ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
11 sonuç · “şehîd”
01Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi
Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi (ö. Nisan 1722), şeyhülislâm Dürrî Mehmed Efendi’nin büyük oğlu; 1709’da ilmiyyeye girip Şehid Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğine yükselen genç Osmanlı âlimidir.
Hurrem Velî
Hurrem Velî, Akşemseddin'in halifelerinden; gelenekte İstanbul'un fethi sırasında şehid olduğu ve Altımermer'de defnedildiği aktarılan Bayramî şeyhidir.
Hz. Hüseyin b. Ali
Hz. Ali ile Hz. Fâtıma'nın oğlu, Hz. Peygamber'in torunu ve Kerbelâ'da şehid edilen Ehl-i beyt büyüğü; çok sayıda tasavvuf silsilesinin erken halkaları arasında anılır.
III. Selim
III. Selim (27 Cemâziyelevvel 1175 / 24 Aralık 1761 – 28 Temmuz 1808, İstanbul); Osmanlı padişahı, Mevleviyye müntesibi , “İlhâmî” mahlaslı şair ve bestekâr. Sûzidilârâ makamının ve âyininin sahibi ; Şeyh Galib'in hâmisi. Nizâm-ı Cedîd'in kurucusu, tahttan indirilip şehid edilmiştir.
Lebeni Şeyh Beşir Ağa
Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…
Şeyh Hasan Ünsi Efendi
Şeyh Hasan Ünsi Efendi b. Recep b. Şehid Muhammed, ilm-i zahir ü batında kemal sahibi idi. Zühd ü takva ile daima halayıktan münkat ı' ve münzevi olup, elli seneden mütecav iz dışarı çıkmamışt ır. Ahir ömrüne değin mücahede ve inz iva üzere id i . Kiiimü'l-leyl ve müstecabü'd-da've olup, Alay Köşkü kurbunda Aydınoğlu Tek kesi'nde şeyh id i . "A'rec Hasan…
Yayabaşızâde Hızır Efendi
Yayabaşızâde Hızır Efendi (ö. 1005/1596), yeniçeri ocağından ilim ve irşad hayatına geçmiş; Vişne Mehmed Efendi’den yetişerek Şemsi Paşa ve Mehmed Ağa zâviyelerinde görev yapmış Halvetî şeyhidir.
şehîd
“Gören, bilen, şahit olan, haber veren.” anlamında insanın sıfatı olarak kullanılan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de şu anlamlarda yer almaktadır: Bir olaya tanıklık eden kimseler (“Bakara suresi, 2 / 282”; “Nisâ suresi, 4 /35”; “Mâ'ide suresi, 5 /8”; “Nûr suresi, 24 / 4”); 2. Gerçekleri gören, gafil olmayan kimseler (“Kâf suresi, 50 / 37”); 3. amelleri itibariyle doğru, âdil, iyi ahlâkh kimseler (“Bakara suresi, 2 / 143”). Gerçekleri gören, gafil olmayan kimseler (“Kâf suresi, 50 / 37”); 3. amelleri itibariyle doğru, âdil, iyi ahlâkh kimseler (“Bakara suresi, 2 / 143”).
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 278–284
Muzaffer Ozak Külliyatı · ten korkmayız. Cennet bize vaad edildi. Nâr ise sizlere meskendir» deyip Ömer'in üstüne yürüdü. Bu kadına ne olmuştu? Dişi bir kaplan gibi Ömer'in üzerine saldırıyor, bir taraftan