Ara
Menü

Sayfalar 395–401

1.666 kelime · kısa başlangıç

İrşad III · kaynak sayfaları 395–401 Veliyyullah, mübarek ellerini o zatın gözlerine sürerek gaflet perdesini kaldırdı. Medine-i-münevvereye gidip, orada ölmek isteyen zat dehşetle müşahede eyledi ki, o belde-i mübarekede yaşayan ve ölenlerden ahlâk-ı Muhammedi ile ahlâklanmayanların cesetlerini. melekler Medine-i-münevvere'den çıkarıyor ve lâyık oldukları yerlere götürüyorlar. Diger şehirlerde yaşayanlardan da, ahlak-ı Muhammedi ile ahlâklananların cesetlerini de Medine-i-münevvereye naklediliyorlardı. Hak velisi, hâlâ hayret ve dehşet içinde kalan zata: — Gördün ya, buyurdu.. Medine-i-münevverede yaşamasan bile, Resûl aleyhisselâma lâyık olacak şekilde ahlâkını düzelt ki, seni istediğin yere, Resûl aleyhisselâmın şehrine taşıvıp gö türsünler. Ahlak-ı Muhammedi ile ahlâklanmazsan. Medine-i-münevverede olsen bile, cesedini oradan atarlar. Evet; gerçek budur. Budur, amma kime ve nasıl anlatmah? Yalnız Medine-i-münevverede mi? Mekke-i mükerremede de ayniyle vaki.. Kâbe-i-muazzamanın içinde abdest bozanlar. tükürenler, Hacer-i esvedi öpeceğim diye, binayı ilâhi olan insanları ezenler tümen tümendi.. Bilhassa, şeytan taşlamak sırasında, hasta ve ihtayar demeden halkın başına koca koca taşlar atarak kafa yaranlar, ihtiyar…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 395–401 · İrşad III — tarikat.org