ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
18 sonuç · “câme”
01Ahmed el-Bedevî
596/1200’de Fas’ta doğan, Mekke’de yetişen ve Irak seyahatinden sonra Tantâ’ya yerleşen Ahmed el-Bedevî, Bedeviyye’nin pîridir. Abdül‘âl b. Fakih’in kurumsallaştırdığı irşad halkası, Tantâ’yı Mısır tasavvuf tarihinin başlıca merkezlerinden birine dönüştürmüştür.
Edirneli Ebezâde Muslihuddin Mustafa Efendi
Ebezâde Abdullah Efendi’nin oğlu Muslihuddin Mustafa Efendi (ö. Muharrem 1140/1727), müderrislik hayatını Edirne’nin başlıca medreselerinde sürdüren ve Üç Şerefeli Medrese’ye kadar yükselen Osmanlı âlimidir.
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi (1099/1687-88–1169/1756), Yedikuleli Seyyid Abdullah’tan aklâm-ı sitte icâzeti alan; Galata ve Topkapı saraylarında hat muallimliği yapan, Kırımlı Tatar Ahmed ile Yekdest Ahmed çevresinde Nakşibendî irtibatı belgelenen hattat, şair ve münşîdir.
Hoca Biraderi Mehmed Efendi
Hoca Biraderi Mehmed Efendi (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), Bursa Kaplıca Medresesi'nden Şam müftülüğüne yükselmiş bir Osmanlı âlimidir.
Mehmed Emin Tokadî
Mehmed Emin Tokadî (1075/1664, Tokat – 15 Şâban 1158 / 12 Eylül 1745, İstanbul); İstanbul Nakşibendî-Müceddidîliğinin XVIII. yüzyıldaki en önemli temsilcisi . Hattat, muhaddis ve mütercim; tekke şeyhliğine ömrü boyunca mesafeli durmuştur.
Muhammed Şükrü Efendi
Muhammed Şükrü Efendi (ö. 1729), Alaca Mescid imamlığı yapan; Hoca Alâeddin ve Memiş adlarıyla da anılan, mezar taşındaki Uşşâkî tâcıyla aidiyeti kaydedilen İstanbul şeyhidir.
Nazmî Mehmed Efendi
Nazmî Mehmed Efendi (1032-1112/1622-1701), Abdülehad Nûrî'nin yanında yedi tavrı tamamlayıp hilâfet alan; Yavaşca Mehmed Ağa Zâviyesi ve Vâlide Sultan Camii'nde hizmet eden Halvetî şeyh ve şairdir.
Nazmîzâde Şeyh Abdurrahman Refî‘â Efendi
Nazmîzâde Şeyh Abdurrahman Refî‘â Efendi (ö. 13 Receb 1132/21 Mayıs 1720), babası Nazmî Mehmed Efendi’den Halvetî terbiyesi alan; Yavaşça Mehmed Ağa Zâviyesi ile Bayezid Camii kürsüsünde hizmet veren vaiz, şeyh ve ilâhi şairidir.
Şeyh Abdurrahman Tâğî (Seydâ)
Şeyh Abdurrahman Tâğî (1831/32-1886), Kādirî sülûk ve hilâfetinin ardından Sıbgatullah Arvâsî’nin hizmetinde yetişen; Norşin’de medrese ile tekkeyi birleştiren kurum ve on dokuz halifelik ağıyla Hâlidîliğin bölgedeki başlıca merkezlerinden birini kuran âlim ve mürşiddir.
Şeyh Muhammed Nazmi Efendi
Muhammed Nazmî Efendi (ö. 1701), Abdülmecid Sivâsî'nin terbiyesine giren, sülûkünü Abdülehad Nûrî ile tamamlayan ve İstanbul'da uzun yıllar vaaz ve irşad hizmeti veren Halvetî şeyhidir.
Şeyh Sâdık Rifâî Efendi
Şeyh Sâdık Rifâî Efendi, Şeyh Yâsîn eş-Şâmî’nin üç İstanbul halifesinden biri; Aksaray’daki Alaca Mescid civarında kurduğu dergâh büyük yangında ortadan kalkan Rifâî şeyhidir. 26 Ocak 1812’de vefat etmiştir.
câme
“Giysi, elbise” anlammdaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.
câme-i katrân
Peygamber soyundan gelenlerin Muharrem ayınm onuncu günü gidikleri matem elbisesi
câme-i hayât
Ömür
Câme-i fenâ
Yokluk elbisesi; kefen. Tasavvuf şiirinde dünya benliğinden soyunma ve ölümü hatırlama mecazıdır.
câme-i mâtem
Yas tutma sırasında giyilen elbise
Câmekıyye
Hizmet karşılığı olarak alınacak ücretin veya maaşın çeki, bonosu. Câmekıyyenin satışı câiz değildir. Çünkü ücret hak edilmiş ise de, kabz edilmemiş (alınmamış), mülk olmamıştır. (İbn-i Âbidîn)
Câme-İ Şûyî
Farsça. Çamaşır yıkama. Kötü huy ve sıfatlardan arınma.