ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
4 sonuç · “Şeyda”
01Şeydâ Hüsâmeddin Efendi
Şeydâ Hüsâmeddin Efendi (ö. 960/1553), Üsküp ve Saraybosna medreselerinde görev yapan, Şeydâ mahlasıyla şiir söyleyen âlimdir.
Şeyh Abdurrahman Tâğî (Seydâ)
Şeyh Abdurrahman Tâğî (1831/32-1886), Kādirî sülûk ve hilâfetinin ardından Sıbgatullah Arvâsî’nin hizmetinde yetişen; Norşin’de medrese ile tekkeyi birleştiren kurum ve on dokuz halifelik ağıyla Hâlidîliğin bölgedeki başlıca merkezlerinden birini kuran âlim ve mürşiddir.
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir Ey kılan şeydâ beni benden bu istigna nedir Nice sormazsın ki ahval-i dil-i şeydâ nedir Fuzali Şey'en lillah (4 te a Allah rızası için bir şey (ver), Hak rızası için bir şey. b Dervis nefsini aşağılamak ve onu ayağının altına alıp ezmek, halka rezil ve rüsva etmek için eline keşkül alıp dilenir. Dilenirken “sey'en lillâh” der. Buna selmana çıkmak da denir. Topladiklanm dergâha ve tekkeye getirir. b Geçimlerini dilenerek sağlayan dervişler veya derviş olmayan dilenciler de, bu deyimi kullanırlar. Bazen “Hakkullâh ver” de derler. Bahâeddin Nakşbend cenazesi götürülürken tabu- tunun önünde şu manzumenin okunmasını istemiştir: Şeyh Müflisânim âmede der kay-i ta Şey'en-lillâh ez cemâl-i rây-ı ta (Allah için güzelliğinden bir sey latfet Mijflis olarak bulunduğun semte geldik)
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B