HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Yakova Rifâî ailesinde doğumu
Şeyh Danyal Dilşâd, Yakova Rifâî Âsitânesi’nin kurucusu Hacı Şeyh Mûsâ Muslihiddin er-Rifâî’nin oğludur. Âsitâne arşivindeki Rehber nüshasının aile kaydına göre 18 Muharrem 1329’da, milâdî 19 Ocak 1911’de dünyaya geldi. Babası Mûsâ Muslihiddin’in Gülnâze Hanım’dan olan on çocuğu arasında sekizinci sırada yer alır. Böylece çocukluğu, yalnız bir aile evi değil aynı zamanda Kosova’daki Rifâîliğin merkez dergâhı olan Yakova Âsitânesi’nin gündelik hayatı içinde geçti.
Burada aynı adı taşıyan daha eski Sa‘dî şeyhiyle karıştırılmamalıdır. Danyal Dilşâd, XX. yüzyılda yaşayan ve Yakova’daki Rifâî merkezinin üçüncü postnişini olan şahsiyettir. Kimliğini belirleyen temel kayıtlar, ağabeyi Âdem Nûrî’nin tertip ettiği Rehber, Yakova Âsitânesi arşivi ve bu malzemeyi karşılaştıran akademik çalışmalardır.
Âdem Nûrî’ye intisabı ve hilâfeti
Danyal Efendi’nin tarikat bağı yalnız aile mensubiyetine dayanmaz. 26 Zilhicce 1346’da, 10 Haziran 1929 Cuma günü ağabeyi Şeyh Âdem Nûrî’ye intisap ettiği Rehber nüshasının sonundaki mühürlü kayıtta açıkça belirtilir. Âdem Nûrî burada kardeşine takvâyı, Resûlullah’a ve Ehl-i beyt’e muhabbeti, evliya ile fukarayı sevmeyi öğütler; Rifâî evrâdını okumasına izin verir. Bu belge, Danyal’ın şeyh-zâde oluşuyla irşad icazetini birbirinden ayırmaya imkân verir.
Âdem Nûrî, astım hastalığının ağırlaşması üzerine 1936’da Kuzey Arnavutluk’taki Malsiya bölgesine giderken Yakova postunu Danyal’a vekâleten bıraktı. Bir yıl sonra Yakova’ya dönüp ona hilâfet verdi ve yeniden Arnavutluk’a geçti. Âdem Nûrî’nin 11 Mart 1938’de vefatından sonra Danyal Dilşâd, Yakova Rifâî Âsitânesi’nin üçüncü postnişini olarak irşad görevini sürdürdü.
Kırk beş yıllık postnişinlik
Kaynaklar Danyal Efendi’nin yaklaşık kırk beş yıl dergâhın şeyhliğini yürüttüğünü bildirir. Bu dönem, Kosova’nın II. Dünya Savaşı işgallerini, Yugoslavya’nın yeniden kuruluşunu ve dinî kurumların sıkı denetim altında tutulduğu sosyalist yılları içine alır. Bu sebeple onun postnişinliği, yalnız merasimlerin idaresinden ibaret değildir; Yakova’daki Rifâî hafızasının kesintiye uğramadan korunması bakımından da önemlidir.
1941’de Yugoslavya’nın Mihver devletleri tarafından paylaşılması sırasında Kosova’nın büyük kısmı İtalyan idaresine girdi. Tiran’da kurulan İslâm Birliği Başkanlığı bünyesindeki tarikatlar dairesinde Rifâiyye temsilciliğini Danyal Efendi üstlendi. Akademik kaynaklar onun savaş sırasında Alman kuvvetlerine karşı mücadeleye katıldığını, savaş sonrasında ise Yugoslavya’nın yerel halk meclisinde Mustafa Canhasa ile birlikte Yakova bölgesini beş yıl temsil ettiğini kaydeder. Bu görevler, onu yalnız bir tekke şeyhi değil, büyük siyasî değişimler sırasında şehir topluluğuyla temas hâlinde bulunan bir dinî temsilci olarak da gösterir.
Dergâhı açık tutması ve toplumsal hizmet
Danyal Dilşâd’ın yaşadığı dönemde tekkeler devlet gözetimi altında bulunuyor, dinî faaliyetler çeşitli baskılarla karşılaşıyordu. Buna rağmen Yakova Âsitânesi’ni kapatmadı; zikir, evrâd ve mevsimlik merasimlerin devamını sağladı. Yakova merkezli Rifâî ağı bu yıllarda Rahovça, İpek, Mitroviça, Prizren ve diğer Balkan merkezleriyle bağını sürdürdü. Danyal’ın vazifesi, babası ve ağabeyi döneminde oluşan bu ağı zor şartlar altında muhafaza etmekti.
Rahovça şeyhi Baki Efendi’nin daha sonra aktardığı bir hatıra, Danyal’ın tekke hizmetine bakışını gösterir. Baki Efendi, kriz zamanında ne yapması gerektiğini sorduğunda mürşidinin kendisine “Ne olursa olsun dergâhını terk etme” dediğini nakletmiştir. Bu söz, tek başına tarihî bir olayın kesin belgesi gibi değil, Danyal Efendi’nin hizmet ve sebat anlayışını yansıtan sözlü bir tarikat hatırası olarak okunmalıdır.
Halifeleri ve Yakova’ya bağlı çevreler
Danyal Efendi’nin belgelenmiş halifeleri arasında Rahovça’dan Şeyh Baki ile İpek’ten Şeyh Rıza Gacaferi bulunur. Potok çevresinde ise Derviş Hüseyin Sadiku’yu vekil tayin etti. Şeyh Baki önce genç yaşta Rahovça tekkesinin merasimlerini yürütmek üzere görevlendirildi, 1962’de Danyal Efendi’den hilâfet aldı. İpekli Rıza Gacaferi’nin hilâfeti 1954 tarihini taşır. Bu kayıtlar, Danyal’ın yalnız Yakova’daki postu korumadığını; Kosova’daki Rifâî zâviyelerinin devamı için halife ve vekiller yetiştirdiğini de gösterir.
Potok vekili Hüseyin Sadiku, daha önce Mûsâ Muslihiddin’in vekili olan Derviş Sadık’ın oğluydu. Babasının vefatından sonra Danyal Efendi tarafından aynı çevrede görevlendirilmesi, yerel hizmet halkasının aile hafızasıyla birlikte devam ettirildiğini gösterir. Bununla beraber bu bağlar, merkezde verilen hilâfet ile yerel vekâlet arasındaki fark korunarak okunmalıdır.
İstanbul ve Halim Efendi Dergâhı ile bağ
Yakova hattının İstanbul’daki irtibat merkezi Unkapanı’ndaki Halim Efendi Rifâî Dergâhı idi. Hasan Sevil’in Yakova Âsitânesi arşivine dayanarak verdiği bilgiye göre Danyal Efendi, hac yolculuğu sırasında İstanbul’a geldi; Üsküp’ten İstanbul’a göçmüş şeyhlerle görüştü ve onlarla birlikte Halim Efendi Dergâhı’nı ziyaret etti. Ziyaretin tarihi kaynakta belirtilmez. Bu temas, Mûsâ Muslihiddin ve Âdem Nûrî döneminde kurulan İstanbul-Yakova bağının Danyal devrinde de canlı kaldığını gösterir.
Yazılı izleri ve halefi
Danyal Efendi’ye nispet edilen müstakil bir eser şimdilik bilinmemektedir. Buna karşılık hayatının erken dönemine ait en önemli yazılı iz, Rehber nüshasındaki 1929 intisap kaydı ve kartvizit mührüdür. Oğlu ve halefi Lütfi Shehu’nun 1997’de yayımladığı Arnavutça ve Türkçe ilâhiler derlemesi Zani i Dervishve, Yakova’nın önceki üç postnişini Mûsâ Muslihiddin, Âdem Nûrî ve Danyal Efendi’ye ithaf edilmiştir.
Danyal Dilşâd 1982’de vefat etti ve Yakova Rifâî Âsitânesi’nin türbesine defnedildi. Postu oğlu Lütfi Shehu devraldı. Böylece İstanbul’daki Yeşil Tulumba-Halim Efendi Dergâhı’ndan Mûsâ Muslihiddin’e, ondan Âdem Nûrî ve Danyal Dilşâd’a ulaşan irşad ve hizmet halkası Yakova’da aile devamlılığıyla birlikte sürdü.