ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
45 sonuç · toplam 45 · “Meded” · 1/2
01Meded
Arapça, yardım anlamında bir kelime. Allah’dan yardım istemeye istimdâd, velilerin ruhundan istemeye meded denir. Meded-i Vücûdî: Var oluş desteği. Mümkin bir varlığın, varolabilmesi için gerek duyduğu her şeyin, Allah tarafından ona ulaşma…
Meded-i vücudi
394) Varoluş desteği tas. Bir mümkünün var ol- | ması için muhtaç olduğu her şeyin aralıksız ona yetişmesi ve bu suretle varlığını | sürdürmesini sağlaması: Hak, mümküne rahmani nefesten varlık vererek onu yok olmaktan var olma durumuna geç…
Vâsıtatü’l-Meded
Arapça, yardım vâsıtası demektir. Kâmil insana denir. Onun halk ve Hak ile aynı anda münasebeti vardır. Bu sebeble o, halkı Hakk’a ulaştıran bir aracıdır. Nitekim kudsî Hadis’te şöyle denilir: “Sen olmasaydın (ey Muhammed) (S) felekleri yar…
Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî
Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî, XII. yüzyılda Sicilmâse ile Fas arasında yaşayan, Murâbıt baskısını gören ve Ebû Medyen’in hırka ile ilk tasavvuf terbiyesinde yer alan Mağrib sûfîsidir.
Edib Harâbî
Ahmed Edib Harâbî (1853-1916/17), Şahkulu Dergâhı’nda Mehmed Ali Hilmi Dedebaba’ya bağlanan, hece ve aruzla yazdığı nefesleri ve hacimli divanıyla tanınan son dönem Bektaşî şairidir.
Şeyh Muhammed ed-Desûkî
Şeyh Muhammed ed-Desûkî, pîrin vefatından sonra Desûkıyye müridlerinin çevresinde toplandığı kardeşi ve ilk irşad devam halkasıdır.
Edime'de Debbağhane Kabristanı
Edirne · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Edime'de Debbağhane Kabristanı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki defin, ziyaret ve çevresindeki kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuşt…
Ahmed Edirnevi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH AHMED PİR EDİRNEVİ” adıyla, BAYRAMİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi FESHANE CD. NO:36 Bağlı yol Kaynak bu mekânı Bayramiyye çevresiyle…
Dücâniyye
Şehâbeddin Ahmed ed-Dücânî'ye (ö. 1544'ten sonra) nispet edilen kol.
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
Daire
x, Çember. Daire-i kevn u fesat, oluş ve bozuluş âlemi. tas. Dünya, madde âlemi (sr), Daire-i vücüp ve imkân Zaruret ve imkân daireleri. Insan iradesinin geçerli ve etkili olmadığı âleme daire-i vücüp, geçerli ve etkili olduğu âleme de dair…
Heybet
Saygıya dayanan korku, azamet. 2. tas. Havf ve kabz halinin üstündeki hal. Heybet gaybeti gerektirir. Nitekim üns de sahvı gerektirir (cr). Hakk’a yakın olmanın meydana getirdiği endişe hissi (sL 96). Her hayib gâibtir. Heybet az veya çok k…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Medet
(2 (مد İmdat, yardim, himaye. tas. Medet Allah'tan istenir. Buna istimdat denir, Ermişlerin ruhlarından yardım istemeye de medet denir. Alevi- Bektaşi zümreler “Yetiş yâ Ali” anlamında medet kelimesini kullanır. Aman Allahım derde dermânım…
Sohbet
Söyleşi, hasbihal, arkadaşlık, yoldaş olma. tas. İlk süfiler sohbete büyük önem verir, tasavvufi bilgileri ehil ve hevesli gördükleri muhiblerine özel sohbetlerde aktarır, eğitim ve öğretimde sohbeti esas alırlardı. Sohbette istifade edilen…
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…
rubâ'î
yy [Ar.] bk. rubâ'iyyât adidan rubâ'iyyât ç.a. (oLy [Ar.] Hadis ile biliminde, bir hadisi kaydeden derleyiciden veya onu kaleme alan ravîden Hz. Muhammed’e de, varıncaya kadar senedinde dört lığı ravî bulunan hadisler. ilk
hadîs-i kudsî
hadîs-i kudsî a. Sözü Hz. Muhammed’e dayanan ve Hz. Peygamber’in Kur’ân dışında Allah’a isnat ederek söylediği hadisler, kutsal hadis; bu hadisler, “merfû” (bk. bu madde) olarak da adlandırılmıştır. hadîs-i mevzû a. > A>» iuja) Hadis bilimi…
Telvîn
2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…
Gadr
1. Verdiği sözde durmamak. Gadr eden kimse, kıyâmet günü kötü bir şekilde cezâsını görecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Dört şey münâfıklık ( müslümanları aldatmak için müslüman görünmek ) alâmetidir ( işâretidir ): Emânet olunana hıyânet etm…
Hadîd Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli yedinci sûresi. Hadîd sûresi Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). Yirmi beşinci âyet-i kerîmede demir mânâsına olan hadîdin ehemmiyetinden (öneminden) ve fâidelerinden bahsedildiği için, sûreye Hadîd ismi ve…
Ahiretlik
Arapça, ahiret sevabı ümidiyle alınıp büyütülmüş olan kız çocukları hakkında kullanılır, bir tabirdir. Manevî evlat demektir. Lügat-ı Ebuzziya’da konu ile ilgili olarak şu bilgi vardır : Hüccet-i şer’iyye ile alınan hizmetçi kızlara ıtlak o…
Hiçbir Ferde Muhtaç Etmesin
“Namerde” yani gerçek anlamıyla adam olmayana ; “merde” yani adam olana : “hiç bir ferde” yani hiç bir kişiye muhtaç etmesin demektir. Bektaşilerin “Büyük Gülbank” denen ve ayin-i cemlerin sonunda, baba tarafından okunan gülbanklarında geçe…
Dücâniyye
Ahmed ed-Dücinî (ö. X/XI. yüzyılın ikinci yarısı) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.