ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “pûr”
01Pencap Nizâmî Hankahları
Taunsa, Çaçrân, Kût Mithan, Ahmedpûr, Mültan ve çevresinde sonraki Nizâmî şeyhlerce kurulan hankah ağı.
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî (ö. 1300/1883), Ziyâeddin Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp Urfa’ya halife tayin edilen ve Dergâh Camii Zâviyesi’nde yaklaşık yetmiş yıl hizmet eden Hâlisî-Kādirî şeyhidir.
Ebû Saîd Şah el-Fârûkî
Ebû Saîd Muhammed b. Safiyyi’l-kadr el-Fârûkî el-Müceddidî (1196/1782–1250/1835), Râmpûr’da yetişip Şah Dergâhî ve Abdullah ed-Dihlevî’den hilâfet alan; Delhi Mazhariyye hankāhında dokuz yıl irşad makamında bulunan ve Hidâyetü’t-tâlibîn’i yazan Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Nizâmeddin Evliyâ
Nizâmeddin Evliyâ (Bedâûn – 18 Rebîülâhir 725 / 3 Nisan 1325, Gıyâspûr); Hindistan'da Çiştiyye'nin önde gelen şeyhlerinden ve Nizâmiyye kolunun pîri . Yetiştirdiği 700 halife ile Çiştiyye'yi Hindistan'ın en yaygın tarikatı hâline getirmiştir.
Pir-zâde Mustafa Efendi
MUSTAFA EFENDİ Türbe-i şerifede muallak bir levhada şöyle yazılıyor: "Hz. Pir Hasan Hüsameddin-i Uşşakı (kuddise sırrUhu'l-all) efendimizin sağ tarafın da ya'ni türbe-i pür-nurlarının sokak cihetinde büyük mahdumu olup, İstanbul kadılığından mütekii d ve peder-i atıl.eri makamında münzevi iken hikmetü't-takva 1 037/( 1 628) evahi rinde vefat eden Mustafa…
pûr-i Âzer
pûr-i Âzer a. Gjl j^) Hz. İbrahim.
pûr-ı Hacet
pûr-ı Hacet a. Hz. İsmail.
pûr-ı duht
pûr-ı duht a. U^j ^ Hemşirezade, yeğen.
Pûr-ı Zâl
“Zâl’ın oğlu”; İran destan kahramanı Rüstem için kullanılan edebî tamlama. Divan ve tasavvuf şiirinde kuvvet, yiğitlik ve savaşçılık benzetmelerinde yer alır.
pûr
Oğul.
pûr-ı Meryem
pûr-ı Meryem a. Hz. İsa.
pûr-i Arabî
(^^ ^1 Hz. Muhiddîn-i Arabî
Nizâmeddin Evliyâ Türbesi, Gıyâspûr
Yeni Delhi · Hindistan · 664'te (1265-66) dergâhını açtığı ve 3 Nisan 1325'te vefat edip defnedildiği yer. Türbesi Sultan Muhammed b. Tuğluk tarafından inşa edilmiş olup Hindistan'ın en önemli ziyaretgâhlarındandır; yakınında müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî de medfundur.
Miyân Mîr Türbesi, Dârâpûr
Lahor · Pakistan · 7 Rebîülevvel 1045'te (21 Ağustos 1635) vefat ettiği şehrin güneydoğusundaki mevki. Kabri Dârâ Şükûh'un başlattığı, Evrengzîb'in tamamlattığı, Lahor Valisi Nevvâb Vezîr Han'ın türbeye çevirdiği yapıdır; bugün ziyaretgâhtır. Konum yaklaşıktır.
Delhi
Delhi · Hindistan · Esir alındıktan sonra getirilip mülhidlikle suçlanarak idam edildiği başşehir (10 Eylül 1659). İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Delhi (dergâhı ve türbesi)
Delhi · Hindistan · 1747'den sonra dergâhını kurduğu, Müceddidîliğin merkezini Sirhind'den buraya taşıdığı şehir. Halifesi Abdullah ed-Dihlevî türbesinin yanına dergâhı inşa etti; bugün Dergâh-ı Şâh Ebü'l-Hayr adıyla faaliyetini sürdürür.
Râmpûr (Mustafaâbâd)
Râmpûr · Hindistan · Kaynak, 2 Zilkade 1196'da (9 Ekim 1782) Delhi'ye sekiz konak mesafedeki Râmpûr'da (Mustafaâbâd) doğduğunu bildirir. İlk tarikat terbiyesini burada babasından aldı, Şah Dergâhî'ye burada intisap etti ve ilk irşad dönemini yine burada geçirerek binden fazla müride ulaştı.
Nânevte (Sehârenpûr)
Sehârenpûr · Hindistan · 22 Safer 1233'te (1 Ocak 1818) doğduğu kasaba. Asıl adı İmdâd Hüseyin'dir; babası Hâfız Muhammed Emîn, annesi Bîbî Hüseyin'dir. İlişkili kişi dosyası Hacı İmdâdullah Tehânevî : Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818-1899), Nânevte’de doğup Thâne Bhavan’da irşad çevresi kuran, 1859’dan sonra Mekke’de yaşayan; Çiştî-Sâbirî terbiyeyi Mesnevî öğretimi, Diyûbend ağı ve Hint-Osmanlı tasavvuf dolaşımıyla birleştiren mutasavvıftır.
Bedâûn
Budaun · Hindistan · Doğduğu şehir; babası Seyyid Ahmed burada bir süre kadılık yapmıştı ve o beş yaşındayken vefat etti. Kur'an ve fıkıh derslerini burada aldı. İlişkili kişi dosyası Nizâmeddin Evliyâ : Nizâmeddin Evliyâ (1238-1325), Baba Ferîd'in halifesi; Delhi yakınındaki Gıyâspûr hankahını ilim, sohbet, semâ ve geniş çaplı sosyal hizmet merkezine dönüştüren Çiştî pîridir.
Müminpûr (Müminâbâd)
Patiali civarı · Hindistan · 651'de (1253) doğduğu, babası Seyfeddin Mahmûd'a iktâ edilen kasaba; Moğol esaretinden kurtulduktan sonra 1287'ye kadar burada oturdu. Konumu yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.
Ecmîr (Ajmer)
Ajmer · Hindistan · 20 Mart 1615'te yakınlarında doğduğu şehir; 23 Mart 1659'da yine yakınlarında ikinci defa yenilip esir alınmıştır. Doğduğu ve yakalandığı yer aynıdır. İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Kâlâbâğ (doğum yeri)
— · Hindistan · Ailesi Dekken'den Ekberâbâd'a göç ederken 3 Mart 1699'da burada doğdu. Kasabanın bugünkü yeri kesin olarak tespit edilememektedir ; harita üzerindeki nokta, göç güzergâhının varış şehri olan Agra çevresini gösterir, kasabanın kendisini değil.
Delhi
Delhi · Hindistan · Saray şairi unvanını aldığı, mushafdarlık yaptığı ve yedi sultan devrini gördüğü başşehir; iki defa taşradan yakınlarının hasretiyle buraya döndü. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi Emîr Hüsrev-i Dihlevî, Farsça şiiri, tarihî mesnevileri, mûsiki hafızası ve Çiştî muhabbet diliyle Delhi kültürünün kurucu isimlerindendir.
Ekberâbâd (Agra)
Agra · Hindistan · Ailesinin göç ettiği ve gençliğinin geçtiği şehir; babasının 1718'deki vefatından sonra buradan Delhi'ye gitti. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Sayfalar 156–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · gözleriyle görerek (El'aman yâ Rab!..) feryadına başlamış, ellerini ısıran, göğüslerini döven, şefaatten mahrum kalan, hüsran ve nedamet içinde bulunan (Vâ hasretâ... Vâ esefâ...)
Sayfalar 378–385
Muzaffer Ozak Külliyatı · Zikrimiz illallah olsun, Kalplerimiz safa bulsun, Gönlümüze nurlar dolsun, Gelin illallah diyelim.. Allah ile olur her iş, Kalpten ihraç olur teşviş, Edelim yar ile cünbüş, Gelin i
Sayfalar 293–301
Muzaffer Ozak Külliyatı · iRŞÂD ONSEKİZiNCİ DERS MÜNDERECAT: Lyman, a'mâli sâliha, zikir, ölüm ve ahiret hayatmdan. bahseden; iyman karşısında şeytanın tutumunu Ayaz kıssasmı ve zulme sapanların, neticede b
Sayfalar 373–378
Muzaffer Ozak Külliyatı · Taberiye gölünün ise suları taşmıştı. Kâbe'de bulunan putların hepsi yüz üstüne kapanmış; Lât, Uzzâ, Menât denilen üç büyük put, parça parça olmuş, Kâbe'nin duvarlarından sesler ge
Sayfalar 379–384
Muzaffer Ozak Külliyatı · dül-Muttalip, Kâbe'yi tavafa gitmişti. Acaip mehuf bir şey bana göründü. Bir seda işittim ve korktum. Bir beyaz kuş zuhur edip, benim gögsümü sıvadı. Korku benden zail oldu. Bende
Sayfalar 400–409
Muzaffer Ozak Külliyatı · linmişti. İşte, böyle kâfirleri, bu hayvanlaşan insanları kısa bir zamanda, insanlıkta nümune yapacak derecede yetiştirmesi, nübüvvetinin diger bir şâhididir. Tâbiî! Bu insan yetiş