ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “selâmlık”
01selâmlık
Padişahların Cuma namazını kılmak üzere camilerden birisine gitmek için yola çıkarken yapılan merasim.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Âsitâne ve pîr makamı Halvetiyye’nin Cerrâhiyye kolunun merkezi olan tekke, III. Ahmed tarafından Şeyh Nûreddin Cerrâhî adına yaptırıldı ve 6 Receb 1115’te (15 Kasım 1703) açıldı. Tekke, Nûreddin Cerrâhî’nin türbesini de barındırdığı için hem âsitâne hem pîr makamıdır. Yeniden inşa katmanları Yapı tek bir devrin eseri değildir. Muhsinzâde Mehmed Paşa 1766-67’de tekkeyi yeniledi; 1782 Balat yangınından sonra Seyyid Halil Efendi tarafından yeniden kuruldu. II. Mahmud 1818-19 ve 1835-36’da kapsamlı inşa faaliyetleri yürüttü. Abdülmecid ve II. Abdülhamid dönemlerindeki onarımlar, tevhidhâne-türbe ile harem ve derviş hücrelerinin bugünkü ana düzenini biçimlendirdi. Mekânın işlevi Tevhidhâne, türbe, zâkirler mahfili, selâmlık, harem, meydan ve misafir odaları yalnız zikir icrasını değil; post, musiki meşki, misafir ağırlama ve gündelik tekke hizmetlerini de barındıran bir bütün oluşturuyordu. Tevhidhâne tavanındaki Sultan Mahmud güneşi ve Cerrâhî tacı biçimli bezemeler, yol kimliğinin mimariye yansıyan unsurlarıdır. 1925 sonrasında Tekkelerin kapatılmasından sonra kullanılmayan bölümlerin korunmasında son şeyh ailesinin gayreti belirleyici oldu. Tevhidhâne-türbe 1945’te müze idaresine devredildi ve farklı tarihlerde onarıldı; yapı topluluğu Cerrâhî hafızasının yaşayan ana merkezi olarak varlığını sürdürdü.
Merkez Efendi Külliyesi
İstanbul · Türkiye · Kuruluş ve Sünbülî çevre Merkez Efendi, Sünbül Sinan’dan hilâfet aldıktan sonra 920/1514 dolayında sur dışındaki bu münzevi tekkeyi kurdu. İlk yapı mütevazı bir zâviye iken Şah Sultan’ın vakıfları ve Mimar Sinan eliyle yenilenen cami-tevhidhâne sayesinde tam teşekküllü bir tarikat merkezine dönüştü. Merkez Efendi 959/1552’de burada defnedildi. Şehirdeki yeri Külliye Sünbül Efendi Âsitânesi’nden sonra Sünbüliyye’nin en önemli İstanbul merkezlerinden biriydi. Âsitâne veya pîr makamı sayılmamasına rağmen Merkez Efendi’ye duyulan bağlılık sebebiyle güçlü bir ziyaretgâh kimliği kazandı. Dergâhın âyin günü perşembeydi; XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren meşihat Merkezzâdeler diye anılan ailede devam etti. Mimarî katmanlar Cami-tevhidhâne, Merkez Efendi Türbesi, küçük türbe, çilehâne, kuyu, şadırvan, dârülkurrâ, hamam, harem ve tekke birimleri külliyenin tarihî programını oluşturuyordu. Defterdar Abdülbâki Paşa 1608’de dârülkurrâ yaptırdı; II. Mahmud 1836’da cami-tevhidhâne, türbe ve cümle kapısını kapsayan büyük bir yenileme gerçekleştirdi. Bugünkü iz 1925’ten sonra cami-tevhidhâne cami olarak yaşamayı sürdürdü; türbeler ve çilehâne korundu. Buna karşılık selâmlık, derviş hücreleri, mutfak ve taamhâne gibi birçok tekke bölümü zaman içinde ortadan kalktı. Mekânın günümüzdeki görünümü, XVI. yüzyıl kuruluşuyla XIX. yüzyıl yenilemelerini birlikte taşır.
Tophane Kādirîhânesi ve Rûmiyye Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Rûmiyye’nin pîr makamı 1040/1630’da Hacı Pîrî tarafından İsmâil Rûmî için yaptırılan tekke, Rûmiyye’nin pîr makamı ve İstanbul’daki Kādirî âsitânesidir. Ahmed Muhyiddin Efendi dönemi Ahmed Muhyiddin Efendi burada doğdu ve 1884’te babasının ardından posta geçti. Meclis-i Meşâyih reisliği, tekke tarihçiliği ve geniş silsile çalışmaları bu merkezle bağlantılıdır. Rodos’ta vefat eden şeyhin naaşı buraya getirilerek hazîreye defnedildi. Yapı tarihi Yangınlar ve ihyalarla değişen külliye cami-tevhidhâne, türbe, hazîre, harem, selâmlık ve hizmet birimlerinden oluşuyordu. 1997 yangınında cami-tevhidhâne ile selâmlık harap oldu; türbe, hazîre, harem ve minarenin bazı bölümleri günümüze ulaştı.
Üsküdar Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Bir konaklama zâviyesi Üsküdar Mevlevîhânesi, Sultanzâde Halil Nûman Dede tarafından 1207/1792-93’te kuruldu. Nûman Dede Üsküdar’daki evini tâdil edip semâhâne ekleyerek ilk yapıyı meydana getirdi. Merkezin ayırt edici işlevi, taşradan İstanbul’a gelen veya İstanbul’dan Anadolu’ya geçen Mevlevî dervişlerini ağırlamaktı. Yenilemeler II. Mahmud mevlevîhâneyi 1834-35’te yeniden inşa ettirdi; Abdülmecid döneminde eksikleri tamamlandı. Kaptanıderyâ Ahmed Vesim Paşa’nın 1872’deki ihyası bugünkü ana biçimi belirledi. Son postnişin Ahmed Remzi Akyürek Dede 1919’dan sonra harap bölümleri tamir ettirdi. Mimarî program ve işlev Semâhâne-türbe, selâmlık-mutfak, dedegân ve harem dairelerinden oluşan yapı bir âsitâneden ziyade zâviye niteliğindeydi. Bu sebeple matbahı derviş terbiyesinin bütün kademelerini taşıyan büyük âsitâne mutfaklarından daha küçüktü. Türbenin semâhânenin alt katında bulunması yapının en özgün özelliklerindendir. Yakın dönem Cumhuriyet döneminde terk edilen binalar harem dışında 1975-1980 arasında onarıldı. Kayıt, burada cumartesi günleri mukabele yapıldığını ve XIX. yüzyıl sonunda dervişlerin ikamet ettiğini gösterir.
Bahariye Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Beşiktaş postunun son durağı Bahariye Mevlevîhânesi, Beşiktaş ve Maçka yapılarının saray ve kışla inşaatları sebebiyle yıkılmasının ardından Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede tarafından 1874-1877 arasında Eyüp’te Haliç kıyısında kuruldu. Mensup ve muhiblerin yanı sıra II. Abdülhamid de yapı topluluğuna destek verdi. Tam teşekküllü geç dönem âsitânesi Semâhâne-türbe, yirmi sekiz odalı meşrutahâne, dedegân hücreleri, somathâne, matbah-ı şerif, hamam, selâmlık ve mescid, geç Osmanlı Mevlevî mimarisinin kapsamlı bir örneğini oluşturuyordu. Haliç’in rutubeti yapıyı kısa sürede yıprattı; Sultan Mehmed Reşad’ın desteğiyle 1910’da Mimar Kemâleddin’in yönettiği kapsamlı bir ihya gerçekleştirildi. Tasavvuf, musiki ve edebiyat Hüseyin Fahreddin Dede’nin 1874-1911 arasındaki meşihatı boyunca Bahariye, Mevlevî musikisi, edebiyatı ve zarafet kültürünün son büyük İstanbul merkezlerinden biri oldu. Bu kimlik, yalnız mimarîden değil post, mutrip, matbah ve ziyaret ağının birlikte işlemesinden doğdu. Yıkım ve kalan izler 1925 sonrasında mülkiyet davası ve bakımsızlık yapıları hızla tahrip etti. Semâhâne-türbe 1935’te yıktırıldı, harem 1938-39 yangınında yok oldu; selâmlık ve cümle kapısı 1970’lerin başında kaldırıldı. Günümüze sınırlı duvar, söve, mezar taşı ve hamam izleri ulaşmıştır. Haritadaki nokta mevcut bir âsitâne binası değil tarihî yerleşkeyi gösterir.
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Nuhkuyusu-Divitçiler’de kuruluş Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi, Üsküdar Nuhkuyusu-Divitçiler çevresinde kendisine bağışlanan arazide bir tekke ve türbe kurdu. 1020/1611’de vefat edince buraya defnedildi; yapı onun adıyla tanındı. Bir merkezin çok sayıdaki adı Tekke kaynaklarda Bezcizâde Muhyiddin Efendi, Muhyî Efendi, Şekûrî Efendi, Himmetzâde, Himmet Baba, Divitçiler ve Salı Tekkesi adlarıyla geçer. “ŞekGri” biçimi Şekûrî adının bozulmuş aktarımıdır; ayrı bir tekkeye işaret etmez. Halvetî kuruluştan Himmetiyye merkezine Bezcizâde’nin ardından halifesi Hüseyin Efendi ve Bolulu Himmet Efendi postnişin oldu. Himmet Efendi’nin oğlu Abdullah Efendi ile devam eden silsile, yapıyı Bayramiyye’nin Himmetiyye kolunun önemli merkezlerinden birine dönüştürdü. Mimari birimler ve kayıp Kaynaklar semâhâne, türbe, derviş odaları, selâmlık, matbah, gasilhâne, avlu, bahçe, ahır ve şadırvanı bulunan geniş bir yerleşke tarif eder. Tekke XX. yüzyıl ortasında yıktırıldı; arsası Zeynep Kâmil Hastahanesi alanına katıldı. Hazîredeki kabir ve kitâbelerin önemli kısmı Selimiye’deki Çiçekçi Camii çevresine nakledildi.
Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Uşşâkiyye'nin âsitânesi ve pîr evi Kasımpaşa Hacıahmet Mahallesi'ndeki tekke, Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî tarafından XVI. yüzyılın son çeyreğinde kuruldu. Uşşâkî Âsitânesi, Pîr Evi, Perşembe Tekkesi ve Şimşirli Tekke adlarıyla anıldı. Yusuf Efendi'nin XVIII. yüzyıl ihyası Tersane Emini ve daha sonra Sadâret Kethüdâsı olan Yusuf Efendi, eskimiş tekke yapılarını yeniden inşa ettirdi ve âsitâneye tatlı su getirdi. İzzî Tarihi, bu faaliyeti onun ölüm kaydında kalıcı hayır eseri olarak gösterir. Mimari düzen Son dönem mimari programında tevhidhâne, iki türbe, hazîre, selâmlık, harem, mutfak ve şadırvan bulunuyordu. XX. yüzyıldaki kayıplara rağmen pîr türbesi ve tekke hafızası aynı yerde yaşamayı sürdürür. İrşad ve musiki hafızası Âsitâne yalnız meşihat merkezi değil, zikir ve tekke musikisinin de önemli İstanbul odaklarından biriydi. Hüseyin Vassâf'ın seyrüsülûkunu burada tamamlaması, merkezin geç Osmanlı dönemindeki canlılığını gösterir.
Nasuhi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Nasûhiyye’nin pîr makamı Üsküdar Doğancılar’daki tekke, Halvetiyye’nin Şâbâniyye koluna bağlı Nasûhiyye’nin âsitânesi ve pîr makamıdır. İnşaata Sadrazam Damad Hasan Paşa başladı; giderleri Mehmed Nasûhî Efendi üstlenerek yapıyı 1099/1688’de tamamladı. Yangın ve yeniden ihya İlk tesis günümüze ulaşmadı. Sultan Abdülmecid döneminde yenilenen ahşap yapılar 1274/1857-58’de yandı; Ebûbekir Rüstem Paşa tekkeyi 1280/1863-64’te kâgir olarak yeniden yaptırdı. Cami-tevhidhâne 1925 sonrasında cami işlevini sürdürdü. Türbe ve hazîre Türbede Mehmed Nasûhî Efendi, hanımı ve neslinden gelenlere ait on sanduka bulunur. Cami-tevhidhâneye açılan niyaz penceresi, hazîre ve Hasan Paşa Çeşmesi yapının tarikat merkezi kimliğini birlikte görünür kılar. Mimari katman Bugünkü ana bina türbe, cami-tevhidhâne ve yenilenmiş selâmlık bölümlerinden oluşur. 1960’lardan sonra selâmlık özgün biçimine bağlı kalınmadan yenilenmiş, XX. yüzyıl başında yıkılan minare 1966’da yeniden yapılmıştır.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Mevlevî Âyin-i Şerif: Musiki, Erkân ve Sembol
Âyinin musiki mimarisi ile mukabele erkânını birbirine karıştırmadan okuma TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
Mevlevî Âyin Repertuvarı ve Bestekârlar
Makam adıyla anılan büyük form, meşk zinciri ve bestekâr çevreleri
Mevlevîhâne Mimarisi ve Dergâh Hayatı
Mevlevîhâneyi yalnız semâ salonundan ibaret görmeden eğitim, barınma, mutfak, ziyaret ve gündelik hayat birimleriyle açıklayan mimari dosya.
Sayfalar 310–316
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allahu sübhanehu ve teâlâ, kıyamet gününün ehemmiyetine bina'en mahşer gününü Kur'an-ı azim-ül-bürhanında seksen küsur isimle zikir ve beyan buyurmuştur. O müthiş gün, güneş insanl
Sayfalar 302–308
Muzaffer Ozak Külliyatı · şey yapacağı vakit, yapacagı bu işin indi-ilâhide makbul mü yoksa merdüd mu olacagını düşünür, yahut «Bu yaptığımdan dolayı Allahı gücendirir miyim, Resûlü kırar mıyım? Yoksa iltif