İrşad III · kaynak sayfaları 301–310
sürünerek yürüyebilirler? diye sordular. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, saadetle buyurdular:
— Insanı, ayakları üstünde yürütmeye kadir olan Allahü zül-celâl yüz üstüne yürütmeye de kadirdir.
Yılan, çıyan, solucan gibi hayvanlar yerlerde sürünerek yürümüyorlar mı?
Ey Hak yolcusu:
Kıyâmet haktır, olacaktır. Öldükten sonra dirilmek te haktır ve gerçektir. Yapılan yıkılır, doğan ölür.. Yapmaya kadir olan, vıkmaya da kadirdir. Bir pıhtıdan insanı halketmeye kadir olan, öldürmeye de kadirdir. Öldürmeye kadir olan da, ortada hiç bir benzeri ve örneği olmaksızın insanı ve bütün mahlûkatı yoktan var ettiği gibi, tekrar diriltmeğe de kadirdir. Yaptıgı ve yarattıgı mahlükatı, tekrar yaratması ilk yapmasından ve yaratmasından her halde daha kolaydır.
Bunları Allahu azim-üş-şânın kudret ve azametini belirtmek ve bazı gafil ve safdilleri hakikatlerden haberdar etmek gayret ve niyyeti ile bu şekilde ifade etmek zorunda kaldım.
Yoksa, Allahü teâlâ için hiç bir güçlük yoktur, dilediğini dilediği gibi yaratır, ona hiç bir şey ortak ve şerik olamaz.
Öyle ise, nereden gelip nereye gittiğimizi, niçin gelip niçin gittigimizi, niçin halkolunduğumuzu bilmek ve bunların mâna ve sırlarını ögrenmek lâzımdır. Varsın, yaşıyorsun;
nereden geldiğini, niçin geldigini hiç düşündün mü? Bu âleme, nerelerden geldin? Diğer âlem ki, yarın varacağımız âlemdir, hangi akabelerden geçecek ve hangi mevkiflerde durdurulacaksın hiç hatırına getirdin mi? Hesaba çekileceksin, bunun ehemmiyet ve azametini takdir edebiliyor musun? Memur isen âmirin veya müfettişlerin, asker ise teftişe gelen kumandanların, esnat.
isen belediye zabıta memurlarının karşısında ter döküyorsun:
günün birinde yaradanına her nefesinin hesabını verirken ne hale düşeceğini takdir edebiliyor musun? Kolay iş değil.. Dünya.
âhiret, cennet, cehennem, hesap, kitap, mizan, sırat, hepsi sıra sıra önüne çıkıverecekler, hazırlığın nedir?
Evet; bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen bütün âlemler senin için yaratıldı. Bütün bu nimetlerin hepsi sana aittir, senin içindir. Acaba, sen de Allah için halk olunduğunun farkında mısın? Hak seninle, sen kimin ilesin? Sana iki yol gösterilmiş: Biri, Hakkın arzu ettiği yol ki islâm, iyman, saadet ve selâmet, sürur, safa, cennet ve ridvan yoludur. Sen de, insan olarak AHSEN-I-TAKVİM üzere yaratılmışsın. Bu vücut, bu mütenasip azalar, bu akıl, bu fikir, bu lisan, bu beyan, bu gözler, bu kulaklar, bu anlama.. Göz üzerine kaldırılmış, yer altına döşenmiş, gökyüzü gündüzleri güneşle ziyadar, geceleri ay ve yıldızlarla süslü.. Her biri ayrı ayrı tad ve çeşnide yüz binlerce nimet; ayrı ayrı renkte ve kokuda yüz binlerce nebat ve çiçek hepsi hepsi senin için.. Bu nimetleri görüyorsun, bu lûtufları biliyorsun değil mi? Sonra da ölüm var, yalnızlık evi ve amel sandıgı olan karanlık kabir var.. Sonra sual, sonra tekrar dirilmek var.. Nasıl ki, kış gelince yeryüzündeki bütün güzellikler ölüyor ve bahar gelince ölü dünya veniden diriliyorsa, gözlerinin önünde cereyan eden bu olaylar sana öldükten sonra dirileceğini haber vermiyor mu? Bahar mevsiminde, kuru kökü üzerinde dirilip yeşeren, çiçek ve meyve veren nebatların halleri, sana bir gün de senin kabirden kalkacağını iymâ etmiyor mu? Elli bahar gördünse, sana muhakkak elli de haşir gösterildi. Kaç kişinin ölümüne şahit oldunsa, o kadar kıyâmete şahit oldun, neden ibret almadın? Kuruyan ağaç dallarının ve sobanda seni ısıtan odunların yanmaları, sana kâfirlerin ateşte yanacaklarını beyan etmedi mi? Hâlâ görmeyecek ve hâlâ görmemekte israr mı edeceksin?
Elbette bu böyle devam etmeyecek, senin ve benim de kıyâmetlerimiz kopacaktır. Dostlarımız, tabutlarımızın üzerine sıcak göz yaşları dökecekler, ölümümüze imrenen olduğu gibi, ölümümüzden iğrenen de olacaktır. Ağlayanlar olacağı gibi.
elbet sevinenler de bulunacaktır. Bir gün de biz, dünya dağ-
dağasını terkederek, âhiret y'olculuğuna çıkacağız. Ahirette iki mekân var: CENNET ve CEHENNEM.. Allahü teâlâ'ya iyman edenler, Resûl aleyhisselâma gönül verenler, â 'mal-i saliha işleyenler safada ve sürurda olacaklar, cennetteki rıdvana konacaklardır.
Cennet de, cehennem de bu dünya hayatında satın alınır.
Dünya, âhiretin tarlasıdır, buyurulmuştur. Burada eken, orada biçer.
Ikinci yol ise, iymansızlık yoludur, zulmet yoludur. Bu yolun nihayetinde de cehennem vardır, azap vardır. Katırlar kadar akrepler, hurma ağacının gövdesi kalınlığında yılanlar.
ejderhalar vardır. Kelepçeler. bukağılar, zincirler, gözlerin görmedigi, kulakların duymadıgı azaplar vardır ve bunların hepsi de kâfirler için hazırlanmıştır. Kur'an-ı azim-ül-bürhanın beyan buyurduğu hakikat budur.
Güneşin guruba ermeden, tövbe kapıların yüzüne örtülmeden, ruh kuşu ten kafesinden uçmadan, cennete varan bu kutlu ve mutlu yolda yürü. Bu yolun evveli iyman ve islâm.
âhiri de cennet, cemal ve ridvandır.
Ikinci yolun evveli nefs ile şeytan. nihayeti de dereke-i cehennem ve nirandır.
Lisanını zikr-i ilâhi ile süsle.. Daima tevhid eyle.. Nefsini ve insanları iyiliğe, iymana, Allahü teâlâ'ya tâ'ate sevkeyle..
Iyilik yapamıyorsan, hiç olmazsa fenalık da yapma.. Güzel konuşamıyorsan, hiç değilse çirkin ve kötü sözler de söyleme ve sus.. Nefsini islâh edemedinse, evlâtlarını ve aileni islâh eyle.. Bunu yapabilirsen, yanan muma benzersin.. Kendin yanar ve. erirsin amma, etrafindakiler ışığından faydalanırlar.
Bütün bunlar, Allahü tâlâ'nın istemesi, dilemesi ile olur, onun tevfikine bağlıdır. Onun için, hep Allah ile ol, ondan iste.. Her hayrı, her güzelligi, her iyiligi ondan bil.. Her şerri, her çirkinligi ve kötülügü de kendinden bil.. Yüz bin günah etsen bile, Allahü teâlâ'dan ümidini kesme.. O rahiymdir, o kerimdir, o afüv-
o gafur, o settar, o gaffardır. Yolculuk günün yakındır. Cansı»
at, ergeç kapıya gelecektir.
Bunu unutma!. Hazırlığını buna göre yap.. Beraberinde götüreceklerin hazır bulunsun.. Ille iyman, ille iyman, ille iymnan.. Iymanın kemali, Resûl-i ekrem sallallahu aleyhi ve sel.
lem efendimizi, her şeyinden ziyade sevmektir. Onu, her şeyden ziyade sevmedikçe bu kemale ve makama erişemezsin..
Kendini, mümkün olabildiği kadar ona benzetmeğe çalış. onun suretine ve onun siyretine uy.. Seven, sevdiginin yolundan, onun izinden gider.
Ey yerleri altımıza döşeyen ve gökleri üslümüze ref'eyleyen Allah.. Bizi, Habibinden ayırma.. Daima rizanda bulunan zümre-i sâlihiyne ilhak eyle.. Burada, Habibine ümmet etmek şeref ve saadetini müyesser kıldığın gibi, yarın kıyâmet gününde Rahmeten lil'âlemiyn olan Habibinin civarında iskân eyle..
Bizleri, tâ'atına mahkûm eyle.. Bizlere, tâ'atinden zevk ver..
Tâ'at e mağrur etme.. Mü'min olarak yaşat ve mü'min olarak öldür.. Sâlihlere ilhak eyle.. El el ile, ayak ayakla, bütün âzalarımız birbiriyle veda ederek el-firâk dediklerinde, ecel yastığında başımız, gözümüzden akan hasret yaşımız. Doktorlar birbirlerine bakıp hayat ümidi kalmadı dediklerinde, ölüm emmareleri belirdiğinde bizleri korkutma.. O mühlik ânda rahmet meleklerinin güle güle dediklerini duyur da, ölüm acılarını duyurma.. Kabir korkusu gösterme.. Mahşer günü, Enbiya ve evliyâ huzurunda, ehl-i iyman önünde irtikâp ettigimiz suçları ortaya çıkararak ehl-i nârı bizlere güldürme..
Bizleri nârına koyup yakma.. Kâfirlerin ve dinsizlerin: (Sen iyman ettin, namaz kıldın, oruç tuttun, zekât verdin, hac ettin de, yine azaptan kurtulamadın mı?
Neden sen de bizim gibi nârdasın?..) sözlerini bizlere duyurma.. Bizlere, adaletinle degil, affınla muamele eyle.. Meccanen yarattığın gibi, meccanen cennetine ithal eyle.. Firdevs-i â'lada ol Mustafayı pür vefaya ve sahibi safaya komşu eyle.. Hükûmet-i Cumhuriyemizi, din-i islâma ve ehl-i iymana hâdim eyle.. Türk büyüklerinin ve Türk münevverlerinin kalplerini nur-u Kur'an ve
tevhid-i sübhan ile pür-nur ve mâ'mur eyle.. Âsi ehl-i islâmı islâh ve affeyle.. Ordularımızı daima mansur ve muzaffer düşmanlarımızı her zaman perişan ve muzmahil eyle..
Yâ Rabbi.. Yazdırma kudreti bahşettigin bu risâlecigi, ind-i ilâhinde ve ind-i Resûlde mergup ve makbûl eyle.. Okuyanları, okutanları ve dinleyenleri iki cihanda aziz eyle. Kıyametin şiddet ve dehşetinden koru. Okudukları ile amel etmeği, ihlâs üzere bulunmağı nasip ve müyesser eyle.. Rizayı ilâhiyyene muhalif bir beyanımız ve ifademiz olmuşsa., Kasden olmadıgı sence malûm bulundugundan affeyle.. Umulan ve beklenen tesiri halk eyle.. Bi-hürmeti seyyid-il mürseliyn ve âlihim ecma'iyn EL-FATIHA..
El-Hac
MUZAFFER OZAK Irgâd, clld 3 - F: 20
IR ŞÂD YIRMi YEDiNCi DERS MÜNDERECAT:
Ved-Duhâ süresinin tefsiri - müşrikler, Resülüllah'ı nasıl imtihan etmek istemişti? - Vahiy neden aralandı?- Duhâ namazının fazilet ve hususiyetleri - Allahu teâlânın Resûl-ü zişâna ve onun ümmetine ihsan ve iltifatları nelerdir? Mahşerde şefaat-ı Resûl nasıl tahakkuk edecektir? Livâ-i hamd nedir? Makam-ı Mahmud ne demektir? Resûl-ü zişânın, âsi ümmeti için münacatta bulunduğu dört makam - Hz. Ebû - Bekir radıyallahu anhın, rüyaları ve mahşerde ehl-i iymana olunacak muamele- Kabirlerinden kalkmalarından itibaren mahşer yerinde, mizanda, hesapta ve siratta mü'minlere olacak tecelliler ve ihsanlar - Şeyh-i Ekber'e göre Hallac-ı Mansur'un Resûlüllah' üzen ve gücendiren sözleri - Musul'lu a'mâ Hafız Osman efendinin gözleri nasıl açılmıştı? Evliyâ'ullahtan Abdüsselâm Esmer hazretlerinin kerametlerine ait bir kıssa ile mahşer safahatına ait herkesin bllmesi ve öğrenmesi gerekli vâz-ü nasihatleri muhtevi çok mühim bir risâledir.
Sallû âlâ seyyidinâ Muhammed Sallû âlâ şef-i-zünubinâ Muhammed Sallû âlâ tabib-i-kulûbinâ Muhammed Sallû âlâ mürşidina Muhammed Sallû âlâ Şems-id-Duhâ Muhammed Sallû alâ Bedr-id-Dücâ Muhammed Sallû alâ nûr-il-Hüda Muhammed Allahümme salli alâ seyyidina ve l Nebiyyinâ Muhammedin kemâ salleyte alâ Ibrahime ve âlâ-âl-i Ibrahim inneke hamidün mecid.
Allahümme bârik alâ seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammedin kemâ bârekte alâ ibrahime ve âlâ âl-i-Ibrahim inneke hamidun mecid.
El-evvelü Allah.. El-âhiru Allah.. Ez-zâhirü Allah.. EIbâtınü Allah.. Hayrihi ve şerrihi min'Allah.. Men kâne fi kalbihi Allah.. Fe-mu'inuhu ve nâsıruhu fid-dâreyni Allah.. Rabbişrahli sadri ve yessir-li emri vahlül ukdeten min lisanı yefkahu kavli ve üfevvidü emri ilallah vallahü basiyrün bil-ibâd..
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ent-el alim-ül hakim..
Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke ent-el cevvad-ul kerim..
Subhaneke mâ abednake hakka ibadetike yâ mabud..
Sübhaneke mâ arefnâke hakka mâ'rifetike yâ mâ'ruf..
Sübhaneke mâ zekernake hakka zikrike yâ mezkûr..
Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike yâ meşkûr..
Ey bu kâinat ve mükevvenâtı yok iken var eyleyen. Habibinin nurunu kendi zât-ı nurundan halk eyleyen yücelerin yücesi ulu Allah…. Bârigâh-ı ahadiyyetine el açtık, bizleri Habibinin nurundan nurlandır; gönül gözlerimizden gaflet perde-
sini kaldır; aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resülüllah ile yanan kalplerimizi, rahmet ve mağfiret deryalarında kandır; rizayı ilâhine muvafık sırat-ı müstakiminde bulundur;
tevfik ve inayetinle mesrur lûtuf ve hidayetinle mebrur; tâ' at ve ibadetinle meşgul; sâlih kulların arasında mezkûr eyle Ya Rabbi.. Sana hakkıyle kul olan, rizayı ilâhine varan dogru yolda bulunan, cennet ve cemal vâ'dolunan sa'idler zümresine ilhak ve idhal eyle. Yâ Rabbi.. Sana hakkıyle kul olan, iki cihanda sultan olur, dertlilere derman olur, bikeslere amân olur, sana kul olmayanların halleri yaman olur Allahım.. Bizleri kulluğundan kovma, Iblis gibi nefsine kul olanlardan, sana ve senin rizana varan yoldan ayrılanlardan eyleme. Rizayı ilâhine lâyık, Habib-i-edibine lâyık, Kur'an-ı azim-ül-bürhanın emirlerine ve hükümlerine muvafık amellere muvaffak eyle Yâ Rabbi..
Gözlerimize ibret, kanaat ve hayâyı ihsan ve gönüllerimizden kibir, gurur, hased, gazab, u'cub ve riyayı def'edebilmeği âsan eyle Yâ Rabbi…. Ağızlarımızdan küfrü, şetmi, sebbi, gıybeti.
nemmameyi, boş ve faydasız sözleri teb'id ve dillerimizi zikrin, tesbih ve tahmidin, tehlil ve temcidinle te'sid eyle Yâ Rabbi..
Daima Kur'ân-ı azimi okumağa muvaffak, okuduklarımızla âmil olmaya elyak ve Kur'an ahlâkı ile ahlâklanmağa müstehak eyle Yâ Rabbi.. Okuduklarımızı anlamayı, anladıklarımızı anlatmayı. anlattıklarımızı dinletmeyi nasip ve müyesser eyle Yâ Rabbi.. Sözlerimizi âyât-ı beyyinât ile tezyin ve özlerimizi o âyetlerin feyziyle tenvir eyle Yâ Rabbi.. Bütün amellerimizi ind-i ilâhiyyende ve ind-i Resûl'de makbul, mergup ve mahbub eyle Ya Rabbi.. Dünyamızı mâ'mur ve âbâdan ve âhiretimizi handan-ü şâdân eyle Yâ Rabbi.. Bizleri, iyman ve Kur'an'dan ayırma; iyman ile göçmeyi, sâlihlere idhal eylemeyi nasibeyle Yâ Rabbi.. Bizlere ölüm acısını duyurma, bizim için meleklerine azap ve ıkap buyurma, huzurundan ve secdenden ayırma.
üzerimizden şeri'at libasını sıyırma Yâ Rabbi.. Kabirlerimizde mahzun ve mahşer yerinde mahrum eyleme Yâ Rabbi..
Affınla tecelli, setrinle teselli eyle; halimize ve aczimize rahmeyle, bizleri Habibine bahşeyle; nârından azad, cennet ve