Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

11 sonuç · “hulûl

01
Sözlük

hulûl

QjL) [Ar.] Sözlük anlamı, “Bir şeyi çözümlemek, bir yere yerleşmek.” olan bu söz, iki cismin birleşmesi, varlıkla onun özü arasındaki münasebet, bir şeyin varhğmın bir başkasının varlığıyla aynı olması gibi tanımlamaları yanmda, İlâhî zatın veya sıfatların yaratıklardan birine veya bütününe sirayet edip onlarla birleşmesini ifade edilen kelâm terimi.

02
Sözlük

hulûl-i ta'allukî

Ruhun bedene girmesi anlamında tasvvufî terim

03
Sözlük

hulûl-i sereyânî

Ateşin kömüre uzanması anlamında tasvvufî terim

04
Sözlük

Hulûl Etmek

Girmek, yer etmek; bir cismin başka bir cisme girmesi, iki şeyin birleşmesi. Allahü teâlânın kula girmesi sûretiyle onun ilâhlaştığını kabûl edenlerin bozuk ve yanlış görüşü. Allahü teâlâ üzerinden, gece-gündüz ve zaman geçmesi düşünülemez. Allahü teâlâda, hiçbir bakımdan, hiçbir değişiklik olmıyacağı için, geçmişte, gelecekte, şöyledir, böyledir denemez. Allahü teâlâ, hiçbir şeye hulûl etmez ve etmemiştir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî) Allahü teâlâ hiçbir şeyle birleşmez. Hiçbir şey de O'nunla birleşmez. O'na hiçbir şey hulûl etmez; O da bir şeye hulûl etmez. O'nun benzeri, eşi yoktur. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. (Ahmed Fârûkî) İlâhın, bir cisme hulûl etmesi, imkânsızdır. Eğer ilâh cism olsaydı, başka bir cisme de hulûl ederdi. Cisme hulûl eden şey ise, cism olur ve hulûl edince iki cismin maddeleri birbirine karışır. Bu da, ilâhın parçalanmasını îcâb ettirir... Bu durum ise, cenâb-ı Hak için muhâldir (mümkün değildir, olamaz). O hâlde, Allahü teâlâ hiçbir şeye hulûl etmemiştir. (Fahreddîn Râzî)

05
Makale

Abdülkerîm el-Cîlî’de İnsan-ı Kâmil

Ayna, tecelli, Hakîkat-i Muhammediyye ve varlık mertebelerini hulûl diline düşmeden okumak

06
Eser

SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER

Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer

07
Eser

Sayfalar 136–143

Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması

08
Eser

Sayfalar 216–224

Muzaffer Ozak Külliyatı · gazabından kim kurtarabilir? Bize ikram edersen, bu ikramına kim mâni olabilir? Ya Hannan! Ya Mennan! Ya Deyyan! Ya Sübhan! Ya Kadimel-Gufran ve Ya Kadimel Ihsan! Bize lutfun ile m

09
Eser

Sayfalar 346–351

Muzaffer Ozak Külliyatı · birleştigi Istanbul'u fethettigi zaman Hazret-i Fâtih henüz 22 yaşında bir gençti. Bu örnekleri, yüzlerce ve binlerce çoğaltmak mümkündür. Tarih, hristiyan ordularına karşı islâmın

10
Eser

Sayfalar 385–391

Muzaffer Ozak Külliyatı · HİKÂYE Hasan-ül-Basri (Kuddise sırruh) hazretlerinin bir Yahudi komşusu vardı. Günlerden bir gün, bu komşusunun hastalandığını duyan Hazreti imam, kendisini ziyarete karar verdi ve

11
Eser

Sayfalar 638–644

Muzaffer Ozak Külliyatı · tehlikelerle doludur, seni saadet ve selâmet ülkesine ulaştıracak Sırat-ı müstakim denilen rizayı ilâhi yoludur, şaşırmadan, sapıtmadan o yolu takibedenler Allahu talâ'nın has mü'm