Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

14 sonuç · “Afüv

01
Sözlük

Afüv

Sözlüklerde “Silmek, yok etmek, ortadan kaldırmak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın kullarına ait günahlarını bağışlama, Kirâmen Kâtibin meleklerinin kayıtlarmda bulunan suçlarını silme, bu tür günahlardan dolayı kıyamet gününde kullarmdan hesap sormama anlamı çerçevesinde Allah’ın bir sıfatı olarak tanımlanmıştır. Bu manada Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette geçmektedir. “Afüv” adı Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır.

02
Sözlük

Afüvv (el-Afüvv)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Afvı çok olan, günâhlardan, hatâ ve kusurlardan dolayı cezâlandırmayan, günahları affedip amel defterinden silen. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Siz bir hayrı, iyiliği açıklar veya gizlerseniz, yâhut (size yapılan) bir kötülüğü affederseniz biliniz ki, Allahü teâlâ Afüvv'dür ve her şeye kâdirdir. (Âyet-i kerîmede mazlûmun zâlimi affetmesi teşvik edilmektedir.) (Nisâ sûresi: 149) Allah'ım! Beni affet. Çünkü sen Afüvv'sün, Kerîm (lütûf ve ihsân sâhibi) sin. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)

03
Eser

Sayfalar 26–33

Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M

04
Eser

Sayfalar 51–57

Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B

05
Eser

Sayfalar 147–161

Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,

06
Eser

Sayfalar 149–155

Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl

07
Eser

Sayfalar 194–208

Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m

08
Eser

Sayfalar 248–262

Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi

09
Eser

Sayfalar 275–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az

10
Eser

Sayfalar 239–246

Muzaffer Ozak Külliyatı · yada ve âhirette lânete uğramışlardır. Onlara, büyük bir azap vardır. Kıyamet gününde iftiracıların aleyhlerinde olarak, kendi dilleri, elleri ve ayakları, bütün yaptıklanna şahitl

11
Eser

Sayfalar 301–310

Muzaffer Ozak Külliyatı · sürünerek yürüyebilirler? diye sordular. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, saadetle buyurdular: — Insanı, ayakları üstünde yürütmeye kadir olan Allahü zül-celâl yüz üstüne yürütmey

12
Eser

Sayfalar 335–342

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Ey sâ 'il-i Hak.. Eğer, bizlerin kim olduğumuzu öğrenmek istiyorsan, söyleyelim.. Bizler, efdal-ül-Enbiyâ, Resûl-ü Kibriyâ, Sâdık-ül-Vâ'dül-emin Muhammed Mustafa sallallahü aleyh

13
Eser

Sayfalar 395–401

Muzaffer Ozak Külliyatı · Veliyyullah, mübarek ellerini o zatın gözlerine sürerek gaflet perdesini kaldırdı. Medine-i-münevvereye gidip, orada ölmek isteyen zat dehşetle müşahede eyledi ki, o belde-i mübare

14
Eser

Sayfalar 464–471

Muzaffer Ozak Külliyatı · mobles (Allahümmel'al bi ve bihim acilen ve acilen fid-diyni ved-dünya vel-âhireti mâ ente lehû ehlühu ve lâ tef'al bind yd Mevlâna md nahnu lehû ehlühu inneke afüvvün haliymü ceva