Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

50 sonuç · toplam 50 · “Âgûş” · 1/3

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Âgûş

Kucak, sîne ve bağır. Tasavvuf şiirinde sırları kabul eden gönlü, mânevî yakınlığı ve sevgilinin kuşatıcı huzurunu anlatan Farsça bir kelimedir.

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Bünâ-gûş

Kulak memesi. Tasavvuf şiirinde sevgilinin ancak dikkat ve gönül kulağıyla anlaşılabilen ince sözüne, remzine ve nüktesine işaret eder. Bu ince ifadeye “dakīka-i mahbûb” da denir.

↗
03
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi

Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî…

↗
04
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Boğuk Abdullah Efendi

Boğuk Abdullah Efendi (ö. Muharrem 1108/Ağustos-Eylül 1696), Karaferye’den İstanbul’a gelerek Sultan Selim ve Fatih camilerinde vaaz eden; ses rahatsızlığı sebebiyle kürsüden ayrıldıktan sonra hacca gidip Medine’de vefat eden Osmanlı âlimid…

↗
05
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Dizdâr-zâde Mehmed Efendi

Tırhalalı Dizdâr-zâde Mehmed Efendi (ö. Ağustos 1599), müderrislikten Nakşibendî terbiyeye yönelen, Edirne Selimiye Camii’nde vaizlik, tefsir ve hadis öğretimi yapan Osmanlı âlim ve şeyhidir.

↗
06
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

İşretî Mustafa Çelebi

İşretî Mustafa Çelebi (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Rumelihisarı doğumlu; Şehzade Bayezid çevresinde kadılık yapmış, Battal Gazi Zâviyesi'ni medreseye dönüştürmüş şairdir.

↗
07
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Kaysûnîzâde Mahmud el-Mısrî

Kaysûnîzâde Mahmud el-Mısrî (ö. Safer 976/Ağustos 1568), Kahireli hekim ailesinden gelen; Kanûnî Sultan Süleyman'ın tedavisinde görev alan, reisü’l-etıbbâlığa yükselen Kādirî şeyhtir.

↗
08
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Kefevî Hüseyin Efendi

Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 27 Safer 1010 / 27 Ağustos 1601), Kefe'de tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'da ilme yönelen müderris ve kadı; üç dilde şiir söyleyen, mûsiki bilen ve Râznâme ile Sevânihu't-tefe'ül 'de devrinin aynası sayılan yüz…

↗
09
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Miyân Mîr

Miyân Mîr (957/1550, Sivîstan – 7 Rebîülevvel 1045 / 21 Ağustos 1635, Lahor); Kādirî şeyhi. Vahdet-i vücûdu Hint alt kıtasında en etkili savunan sûfîlerden ; Bâbürlü hânedanının dört kuşağı ona bağlıydı. Amritsar'daki Altın Mâbed'in temel m…

↗
10
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Muhammed Ma‘sûm Sirhindî

Muhammed Ma'sûm Sirhindî (11 Şevval 1007 / 7 Mayıs 1599 – 9 Rebîülevvel 1079 / 17 Ağustos 1668, Sirhind); Hindistanlı Nakşibendî-Müceddidî şeyhi . İmâm-ı Rabbânî'nin üçüncü oğlu ve halefi; “Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla an…

↗
11
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Mûsâ el-Kâzım

Mûsâ el-Kâzım (7 Safer 128 / 8 Kasım 745, Ebvâ – Receb 183 / Ağustos 799, Bağdat); İsnâaşeriyye'nin yedinci imamı . Abbâsîler'e karşı barışçı bir çizgi izlemesine rağmen ömrünün son yıllarını hapiste geçirmiştir.

↗
12
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Nişancı Mehmed Beg

Nişancı Mehmed Beg (920/1514–Safer 974/Ağustos-Eylül 1566), divan kâtipliğinden reisülküttaplık, defterdarlık ve nişancılığa yükselmiş; İstanbul ve Mudurnu çevresinde medrese, cami, mektep ve vakıflar kurmuştur.

↗
13
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Şeyh İsmâil Hakkı Efendi

Şeyh İsmâil Hakkı Efendi, Hüdâyî çevresindeki Muhammed Hikmet Efendi’nin oğlu; 6 Cemâziyelevvel 1285/26 Ağustos 1868’de vefat eden Celvetî aile halkasıdır.

↗
14
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Şeyh Yâkub Fânî Efendi

Şeyh Yâkub Fânî Efendi (ö. 13 Ağustos 1642), İstanbul’da yetişip Şerbetî Mehmed Efendi’den hilâfet aldıktan sonra Bursa’ya gönderilen; Karaağaç mescidini imamlık, kıraat, hitabet ve Halvetî-Ramazânî irşadın birleştiği bir zâviyeye dönüştüre…

↗
15
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Sohbet notlarının yazma nüshaları ve neşri

Ahmed Avni Konuk · Fâtih türbedarı Ahmed Amîş Efendi ile yaptığı sohbetlerden beşini yazıya geçirmiştir; ilki 9 Ağustos 1919, sonuncusu 6 Nisan 1920 tarihlidir ve notlar iki ayrı yazma yoluyla günümüze ulaşmıştır.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baka

١ ar. / vefa edemeyişleri: Buk'a mübareke M eler (sav bitlere bekkâ (¢ Bulmak Bilmek ee ش) Bünâ-güş |. fars. 0 نيك Burak (5 ~ x tür 1 4 e li Y ek. tas, Aşk 0:14553). Sevgilini Burak'ı can 1 I ها ن) عن i aşk (sp ikat mutasavvıflar daha Bürha…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

bayram

Dinî ve millî değerler bakımmdan kutsal ve özel önemi olan, ayrıca bu değerlerin topluca kutlandığı gün. Dinî bayramlar yılda iki defa kutlanmaktadır. Birincisi Ramazan Bayramı olup “ıyd-1 fıtr” olarak da adlandırılmaktadır. Bu bayram halk…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teyemmüm

Su bulunmadığında veya suyu kullanmak zarar vereceğinde temiz toprak cinsinden bir yüzeye elleri vurup yüzü ve kolları mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Niyet, kullanılacak yüzey, mesh edilecek alan ve teyemmümü bozan durumların ayrıntıla…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

abdestsiz

abdestsiz a ve s. Abdesti bozulmuş veya gusül abdesti almamış olan (kimse). 2. mec. 2. Akidesi veya ahlâkı bozuk kimse. ' Akidesi veya ahlâkı bozuk kimse. '

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

guslün sünnetleri

guslün sünnetleri a. Gusül yaparken Hz. Peygamber’in uyguladı ğı eylemler için kullanılan terim. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Niyet etmek, “besmele” (bk. bu madde) ile başlamak ve niyet etmek, vücudun herhangi bir yerinde pislik varsa önc…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstinşâk

Abdest ve boy abdesti (gusül) alırken burna su çekme. On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanmak, mazmaza ( abdestte ağıza su almak ), istinşâk, tırnak kesmek, ayak parmaklarını yıkamak, koltuk altını temizlemek, k…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Katolik

Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Halka-İ Tevhid

Arapça, tevhid halkası demektir. Dergâhlarda, sufilerin zikir töreninde oluşturdukları daireye, tevhid halkası denir. Halka kelimesi “halaka” şeklinde de okunur.Nice inkâr olunur halka-i tevhid-i azîz Âşık ol yerde olur dilber ile hem ağuşS…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müsta'mel Su

Abdestte veya gusülde veya kurbet için (yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkamak gibi) kullanılan su. (Bkz. Mâ-i Müsta'mel) Müsta'mel su, İmâm-ı a'zam'a göre kaba necâsettir. Müsta'mel suyu içmek ise mekrûhtur. (Halebî)

↗