Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

13 sonuç · “sader

01
Şahsiyet

Cemşâh-ı Karamânî

Cemşâh-ı Karamânî (ö. 943/1536), Cemâl-i Halvetî’nin oğlu, Sünbül Sinan’ın halifesi ve Koca Mustafa Paşa Dergâhı’nda pişkademlik yaptıktan sonra Karaman çevresinde irşad faaliyetinde bulunan Halvetî-Sünbülî şeyhidir.

02
Şahsiyet

Kaygusuz Abdal

Kaygusuz Abdal (ö. 848/1444 [rivayet]), Abdal Mûsâ'nın müridi; menâkıbnâmesi, Kahire'de kurduğu Kasrü'l-ayn Dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Alevî-Bektaşî edebiyatının kurucusu sayılan mutasavvıf şair.

03
Şahsiyet

Muhammed Esad Erbîlî

Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.

04
Şahsiyet

Muhammed Sırri Efendi

Muhammed Sırrî Efendi, Âşık Mûsâ Dergâhı’nda postnişinlik yapan ve Hasan Sezâî-i Gülşenî’nin irşad silsilesinde yer alan Gülşenî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Sünbül Sinân Efendi

Sünbül Sinân Efendi (Merzifon – Muharrem 936 / Eylül 1529, İstanbul); asıl adı Yûsuf Sinan. Halvetiyye'nin Sünbüliyye kolunun pîri , Koca Mustafa Paşa Dergâhı postnişini. Devran zikrini şeyhülislâm fetvasına karşı savunmuştur.

06
Şahsiyet

Şeyh Danyal Dilşâd er-Rifâî

Şeyh Danyal Dilşâd er-Rifâî (1911-1982), ağabeyi Şeyh Âdem Nûrî’den hilâfet alarak Yakova Rifâî Âsitânesi’nde yaklaşık kırk beş yıl postnişinlik yapmış; tekkeyi savaş, işgal ve sosyalist yönetim dönemlerinde açık tutmuş Kosovalı Rifâî şeyhidir.

07
Şahsiyet

Şeyh Hâşim-i Evvel

Hâşim-i Evvel, Balat şeyh ailesinden; 1729–30’da Ferah Kethüdâ Zâviyesi postuna geçen, daha sonra Kocamustafapaşa Hankahı’na nakledilen Halvetî şeyhidir.

08
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Âbidin Efendi

Şeyh Muhammed Âbidin Efendi, Üsküdar'daki Rûmî Mehmed Paşa Dergâhı'nda şeyhlik yapan; Gülşenî Efendi'nin yeğeni, terbiyesinde yetişmiş müridi ve halifesidir.

09
Şahsiyet

Tâhâ Harîrî

Tâhâ Harîrî (ö. 1292/1875), Bağdat'taki tahsilinin ardından Seyyid Tâhâ Nehrî'den hilâfet alan; Sûrsûre'de yaklaşık kırk yıl tedris ve irşad yürüten, Esad Erbilî'nin mürşidi Hâlidî şeyhidir.

10
Sözlük

müsâdere

GjjLm) [Ar.] fik. İslâm hukukunda, devlet tarafından hâzineye gelir kaydedilmek m veya bir süre için koruma altma almmak üzere ceza verilmesi ya da tedbir olarak bir mala el konulması.

11
Sözlük

sader

Hac ibadeti sırasmda, veda veya ziyaret tavafı.

12
Sözlük

Tavâf-I Sadr (sader)

Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavâf-ı vedâ da denilir. Hac vazîfeleri bununla sona erer. Âfâkî olan yâni Mîkât denilen yerden daha uzak memleketlerin hacılarının Mekke'den ayrılacağı gün, Tavâf-ı sadr yapmaları haccın vâciblerindendir. Âdet gören kadına bu tavâf vâcib değildir. (İbn-i Âbidîn, M. Zihni Efendi) Tavâf-ı sadrdan sonra Zemzem suyu içilir. Kâbe'nin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak Mültezem denilen yere sürülür. Sonra Kâbe perdesine yapışıp bildiklerini okur ve duâ eder. Ağlayarak mescid kapısından dışarı çıkar. (İbn-i Âbidîn)

13
Makale

1826: Bektaşîliğin Yasaklanması ve Devamı

Yeniçeri Ocağı, tekke devirleri, sürgünler ve görünmezleşen ağlar