HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
el-HAC AHMED ŞÜKRÜ EFENDİ
Müşarünileyh ( Ali Fikri Efendi)'nin necl-i nedbidir. 1 269/( 1 85 3 ) sene-i maliye sinde lstanbul'da tevellüt eylemiştir. Tahsil-i ibtidaiden sonra hıfz-ı Kuran'a başlayıp, Sultan Selim imam-ı evveli relsü'l-kurra Hacı lsma'il Efendi'den muvaffak olduğu gi bi, vücuh ve kıraattan da icaze almıştır. Fatih Cami'-i şerifinde derse devam ile me'zun olmuş, Arabi, Farisi lisanlarında tahrir ve tekellüme muktedir bir hale gelip, edebiyyat-ı Arabiyyede pek ileri gitmiştir. Henüz çocuk iken pederleriyle birlikte Hammaml hazretlerinin huzurunda bulu nup, feyz-i nazarlarına mazhar oldular.
1 287 tarihinde on sekiz yaşında Fetva-hane'ye devama başlayıp 1 Temmuz 1 304/( 1 3 Temmuz 1 888)'te Fetva-hane Relsü'l-müsevvi dln'i olduktan başka, Mart 1 306/( 1 890)'da başkaca Teftlş-i Mesahif-i Şerife Meclisi a'zalığı, uhdesine tevcih olunmuştur.
1 301/( 1 885 ) tarihinden i'tibaren fahri olarak üç sene kadar Cevdet Paşa merhu mun yanında toplanan meclis kitabetinde lfa-yı hizmet edip, 24 Temmuz 1 3 1 4/( 5 l brahimiyye-i Şa'baniyye 1 59 Ağustos 1 898)'te Adliyye Nezareti Müsteşarlığı'na 1 1 .500 kuruş maaşla ta'yln ve rüt be- i ilmiyyesi Anadolu Kazaskerliğine terfi' edilerek 1 324/( 1 908) senesine kadar on sene bu hizmeti ifa etmiştir. /1 1 3/ İ'lan-ı Meşrfitiyeti müteakib tekaüdünü taleb ederek guşe-nişln-i uzlet ol muşlardır.
Ders hocaları Üsküdarlı Mezarcı-zade Hacı Hüsnü Efendi olup, edebiyyat ı Arabiyyeyi, Bingazl ulemasından Şeyh Şirvan Efendi merhumdan suret- i hususiyye de okumuştur. Hammaml Tevflk Efendi hazretlerinden sonra Hama Naklbü'l-Eşrafı Seyyid Murtaza Efendi'ye intisab edip ondan, Tarlkat-ı aliyye-i Kadiriyye'yi almış, ir tihaline kadar bu nisbeti muhafaza ederek evrad u ahzab-ı Kadiriyye'ye müdavemet eylemiştir. Tarlk-ı Kadirlden hilafet-nameleri vardır. Ziyaret-i Haremeyn-i muhtere meyne muvaffak olmuştur. Müşarünileyh ders okutmak mesleğini ittihaz etmemiş idi.
Şehri Hoca Şevket Efendi merhumun irtihalinden sonra talebesi ortada kalınca ulema-yı asırdan Tikveş li Hacı Yusuf Efendi'ye müracaat ile ikmal-i tahsillerine inayet buyurmasını rica eder ler. O da, "Evl&Uarım! Size ancak Hoca-zade Ahmed Şükrü Efendi ders okutabilir. Ona müriicaat ediniz." diye tavsiyede bulunur. Onlar da Ahmed Şükrü Efendi'ye müracaat ve rica ve ısrar-ı keyfiyyet ederlerse de, adem-i kabulüne mebni Tikveşli merhum derslerine devam edip ikinci defa icazet vermişlerdir. Damad-ı mükerremi Kazım Bey, Ahmed Şükrü Efendi'ye, "Efendim!
Niçin ders okutmaktan iba eylediniz!" diye sualde bulununca, "Bizim gibi ten-perver ve ılliz u naim i/.e yumuşak yataklarda yatan insanlar ders okutamazlar. Ders okutmak için bu rahatı terk etmek gerektir. İşte Şevket Efendi merhum buna bu sebebten dolayı muvaffak olamadı." di ye söyledikleri nakl edilir. Ahmed Şükrü Efendi tekaüd olduktan sonra Fatih civarında Çırçır'da Hacı Ha san Mahallesi'nde kain hanelerinde ihtiyar-ı inziva eylediler. Hal-i me'muriyyette iken kesrette vahdeti bulanlardan idi. Fatih Cami' -i şerifine ikindi namazına cemil. ata çıkarlardı.
Göztepe'de köşkleri var iken harb-ı umumi bidayetinden i'tibaren say fiyyeye gitmekten ferağat eylediler. Ale'l-ekser Mesnevi-i şerif gibi asar-ı aliye- i snfiyyeyi mütalaaya hasr-ı evkat eylemişlerdi. Son zamanlarında sokağa asa ile çıkarlardı. Farih'te namaz esnasında ki asar-ı haşyetlerini gördüğüm zaman kalbime gelen ra'şe- i azlme günlerce devam eylemişti. Uzunca boylu, beyaz ve müdevver sakallı, ela gözlü, beyaz simalı, bidayeten ga yet mülahham iken son zamanlarda riyazar ve ibadatın te's'iriyle nehafet-i vücudiyye ye mübtela olmuş. Bu nehafet irtihallerine amil-i müessir olmuştur.
