ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Eş'arî”
01Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Garîk Arabzâde Mehmed (Kudsî)
Garîk Arabzâde Mehmed Kudsî (ö. 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562), Sahn ve Süleymaniye müderrisliklerinden Mısır kadılığına yükselen; el-Hidâye hâşiyesi yazma nüshayla doğrulanan Osmanlı âlimi ve şairidir. Görev yerine giderken Rodos-İskenderiye hattındaki deniz kazasında vefat etti.
Hacı Ahmed Şükrü Efendi
1853 doğumlu Hacı Ahmed Şükrü Efendi, kıraat ve medrese icâzetlerini devlet hizmetiyle birleştiren; Fetvahâne reîsülmüsevvidînliği, Mesâhif Meclisi üyeliği ve Adliye müsteşarlığı yapan, Seyyid Murtazâ’dan Kādirî hilâfeti alan Osmanlı âlimidir.
Kāsım bin Süleyman (Sâhibü't-Tatbîk)
Kāsım bin Süleyman (ö. 970/1563), Niğde doğumlu; Vikāye metnine Tatbîk adlı şerhi yazan ve Siroz Selçuk Sultan Medresesi'nde ders veren âlimdir.
Mevlevî İsmail Efendi
Mevlevî İsmail Efendi (ö. 1041/1631-32), Ankara’dan yetişmiş; Galata’daki İskender Paşa Mevlevîhânesi’nde Mesnevî okutup Mesnevî’ye şerhler yazmış âlim ve Mevlevî dedesidir.
Mustafa Azbî Baba
Mustafa Azbî Baba (ö. muhtemelen 1747), Kütahya’dan İstanbul’a gelen; 1673 Rodos sürgününde Niyâzî-i Mısrî’ye intisap eden, daha sonra Şahkulu Sultan Dergâhı postnişinliğine yükselen Bektaşî babası, divan şairi ve şârihtir.
Mustafa Şerîf Efendi
Mustafa Şerîf Efendi (yaklaşık 1842–1910), İbrâhim Abdülkerîm Efendi'den hilâfet alan; İbnü'l-Arabî ve Kādirî metinleri üzerinde çalışan İstanbul Kādirîsidir.
Niyâzî-i Mısrî
Niyâzî-i Mısrî (1027/1618 – 1105/1694), Ümmî Sinan'ın halifesi ve Halvetiyye-Ahmediyye'nin Mısriyye kolunun pîri; Kadızâdeliler devrinde zikir yasağına açıkça karşı çıktığı için ömrünün son yirmi yılını Rodos ve Limni sürgünlerinde geçiren mutasavvıf şair.
Şeyh Abdullah Hulûsî Efendi
Abdullah Hulûsî Efendi (ö. 1890), Mirahtalı; Arap Hoca’nın halifesi, Fatih Kadıçeşmesi Medresesi’nde yarım asrı aşkın müderrislik yapan hattat ve şârihtir.
Şeyh Muhammed La‘lî-i Fenâî
Kastamonulu Muhammed La‘lî-i Fenâî (ö. 1701), Şâbânî, Uşşâkî, Gülşenî, Sünbülî ve Nakşibendî çevrelerinden terbiye almış; Edirne'de Şücâ‘ Zâviyesi'nde irşad ederek Hasan Sezâî-i Gülşenî'yi yetiştirmiş sûfî, şair ve şârihtir.
Şeyh Nûrî Efendi (Kurban Nasuh)
Üsküdar Kurban Nasuh Baba Dergâhı'nın Rifâî şeyhi Nûrî Efendi, Mustafa Bekrî'ye nispet edilen Salât-ı Kemâliye üzerine hurde-i tarîk niteliğinde bir şerh kaleme aldı.
Eş'arî
1. Ehl-i sünnet vel-cemâat yolunun iki büyük imâmından biri. Ebü'l-Hasen Ali bin İsmâil Eş'arî. 879 (H. 266) yılında Basra'da doğdu. 941 (H. 330) yılında Bağdâd'da vefât etti. İmâm-ı Eş'arî ve İmâm-ı Mâtürîdî, selef-i sâlihînin (ilk devir müslümanlarının) bildirdikleri îtikâd (îmân) bilgilerini açıklamışlar, kısımlara bölmüşler, insanların anlayabileceği bir şekilde yaymışlardır. İmâm-ı Eş'arî, İmâm-ı Şâfiî'nin talebesi zincirinde bulunmaktadır. İmâm-ı Mâtürîdî de, İmâm-ı a'zamEbû Hanîfe'nin talebeleri zincirinin büyük bir halkasıdır. Eş'arî ve Mâtürîdî, hocalarının îtikâddaki ortak olan mezheblerinden dışarı çıkmamış, mezheb kurmamıştır. Bu ikisinin ve hocalarının ve dört mezheb imâmının tek bir îtikâdı vardır. Bu da Ehl-i sünnet vel-cemâat ismi ile meşhûr olan îtikâd mezhebidir. Bu fırkada bulunanların îtikâdları, inanışları, Eshâb-ı kirâmın ve Tâbiînin ve Tebe-i tâbiînin inanışlarıdır. (Taşköprüzâde) 2. Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdını Ebü'l-Hasen Eş'arî hazretlerinin açıkladığı şekilde öğrenip inanan.
Kuşeyrî: Kelâm, Tasavvuf ve er-Risâle
Birden çok ilmî kimlik Kuşeyrî'yi yalnız menkıbe derleyicisi veya yalnız kelâmcı diye okumak eksiktir. Şâfiî fıkhı, hadis, Eş'arî kelâmı, tefsir ve tasavvuf onun ilmî hayatında birbirini denetleyen alanlardır. Risâle'nin kuruluşu er-Risâle önce sûfî büyüklerin kısa biyografilerini, ardından hâl, makam ve âdâb kavramlarını verir. Böylece kavramın yalnız tanım