Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

12 sonuç · “Fasl

01
Şahsiyet

Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî

Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî, XII. yüzyılda Sicilmâse ile Fas arasında yaşayan, Murâbıt baskısını gören ve Ebû Medyen’in hırka ile ilk tasavvuf terbiyesinde yer alan Mağrib sûfîsidir.

02
Şahsiyet

Seyyid Ahmed b. İdrîs el-Fâsî

Seyyid Ahmed b. İdrîs el-Fâsî (yaklaşık 1750–1837), Karaviyyîn’den Mekke ve Sabyâ’ya uzanan ilim hayatı, Kur’an ve sünnete dönüş çağrısı, nebevî salavatları ve Senûsiyye, Mîrganiyye ile Reşîdiyye’ye kaynaklık eden İdrîsî irşadıyla tanınan Faslı âlim ve sûfîdir.

03
Sözlük

Fasl

Ayrılma, kopma. tas. Âşıkın sevgilisinden umduğu şeyi elden kaçırması, ayrı düşmesi. Tasavvufta, vaslın hazzı faslın elemiyle, ermenin zevki ayrılmanın acısıyla karışık olarak bulunur. Vasılsız fasl, fasılsız vasl olmaz. Faslu’l-vasl Ermeden sonra ayrılma, uructan sonra nüzul. Bkz. İnfisal, İttisal.

04
Sözlük

Fasl-I Hitâb

Kolay, açık ve anlaşılır söz söyleme. Doğru söyliyenlerin en iyisi ve kendilerine Fasl-ı hitâb ve hikmet (ilim) verilenlerin en üstünü olan sâhibimiz ve efendimiz Muhammed aleyhisselâma ve O'nun temiz Âline (akrabâsına) ve insanlar arasından O'nun için seçilmiş olan Eshâbına (arkadaşlarına) salât ve selâm (hayırlı duâlar) olsun. (Ahmed Mekkî Efendi, Sekkâkî)

05
Sözlük

Vaslu’l-Fasl

Arapça, ayrı olanın bitişmesi demektir. Vahdetin (tekin) kesrette (çokta) ortaya çıkışı demektir. Çökün tekte ortaya çıkışına da faslu’l-vasl denir.

06
Makale

Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem

Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.

07
Eser

Sayfalar 103–109

Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k

08
Eser

Sayfalar 147–152

Muzaffer Ozak Külliyatı · 6 — Kadın, erkeğin akrabasına, kocamın allesi dtye bürmet etmeli, kocasına ait olan her şeyi, kocasını sevdiğl Için sev. melidir. Erkek de, kezâ allesine alt olan her şeyi, allesi

09
Eser

Sayfalar 257–264

Muzaffer Ozak Külliyatı · Sallû âlâ seyyidina Muhammed Sallû âla mürşidina Muhammed Sallû âlâ şemsiddûha Muhammed Sallû âlâ bedriddûca Muhammed Sallû âlâ nûr-il-hûda Muhammed. El-evvelü Allah, El-âhırü Alla

10
Eser

Sayfalar 373–380

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hak nurundan yarattı, Sekiz cennet donattı, ins-ü-cinne medhetti, Sallû alâ Muhammed.. Muhammed-ül-Arabi, Bizi kıldı ebedi, Necatımız sebebi, Sallû alâ Muhammed.. Kıyamet günü geli

11
Eser

Sayfalar 456–460

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bi-hürmeti-tâha ve Yasin ve âli-yasin ve selâmün-alel mürselin. Bir vâdiye geldim, o vâdiden çirkin kokular duyulnıakta, korkunç bir ses yükselmekte idi. O ses, Allaha şöyle münaca

12
Eser

Sayfalar 601–608

Muzaffer Ozak Külliyatı · biyye mazhar oldular. Oysa, İmam-ı Hüseyin radıyallahu anh'ı, yakınlarını ve sevdiklerini şehid eden zâlimler ise, islâm nimetini görmüşler ve böylesine ulu bir ni'mete ermişlerdi.