ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “Âgûş”
01Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi
Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Boğuk Abdullah Efendi
Boğuk Abdullah Efendi (ö. Muharrem 1108/Ağustos-Eylül 1696), Karaferye’den İstanbul’a gelerek Sultan Selim ve Fatih camilerinde vaaz eden; ses rahatsızlığı sebebiyle kürsüden ayrıldıktan sonra hacca gidip Medine’de vefat eden Osmanlı âlimidir.
Dizdâr-zâde Mehmed Efendi
Tırhalalı Dizdâr-zâde Mehmed Efendi (ö. Ağustos 1599), müderrislikten Nakşibendî terbiyeye yönelen, Edirne Selimiye Camii’nde vaizlik, tefsir ve hadis öğretimi yapan Osmanlı âlim ve şeyhidir.
Hamid Hamideddin Ateş
Hamid Hamidettin Ateş (d. 18 Ağustos 1960, Darende), Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu; 1987'den itibaren Darende Şeyh Hamîd-i Velî Camii'nde imam-hatiplik yaptı, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın mütevelli başkanıdır.
İşretî Mustafa Çelebi
İşretî Mustafa Çelebi (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Rumelihisarı doğumlu; Şehzade Bayezid çevresinde kadılık yapmış, Battal Gazi Zâviyesi'ni medreseye dönüştürmüş şairdir.
Kaysûnîzâde Mahmud el-Mısrî
Kaysûnîzâde Mahmud el-Mısrî (ö. Safer 976/Ağustos 1568), Kahireli hekim ailesinden gelen; Kanûnî Sultan Süleyman'ın tedavisinde görev alan, reisü’l-etıbbâlığa yükselen Kādirî şeyhtir.
Kefevî Hüseyin Efendi
Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 27 Safer 1010 / 27 Ağustos 1601), Kefe'de tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'da ilme yönelen müderris ve kadı; üç dilde şiir söyleyen, mûsiki bilen ve Râznâme ile Sevânihu't-tefe'ül 'de devrinin aynası sayılan yüzlerce hikâye bırakan müellif.
Kürd Sa‘dî bin Mahmud
Kürd Sa‘dî (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Kalecik doğumlu; Molla Acem, Saçlı Emir ve Ebüssuûd Efendi çevresinde yetişmiş Osmanlı âlimidir.
Miyân Mîr
Miyân Mîr (957/1550, Sivîstan – 7 Rebîülevvel 1045 / 21 Ağustos 1635, Lahor); Kādirî şeyhi. Vahdet-i vücûdu Hint alt kıtasında en etkili savunan sûfîlerden ; Bâbürlü hânedanının dört kuşağı ona bağlıydı. Amritsar'daki Altın Mâbed'in temel merasimine davet edildiği kaydedilir.
Muhammed Ma‘sûm
Muhammed Ma'sûm Sirhindî (11 Şevval 1007 / 7 Mayıs 1599 – 9 Rebîülevvel 1079 / 17 Ağustos 1668, Sirhind); Hindistanlı Nakşibendî-Müceddidî şeyhi . İmâm-ı Rabbânî'nin üçüncü oğlu ve halefi; “Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla anılır. [Editör notu: Bu kayıt 27 numaralı kayıtla mükerrerdir ; CMS'te silinip 27'ye yönlendirilmelidir.]
Muhammed Ma‘sûm Sirhindî
Muhammed Ma'sûm Sirhindî (11 Şevval 1007 / 7 Mayıs 1599 – 9 Rebîülevvel 1079 / 17 Ağustos 1668, Sirhind); Hindistanlı Nakşibendî-Müceddidî şeyhi . İmâm-ı Rabbânî'nin üçüncü oğlu ve halefi; “Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla anılır.
Mûsâ el-Kâzım
Mûsâ el-Kâzım (7 Safer 128 / 8 Kasım 745, Ebvâ – Receb 183 / Ağustos 799, Bağdat); İsnâaşeriyye'nin yedinci imamı . Abbâsîler'e karşı barışçı bir çizgi izlemesine rağmen ömrünün son yıllarını hapiste geçirmiştir.
Âgûş
Kucak, sîne ve bağır. Tasavvuf şiirinde sırları kabul eden gönlü, mânevî yakınlığı ve sevgilinin kuşatıcı huzurunu anlatan Farsça bir kelimedir.