HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bitlis’te doğumu ve tahsili
1172/1759’da Bitlis’te doğdu. Babası Şeyh Seyyid Süleyman Efendi’dir. Anne tarafından Abdülkādir-i Geylânî soyuna bağlanır. Amcası Hacı Mahmud Hoca’dan tahsil gördü; Kur’an’ı ezberledi, kıraat ve hatla meşgul oldu.
Hacı Hasan Şirvânî’ye intisabı
Hakkâri beyleri arasında sahip olduğu idarî imkânlardan ve yirmi iki köyün gelirinden vazgeçerek amcası Hacı Hasan Şirvânî’ye intisap etti. Seyrüsülûkünü tamamlayıp hilâfet aldıktan sonra Kādiriyye âsitânesini ziyaret etmek üzere Bağdat’a gitti.
Seyahatleri
Bağdat’tan Hindistan ve Serendib’e kadar uzanan bir yolculuk yaptı; ardından Hicaz’a geçerek hac ve Medine ziyaretini gerçekleştirdi. Kudüs ve Şam’da bulundu; 1789, 1810 ve 1814 yıllarında İstanbul’a geldi. Eyüp’te Selâmî Efendi Dergâhı meşîhatine vekâlet etti, Hoca Neş’et’le Mesnevî ve hadis müzakerelerinde bulundu. Konya’da Mesnevî okuttu ve Çelebi Efendi’den sikke">sikke aldı.
Doğu Anadolu’daki irşadı
Muş, Bitlis ve Erzurum çevresinde irşad faaliyetleri yürüttü. Erzurum’da çilehâne ve konağı, Bitlis’te dergâhı vardı. Müştâkıyye adıyla tanınan Kādirî çevresi oğulları ve halifeleri vasıtasıyla bölgede ve İstanbul’da devam etti.
Şiiri
Türkçe ve Farsça şiirlerini içeren divanında Kādirî aidiyeti, seyrüsefer, Hz. Peygamber sevgisi, aşk ve fakr temalarını işledi.
Kādirî’yiz Kādirî gül gibi başta gezeriz
Zerre-i hâk-i der-i pâdişâh-ı Geylân’ızCânânı buldu hasta gönül cânı istemez
Bir hastadır ki çâre-i Lokmân’ı istemez
Öldürülmesi ve kabri
1247/1831’de Muş’ta, ibadet hâlindeyken Yezîdî bir grup tarafından boğularak öldürüldüğü aktarılır. Muş’taki kabri ziyaretgâh hâline gelmiştir. Ölümünü önceden haber verdiği ve şehitlik duasında bulunduğuna dair kayıtlar tarihî ölüm bilgisinden ayrı menkıbe katmanıdır.