ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
26 sonuç · “rüşd”
01Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
İzmirli Mustafa Rüşdî Efendi
İzmirli Mustafa Rüşdî Efendi (ö. Rebîülâhir 1135/1723), medrese kademelerinde ilerleyip İzmir müftülüğüne getirilen âlim ve şairdir.
Şeyh Ahmed Rüşdî Efendi
Şeyh Ahmed Rüşdî Efendi, Hüdâyî çevresindeki dergâhı ihya eden; Nakşibendî terbiyesi ve Uşşâkî Mustafa Sâfî ile sohbet bağı bulunan müderris şeyhtir.
Şeyh Ahmed Rüşdü Efendi
Şeyh Ahmed Rüşdü Efendi, ilmiye mensubu; Dağıstanlı Şerefeddin Efendi ile Celvetî Gülşen Efendi’den hilâfet alan ve Bursa İsmâil Hakkı Celvetî Âsitânesi’nde şeyhlik yapan sûfîdir.
Şeyh Muhammed Ömer Rüşdî Efendi
Sivas doğumlu kunduracı Muhammed Ömer Rüşdî, Kasımpaşa Çürüklük'te altı yıl Seyyid Muhammed el-Ensârî'nin çevresinde bulundu; ardından Uşşâkî sülûkunu tamamlayarak 1927'de icazet aldı.
rüşd
(^ft [Ar.] Hak yolunda yürüme, iyiyi kötüden ayırt edebilme yetisi olarak tanımlanan ve Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu sözden türemiş on dokuz söz geçmektedir. fik. İslâmî inanca göre, bireyin mülkî, hukukî ve fikrî olgunluğa ermesi anlamında bir fıkıh terimi.
Hadîkatü’l-maârif Mekteb-i Rüşdiyyesi
İstanbul · Türkiye · Mekteb-i ibtidâiyyeden mezun olduktan sonra devam ettiği, Fatih’te Nişancı Camii yakınlarındaki rüşdiye mektebi. İlişkili kişi dosyası Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden : Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden (1885–1966), Cerrâhiyye Âsitânesi’nin 18. postnişini; tekke arşivini ve erkânını Envâr ile Tabakāt’ta kayda geçiren, âsitâneyi kapanış sonrasında koruyan müellif ve şeyhtir.
Aksaray
Fatih, İstanbul · Türkiye · 8 Mart 1872'de doğduğu semt; Vâlide Rüşdiyesi'ne devam ettiği yıllarda Mehmed Esad Dede'den Farsça dersleri de burada almıştır. İlişkili kişi dosyası Osmânzâde Hüseyin Vassâf : Osmânzâde Hüseyin Vassâf, beş ciltlik Sefîne-i Evliyâ’sıyla geç Osmanlı tasavvuf, tekke, kişi ve edebiyat tarihinin en geniş biyografi kaynaklarından birini bırakan müelliftir.
Kastamonu
Kastamonu · Türkiye · Rüşdiye tahsilini yaptığı, hat icâzeti aldığı, mahkeme kâtipliğinden mektupçuluğa uzanan memuriyetine başladığı, vilâyet gazetesinin başmuharrirliğini yaptığı ve Ahmed Mâhir Efendi'ye intisap ettiği şehir; 1312 (1894) tarihli vilâyet salnâmesini burada hazırladı.
Edirne Eskicami
Edirne · Türkiye · Müderrisi Hâfız İsmâil Rüşdü Efendi'den tefsir ve hadis okuduğu ve cenaze namazının kılındığı cami. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.
İşbîliye (Sevilla)
Sevilla · İspanya · Ailesinin göç ettiği Endülüs başşehri; bulûğ çağında bazan on dört ay süren halvetlere burada girdi, İbn Rüşd ile burada görüştü, ilk evliliğini burada yaptı. İlişkili kişi dosyası Muhyiddin İbnü'l-Arabî : Muhyiddin İbnü'l-Arabî (1165–1240), Endülüs'ten Mağrib, Hicaz, Anadolu ve Şam'a uzanan hayatı; el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ile Fusûsü'l-hikem'i ve tasavvuf düşüncesindeki geniş tesiriyle tanınan sûfî müelliftir.
Erzurum Rüşdiyesi
Erzurum · Türkiye · Muallim-i evvel olarak dört yıl kadar görev yaptığı ve istifa ederek Nurşin'e gittiği okul; Abdurrahmân Tâgî'yi kendisine tanıtan PTT müdürü İsmâil Efendi ile burada tanışmıştır. Konum şehir merkezine göredir.
Hınıs
Erzurum · Türkiye · Rüşdiyesine muallim olarak tayin edildiği ilk yer. İlişkili kişi dosyası Muhammed Şâmî Efendi : Muhammed Şâmî Efendi, Sefîne-i Evliyâ'da Akşemseddin'in halifeleri arasında adı kaydedilen erken Bayramî-Şemsî şahsiyettir.
Çürüklük
İstanbul · Türkiye · Kasımpaşa Rifâî merkezi Çürüklük Tekkesi XIX. yüzyılda Kasımpaşa'da faal Rifâî merkezleri arasında kaydedilir. Seyyid Muhammed el-Ensârî Sefîne-i Evliyâ, Muhammed Ömer Rüşdî Efendi'nin burada Seyyid Muhammed el-Ensârî er-Rifâî'ye intisap ettiğini ve altı yıl onun çevresinde kaldığını açıkça bildirir. Bu nedenle tekke Ensârî'nin kişi dosyasına bağlandı. Aynî Ali Baba ile ilişki Tarikat içi risâle Ensârî ailesinin Kasımpaşa'daki Aynî Ali Baba Dergâhı'nı ihya ettiğini de anlatır. Çürüklük ile Aynî Ali Baba'nın aynı yapı olduğuna dair açık ifade bulunmadığından iki mekân birleştirilmemiş; aynı şeyhin faaliyet çevresindeki ayrı adlar olarak tutulmuştur.
Abdülkuddûs Gengûhî Dergâhı
Ganguh · Hindistan · Tarihî işlev Sâbirî mektup, irşad ve ulemâ ağının XVI. yüzyıl merkezi. Şeyhin yaşadığı hankah, sonraki türbe yapıları, hükümdar ekleri ve güncel ziyaret kalabalığı ayrı tarih katmanlarıdır. Yapıyla ilişkili kişi Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir. Yapının adı ve biyografik kayıt aynı kişide birleşir.
Mudurnulu Şeyh Hüseyin Efendi En-Nasuhi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MUDURNULU MEHMED RÜŞDİ EFENDİ EN-NASUHİ” adıyla, NASUHİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi NALÇACI DERGAHI HAZİRESİ'NDE KABRİ VARMIŞ FAKAT KAYBOLMUŞ. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1232 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
GÜNDÜZÜ KARŞILAMA ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 49. bölüm · Allahu Teâlâ buyurur ki: “Gündüzün iki tarafında namaz kıl ’’ (Hûd (11), 114.) Müfessirler, Allahu Teâlâ’nın, günün bir tarafı ile sabah namazını kastettiği hususunda ittifak hâlin
BİDAYET (başlangıç) VE NİHAYET HALLERİNİN SIHHATİ
Avârifü’l-Maârif · 63. bölüm · Şeyhimiz Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah) bize, Hz. Ömer’den (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Muhakkak ki bütün ameller niyetlere
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 214–221
Muzaffer Ozak Külliyatı · memiştir. Hayvanlar da, tıpkı insanlar gibi yerler, içerler, yediklerini ve içtiklerini çıkarırlar, yeniden acıkırlar, dişileri ile çiftleşirler ve ürerler, sıcaktan veya soguktan
Sayfalar 221–227
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yapılan tövbelerin kabul olunup olunmadığı da şöyle anlaşılır. Evvelce, yani tövbe ve nedametinden önce nefsinin hoşlanarak işlediği kötülükleri ve günahları hatırladığında bunları
Sayfalar 365–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · pacaklarını bilemeyen, akılları hayrette kalanlar kimlerdir? diye sordum. Bana: — Onlar, Ümmet-i Muhammed'den âsi ve günahkâr olanlardır, hesaplarının görülmesini bekliyorlar, dedi
Sayfalar 490–497
Muzaffer Ozak Külliyatı · Insana ve irfana yakışan; her şeyden önce kendini bilmek aczini ve zaafını idrak etmektir: Bakuben ne göresin? Gözün açılmayınca, Kimseyi ne bilesin? Sen, seni bilmeyince.. Tek ve
Sayfalar 550–557
Muzaffer Ozak Külliyatı · HIKAYE Eğin'in köylerinden olan bir dostum anlatmıştı: — Yaralı idik, aç, yorgun ve bitâp düşmüştük. Kafkas cephesinden âdeta sürüne sürüne köyümüze geliyorduk. Yiyecek bir şeyler
Sayfalar 616–622
Muzaffer Ozak Külliyatı · barınan has kulların meyanında şarab-ı tahuru Habib-i edibinin, sâk-i Kevser Hz. Imam-ı Ali ve Haseneyn-il-ahseneyn efendilerimizin mübarek ellerinden içen, aşkullah ile can ve ten
Sayfalar 783–789
Muzaffer Ozak Külliyatı · mal-i lâ-yezaline âşık olan kullarını özendiren mâ'budumuz, maksudumuz, matlûbumuz, mahbubumuz ulu Allah!.. Bizleri, her türlü şerlerden, kötülüklerden, günah ve mâ'siyyetlerden uz