ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
25 sonuç · toplam 25 · “Meczup” · 1/2
01Meczup
İlâhî cezbeye tutulmuş kimse. Tasavvuf geleneğinde Hakk’ın güçlü çekimiyle normal davranış ölçülerinin dışına çıkan kişi için kullanılır. Meczup ile sülûkunu bir mürşid gözetiminde adım adım sürdüren sâlik aynı değildir. Kaynaklar cezbe hâl…
Meczup Kadı Süleyman Efendi
Kadı Süleyman Efendi (ö. 8 Cemâziyelevvel 1124/1712), Bursa'da tahsil ve medrese kariyerinin ardından cezbeye yönelip Sultan Ahmed Medresesi'nde yaşayan Osmanlı sûfîsidir.
Köstekçi Hüseyin Dede
Köstekçi Hüseyin Dede (ö. 1079/1668-69), Kazdağı'ndan İstanbul'a gelip Ahmed Paşa Medresesi'nde yaşayan; köstek işçiliği ve meczupluk hafızasıyla tanınan tarihî şahsiyettir.
Meczûb Hasan Dede
Meczûb Hasan Dede (ö. 1129/1717), İstanbul çarşı ve sokaklarında dolaşan; Cafer Dede'nin vefatından birkaç gün sonra ölen tarihî bir meczup tipidir.
Eskici Hasan Dede için aktarılan iki beyit
Eskici Hasan Dede · Kaynak, tecrîd ve halk nazarında meczup görünme temasını iki beyitle birlikte kaydeder.
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Cezbe
بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). C…
Divan
Yüksek derecedeki devlet adamlarından oluşan meclis, tas, Güneydoğuda Nakşbendiye tekkelerine verilen ad. Misafirhane, medrese, Dost Dost Cemaatla namaz kılınan, zikir yapılan mahkeme görevi yapan, sosyal meseleler müzakere edilen dini, tas…
Ebleh
1, Ahmak, beceriksiz. 2. tas. Abdal, büdelâ, saf derun. Bazıları dengeli ve ölçülü hareket edemediklerinden bazen şer'i hükümlere ve muaşeret adabına aykırı biçimde hareket ederler. Meczuplar böyledir. Hal, his ve heyecanlarına hâkim olan s…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…
Galebat
Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve mah…
İsticâbet
Kabul etme, olumlu cevap verme. tas. İlahi çağrıyı kalben kabul etme, ruhen benimseme. Tevhit isticabeti: Allah'ın bir olduğunu | söylemek. Tahkik isticabeti: Ariflerin tevhidi yaşamaları. Tevhit sâlikin sıfatı, tahkik meczupların halidir.…
Mebna-i tasavvuf
ف) yar el) 7, Tasavvufun temeli. 2, tas. Fakirlik ve ihtiyaç haline sımsıkı sarılmak, cömert ve diğerkâm olma halini gerçekleştirmek, teşebbüs | ve iradeyi terk (: Kİ). Mecâli-i külliye (4.15 «J lees) Varlığın genel tecelli yerleri, tecelli…
Medyum
Ruhlarla veya görünmeyen varlıklarla iletişim kurduğunu ileri süren kimse. Bazı eski sözlüklerde “meczup”la yakın gösterilse de iki kavram aynı değildir: meczup tasavvufî cezbe hâliyle, medyum ise spiritüalist aracılık iddiasıyla ilişkilidi…
Müteşebbih
. Benzeyen, özenen. 2. tas. Mutasavvıf olmadığı halde ya samimi olarak veya riyakâr olarak öyle görünmeye çalışan, onlara özenen. Fuka. ranın, melamet ehlinin, hizmet ehlinin ve kalenderlerin de samimi ve sahte olanları vardır. Müteşebbih-i…
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…
Ukelâ-yı mecânin
öz ) Akıllı deliler. tas. Meczuplar, behlüller, hakim ama saf derun ermişler. Ulema-ı zahir Zahiri amel ve hükümler hakkında bilgisi olanlar.
Vâlihan-ı tarikat
لها ن طى يقة) 3) Meczuplar, sükâra.
mecrûh
Hadis biliminde, suçlama veya itr ham sebebiyle eleştiri konusu olan ravî için kullanılan terim. meczûp, -bu (I) a. [< r Ar.cezb] tas. Tasavvuf inancına, göre, henüz sûfîlik yoluna girmemişken birdenbire Allah’ın kendine çektiği, dost edind…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
Al Deliden Uslu Haber
Bu ifadedeki “deli” bizim bildiğimiz psikriyatrik vak’alardaki deli değildir. Kendisini Allah sevgisine tam olarak vermiş, dünyayı ardına atmış, mübalatsız, hiçbir şeye aldırmayan kişidir ki, bunlara sufiyye ıstılahında “meczup” denir. Bu t…
Tebriz
Tebriz · İran · Kemâleddîn-i Hârizmî'nin rivayetine göre Mesâbîhu's-sünne okumak için gittiği ve meczup derviş Baba Ferec'in kendisini ilimden caydırıp derviş elbisesi giydirdiği şehir. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Kübrâ : Necmeddîn-i…
Ma‘den Dede
Ma‘den Dede (ö. 1131/1719), Karagümrük yakınındaki Ali Paşa-yı Cedîd Medresesi'nde yaşayan; suskunluğu, zihnî hesap kabiliyeti ve halk arasındaki itibarıyla kayda geçen İstanbul meczubudur.