât-ı Hakk’a bir pervâne-i sâdık olup
Bezm-i meydân-ı erenlerde dönerdi dâimâ

Geldi bir sît-i esef-engîz ile târîh Nebîl
Döne döne erdi şem‘-i izzete Edhem Baba

Halifeleri

Kaynak halifeleri arasında Saçlı İbrâhim Efendi, Hoca Rahîm Efendi, Gümüş Baba Dergâhı şeyhi İbrâhim Hurrem Efendi, Keşfî Osman Efendi Dergâhı şeyhi Muhammed Müştâk-ı Kemterî Efendi ve Cebbârzâde Süleyman Neyyir Bey’i sayar.

COĞRAFÎ HAFIZAKabakulak Kādirî Dergâhı HazîresiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç4 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Muharrem günü suyu geri çevirmesi

Edhem Baba’nın semâ sonrasında getirilen suyu Muharrem ayında içmediğini anlatan hatıra.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Edhem Baba’nın ileri yaşında dahi uzun süre semâ ettiği anlatılır. Semâdan çıktığında çok terlediği için kendisine büyük bir maşraba dolusu su getirilirdi.

Rivayete göre günlerden biri Muharrem ayına rastladığında suyu, “İçmemişler ki içeyim” diyerek geri çevirdi. Bu sözüyle Kerbelâ susuzluğunu ve Ehl-i beyt matemini hatırlattığı kabul edildi.

Anlatı, bedenî dayanıklılığın tıbbî bir iddiası olarak değil, Edhem Baba’nın semâ, muhabbet ve Ehl-i beyt hafızasının nasıl hatırlandığını gösteren gelenek içi kayıt olarak sunulur.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Cenaze yolunun Kabakulak Dergâhı’na dönmesi

Cenaze alayının yön değiştirmesinin Edhem Baba’nın eski latifesiyle ilişkilendirildiği defin anlatısı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Edhem Baba’nın cenaze namazı Fatih Camii’nde kalabalık bir cemaatle kılındı. Naaşı Edirnekapı Mezarlığı’na götürülürken cenaze alayının beklenmedik biçimde Kabakulak Dergâhı’nın bulunduğu sokağa yöneldiği anlatılır.

Yakınları bu yönelişi, Edhem Baba’nın daha önce dergâh şeyhine latife yollu söylediği “Bize bu dergâhta bir post ihsan buyurunuz” sözünün mânevî karşılığı saydı. Bunun üzerine naaşı Kabakulak Dergâhı hazîresine defnedildi.

Defin yeri tarihî kayıttır; yolun kendiliğinden değiştiği ve eski sözün işaretinin gerçekleştiği yorumu ise menkıbevî hafızaya aittir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Semâ sırasında yükselme rivayeti

Bazı hâl ehlinin Edhem Baba’yı semâ ederken yerden yükselmiş gördüklerine ilişkin nakil.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hüseyin Vassâf, bazı erbâb-ı hâlin Edhem Baba’yı semâ sırasında yerden yaklaşık bir arşın yükselmiş ve havada döner halde gördüklerini nakleder.

Bu kayıt müellifin doğrudan gözlemi olarak değil, başkalarından aktardığı bir keramet rivayetidir. Edhem Baba’nın saatlerce semâ etmesi ve meclistekileri vecde getirmesi hakkındaki hatıralarla birlikte, İstanbul Kādirî çevresinin onu “aşkın pervanesi” olarak nasıl hatırladığını gösterir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1
  2. [2]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, Cilt I, Kādiriyye şubeleri; TDV İslâm Ansiklopedisi: Nablusî, Yâfiî, Şeyh Müştâk ve Osman Şems Efendi maddeleri
Ortak kaynak kataloğunu aç →