ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
2 sonuç · “Nâsût”
01Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi
Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi Abdülazîz Efendi-zâdedir. Yahyâ Gâlib Efendi’nin birâderi ve halîfesidir. Onbeş sene kadar icrâ-yı meşîhat edip, terk-i âlem-i nâsût eyledi. Birâderinin yanında medfûndur. Safvet-i kalbe mâlik kendi hâlinde bir zât idi. (Kuddise sırruhû). Şeyh Fahreddîn Efendi Verilen ibârenin hesaplanmasından 1273 çıkmaktadır. (H) Rızâeddîn Efendi-zâdedir ve ondan müstahleftir. Pederinin irtihâlinde câ- nişîni…
Nâsût
İnsanın ve âlemin maddî, beşerî ve görünür yönü için kullanılan terim. Tasavvuf ve özellikle vahdet-i vücûd literatüründe ilâhî ve mânevî yönü anlatan lâhût ile karşılaştırılır. Nâsût ile lâhût iki bağımsız tanrı veya cevher anlamına gelmez; varlığın farklı nispet ve görünüşlerini anlatır.