Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

9 sonuç · “Gayz

01
Sözlük

Gayz

(غيظ) Hınç, öfke, kızgınlık, hiddet. Ofkeye kapılmamak, hiddet ve şiddet göstermemek, hislere hâkim olmak esastır. Ofkeyi yutmak (kazm-ı Zayz) iyi bir huydur (Ali Imran Suresi, 134). Gına

02
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

03
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

04
Eser

Sayfalar 96–103

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd

05
Eser

Sayfalar 164–169

Muzaffer Ozak Külliyatı · yapanlar; ana-babaya âsi olanlarla, kinci olanlar müstesna. Buğz sahibi kimseler, üç günden ziyade mü'min kardeşiyle dargın duranlar bu gece afvı ilâhiyyeye nail olamazlar. Ey âşık

06
Eser

Sayfalar 228–234

Muzaffer Ozak Külliyatı · de meleklerden daha kıymetli, cennet ve cemale lâyık olur. Kendilerini bu kötü huylardan arındıramayan ve bunları yerli yerince kullanamayanlar ise, iki cihanda da Haktan uzak kalı

07
Eser

Sayfalar 400–409

Muzaffer Ozak Külliyatı · linmişti. İşte, böyle kâfirleri, bu hayvanlaşan insanları kısa bir zamanda, insanlıkta nümune yapacak derecede yetiştirmesi, nübüvvetinin diger bir şâhididir. Tâbiî! Bu insan yetiş

08
Eser

Sayfalar 438–444

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık!.. Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, bazı melekleri öyle kuvvetli yaratmıştır ki, onların bu kuvvetlerini dille tavsif ve kalemle tarif edebilmek imkân haricin

09
Eser

Sayfalar 470–476

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Zikret o günü ki, Allahu teâlâ'nın düşmanları olan müşriklerle münafiklar toplanıp hepsi birden ateşe sevkolunacallardır. Nihayet, oraya geldikleri zaman kulakları işittiklerine,