Ara
Menü

Muhammed Ma‘sûm Sirhindî

Muhammed Ma'sûm Sirhindî (11 Şevval 1007 / 7 Mayıs 1599 – 9 Rebîülevvel 1079 / 17 Ağustos 1668, Sirhind); Hindistanlı Nakşibendî-Müceddidî şeyhi . İmâm-ı Rabbânî'nin üçüncü oğlu ve halefi; “Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla anılır.

Doğum
1599
Vefat
1668
Unvan
Ma‘sûmiyye'nin pîri ve Müceddidî yayılışın ikinci büyük halkası
Temalar
mektûbat, irşad ağı, Sirhind

Doğumu ve tahsili

11 Şevval 1007'de (7 Mayıs 1599) Hindistan'ın Sirhind şehri civarında dünyaya geldi. İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî'nin üçüncü oğludur.

Küçük yaşta babası, ağabeyi Muhammed Sâdık ve babasının halifelerinden Muhammed Tâhir Lâhûrî'den dinî ilimleri tahsile başladı. Kısa sürede Kur'an'ı ezberlediği, on bir yaşında babasına intisap ettiği, on altı yaşında tahsilini tamamlayıp ders okutmaya başladığı rivayet edilir.

Bu dönemde Anadolu'dan Hindistan'a gelerek babasına mürid olan Safer Ahmed Rûmî'nin kızıyla evlendi.

Halef tayini

1028'de (1619) Bâbürlü Hükümdarı Cihangir tarafından babası hapsedildiğinde, yirmi yaşlarında bir genç olan Muhammed Ma'sûm babasıyla münasebetini mektuplaşarak sürdürdü.

1032 (1623) yılında İmâm-ı Rabbânî, kendisinden sonra irşad makamına Muhammed Ma'sûm'un geçeceğini bir mektupla oğullarına bildirdi. 1034'te (1624) babası, 1050'de (1640-41) annesi vefat etti.

1051 (1641-42) yılında babasının müsvedde hâlinde kalmış bazı notlarını toplayarak Mükâşefât-ı Gaybiyye adıyla kitap hâline getirdi. 1063'te (1653) çeşitli kişilere yazdığı mektupların derlenmesiyle Mektûbât-ı Ma'sûmiyye'nin I. cildi ortaya çıktı.

Tâc Mahmûd hadisesi

1065 (1655) yılında Sâmâne şehri idarecilerinden Tâc Mahmûd, İslâm'a hakaret edince tepkiyle karşılandı ve cezalandırıldı. Yönetimi babası Şah Cihan'ın elinden almaya çalışan Bâbürlü şehzadesi Dârâ Şükûh, arkadaşı Tâc Mahmûd'u cezadan kurtarmak istiyordu.

Tâc Mahmûd'un cezasız kalmasının toplumda kötü örnek oluşturacağını düşünen Muhammed Ma'sûm, Sirhind'den Delhi'ye giderek cezanın infazı için çalıştı ve infazdan sonra Sirhind'e döndü.

Dârâ Şükûh endişesi

Dârâ Şükûh, İslâm ile Hinduizm'in öğretilerini karşılaştıran Mecmau'l-bahreyn adlı bir eser yazdı, Hint klasiği Upanişadlar'ın bazı bölümlerini Sanskritçeden Sırr-ı Ekber adıyla Farsçaya tercüme etti.

Onun Hindularla yakın ilişkilerinin, Ekber Şah döneminde görüldüğü gibi yeni bir “Dîn-i İlâhî” projesine dönüşebileceğinden endişe eden Muhammed Ma'sûm, Şah Cihan'dan sonra tahta Dârâ Şükûh'un değil İslâmiyet'e sıkıca bağlı olan Evrengzîb'in geçmesini istiyordu.

Hac ve Evrengzîb

Şah Cihan'ın ciddi bir hastalığa yakalanıp dört oğlu arasında taht kavgasının başladığı 1067 (1657) yılında, Muhammed Ma'sûm bazı yakınları ve müridleriyle birlikte hac için yola çıktı. Hindistan'daki Sûret Limanı'ndan gemiyle Hicaz'a gitti. 1068 (1658) yılını Mekke ve Medine'de geçirdi.

Taht kavgasını Evrengzîb'in kazanması üzerine muhtemelen 1069'da (1659) Hindistan'a döndü ve Evrengzîb tarafından kendisine 300 eşrefî altın verildi.

Hac sırasında oğlu Muhammed Ubeydullah'ın babasının sohbetlerinden derlediği Yevâkītü'l-Haremeyn adlı eser, Hindistan'da Arapça bilmeyen müridlerin talebi üzerine Muhammed Şâkir b. Bedreddin Sirhindî tarafından 1071'de (1661) Hasenâtü'l-Haremeyn adıyla Farsçaya çevrildi.

Bu dönemde Evrengzîb de onun müridleri arasına katıldı. Evrengzîb'in mânevî eğitimini oğlu Seyfeddin Sirhindî'ye havale etti; bu amaçla onu muhtemelen 1076'da (1665-66) başşehir Delhi'ye gönderdi.

Vefatı ve halifeleri

1072'de (1662) bazı mektupları derlenip Mektûbât-ı Ma'sûmiyye'nin II. cildi, ertesi yıl da III. cildi oluşturuldu.

“Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla anılan Hâce Muhammed Ma'sûm, 9 Rebîülevvel 1079'da (17 Ağustos 1668) Sirhind'de vefat etti. Babasının kabrine 100 m. kadar mesafede aynı bahçe içinde defnedildi. Sirhind'deki dergâhta yerine oğlu Seyfeddin Sirhindî geçti.

Halifelerinden Muhammed Hanîf Kâbilî Afganistan'da, Murad Buhârî İstanbul ve Şam'da, Habîbullah Buhârî Orta Asya'da, A. Yekdest-i Cüryânî Mekke'de irşad faaliyetini sürdürerek Nakşibendîliğin Müceddidiyye kolunu farklı coğrafyalarda yaymışlardır.

Çok sayıda halifesi olan Muhammed Ma'sûm, mektuplarında babası İmâm-ı Rabbânî'nin bazı görüşlerini açıklamış ve onun tasavvuf anlayışını devam ettirmiştir.

Kırk halkanın tamamı
COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç8 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Bir infaz için Delhi'ye gitmek

Tâc Mahmûd hadisesi.

Metni gösterMetni daralt

1065 (1655) yılında Sâmâne şehri idarecilerinden Tâc Mahmûd, İslâm'a hakaret edince tepkiyle karşılandı ve cezalandırıldı. Yönetimi babası Şah Cihan'ın elinden almaya çalışan Bâbürlü şehzadesi Dârâ Şükûh, arkadaşı Tâc Mahmûd'u cezadan kurtarmak istiyordu.

Tâc Mahmûd'un cezasız kalmasının toplumda kötü örnek oluşturacağını düşünen Muhammed Ma'sûm, Sirhind'den Delhi'ye giderek cezanın infazı için çalıştı ve infazdan sonra Sirhind'e döndü.

Çerçeve. Dârâ Şükûh ile aralarındaki gerginliğin ilk somut hadisesidir; dört yıl sonra Dârâ, Evrengzîb tarafından mülhidlikle idam edilecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Taht kavgasında taraf olmak

Evrengzîb'i Dârâ'ya tercih etmesi.

Metni gösterMetni daralt

Dârâ Şükûh'un Hindularla yakın ilişkilerinin, Ekber Şah döneminde görüldüğü gibi yeni bir “Dîn-i İlâhî” projesine dönüşebileceğinden endişe eden Muhammed Ma'sûm, Şah Cihan'dan sonra tahta Dârâ Şükûh'un değil İslâmiyet'e sıkıca bağlı olan Evrengzîb'in geçmesini istiyordu.

Çerçeve. Endişesinin konusu iki kitaptır: Mecmau'l-bahreyn (İslâm ile Hinduizmin karşılaştırılması) ve Sırr-ı Ekber (Upanişadlar'ın Farsçaya tercümesi). Taht kavgasını Evrengzîb kazanmış, Evrengzîb sonradan onun müridleri arasına katılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kavga başlarken hacca çıkmak

1657'de Sûret'ten Hicaz'a.

Metni gösterMetni daralt

Şah Cihan'ın ciddi bir hastalığa yakalanıp dört oğlu arasında taht kavgasının başladığı 1067 (1657) yılında, Muhammed Ma'sûm bazı yakınları ve müridleriyle birlikte hac için yola çıktı.

Hindistan'daki Sûret Limanı'ndan gemiyle Hicaz'a gitti; 1068 (1658) yılını Mekke ve Medine'de geçirdi. Taht kavgasını Evrengzîb'in kazanması üzerine muhtemelen 1069'da (1659) Hindistan'a döndü ve Evrengzîb tarafından kendisine 300 eşrefî altın verildi.

Çerçeve. Kavganın en kritik iki yılında ülkede değildir; döndüğünde tercih ettiği taraf kazanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Padişahın eğitimini oğluna devretmesi

Seyfeddin Sirhindî'nin Delhi'ye gönderilmesi.

Metni gösterMetni daralt

Bu dönemde Evrengzîb de onun müridleri arasına katıldı.

Evrengzîb'in mânevî eğitimini oğlu Seyfeddin Sirhindî'ye havale etti. Bu amaçla onu muhtemelen 1076'da (1665-66) başşehir Delhi'ye gönderdi.

Çerçeve. Aynı Seyfeddin, babasının vefatından sonra Sirhind'deki dergâhta yerine geçecektir. Hükümdarın terbiyesi ile dergâhın halefliği aynı kişide birleşmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hapisteki babayla mektuplaşmak

1619'da Cihangir'in hapsi.

Metni gösterMetni daralt

1028'de (1619) Bâbürlü Hükümdarı Cihangir tarafından babası hapsedildiğinde, yirmi yaşlarında bir genç olan Muhammed Ma'sûm babasıyla münasebetini mektuplaşarak sürdürdü.

Çerçeve. Bu ailede mektup, hem terbiye hem miras aracıdır: 1032'de (1623) İmâm-ı Rabbânî, kendisinden sonra irşad makamına Muhammed Ma'sûm'un geçeceğini bir mektupla oğullarına bildirmiştir. Kendi eseri de üç ciltlik bir Mektûbâttır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Babasının yüz metre ötesine gömülmesi

Sirhind'deki aynı bahçe.

Metni gösterMetni daralt

9 Rebîülevvel 1079'da (17 Ağustos 1668) Sirhind'de vefat etti. Babasının kabrine 100 m. kadar mesafede aynı bahçe içinde defnedildi.

Sirhind'deki dergâhta yerine oğlu Seyfeddin Sirhindî geçti.

Çerçeve. Üç kuşak — İmâm-ı Rabbânî, Muhammed Ma'sûm, Seyfeddin — aynı şehirde ve aynı makamda birbirini izlemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mektûbât-ı Ma'sûmiyye

Üç cilt, üç ayrı derleme.

Metni gösterMetni daralt

Çeşitli kişilere yazdığı mektuplar müridleri tarafından üç cilt hâlinde derlenmiştir (Kanpûr 1304). I. cilt 1063'te (1653), II. cilt 1072'de (1662), III. cilt ertesi yıl oluşturuldu.

II. cildi derleyen Şerefeddin Herevî “Vesîletü's-saâde” şeklinde tarih düşürmüş (1072/1662) ve bu cilt bu adla da neşredilmiştir.

Eseri Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi Türkçeye (İstanbul 1277, 1978), Seyyid Zevvâr Hüseyin Şah Urducaya çevirmiştir (Karaçi 1986).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Esrâr Muhammed Han, Karaçi 1396/1976.
TARİHÎ KAYIT

Hasenâtü'l-Haremeyn

Hac yolculuğunun mânevî günlüğü.

Metni gösterMetni daralt

Mekke ve Medine'de yaşadığı mânevî hâlleri anlattığı eseri oğlu Muhammed Ubeydullah Arapça olarak kaleme almış (Yevâkītü'l-Haremeyn), Muhammed Şâkir Sirhindî Farsçaya tercüme etmiştir.

Tercümenin sebebi kaydedilmiştir: Hindistan'da Arapça bilmeyen müridlerin talebi üzerine 1071'de (1661) çevrilmiştir.

Bu eseri de Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi Türkçeye çevirmiştir; ayrıca A. Fârûk Meyân takma adıyla Süleyman Kuku tarafından yapılan özet bir çevirisi vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. M. İkbâl Müceddidî, Lahor 1981.
TARİHÎ KAYIT

Ezkâr-ı Ma'sûmiyye

Zikir ve vird kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Zikir ve nâfile ibadetlerin faziletiyle belli zamanlarda okunacak virdlere dair Farsça bir eserdir.

Oluşumu iki aşamalıdır: Muhammed Ma'sûm'un bazı dua ve zikirler hakkında tuttuğu notları halifesi Muhammed Âşûr Buhârî Risâle der Ezkâr-ı Yevmî ve Leylî adıyla derlemiş, kendisi de daha sonra bu risâleyi genişleterek Ezkâr-ı Ma'sûmiyye'yi meydana getirmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ezkâr-ı Ma'sûmiyye, Lahor 1384/1965.
ESER / METİN

Mükâşefât-ı Gaybiyye

Babasının müsvedde notlarını kitaplaştırması.

Metni gösterMetni daralt

1051 (1641-42) yılında babasının müsvedde hâlinde kalmış bazı notlarını toplayarak Mükâşefât-ı Gaybiyye adıyla kitap hâline getirdi.

Çerçeve. Babasının vefatından on yedi yıl sonradır. Bu ailede metinler hep başkasının eliyle kitaplaşır: baba oğlunun eliyle, oğul müridlerinin eliyle, torun ise babasının sohbetlerini yazarak.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Müceddidiyye

Nakşibendîliğin İmâm-ı Rabbânî kolu.

Metni gösterMetni daralt

Müceddidiyye, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî'ye nisbet edilen Nakşibendî koludur; Muhammed Ma'sûm babasının halefi olarak bu kolun ikinci kuşak temsilcisidir.

Çok sayıda halifesi olan Muhammed Ma'sûm, mektuplarında babası İmâm-ı Rabbânî'nin bazı görüşlerini açıklamış ve onun tasavvuf anlayışını devam ettirmiştir.

Kolun yayılması onun halifeleriyle olmuştur — Kâbil'den İstanbul'a, Buhara'dan Mekke'ye.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
TARİHÎ KAYIT

Kayyûm-i Sânî

Müceddidî geleneğindeki makam adı.

Metni gösterMetni daralt

“Urvetü'l-vüskā” ve “Kayyûm-i Sânî” lakaplarıyla anılır.

Kayyûm, Müceddidî geleneğinde âlemin mânevî nizamını ayakta tutan kutub mertebesine verilen addır; Kayyûm-i Sânî yani “ikinci kayyûm” — birincisi babası İmâm-ı Rabbânî'dir.

Urvetü'l-vüskā ise “sağlam kulp” demektir (Bakara 2/256).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
KAVRAM

“Dîn-i İlâhî” endişesi

Ekber Şah tecrübesinin hâtırası.

Metni gösterMetni daralt

Dârâ Şükûh'a karşı tavrının gerekçesi şudur: onun Hindularla yakın ilişkilerinin, Ekber Şah döneminde görüldüğü gibi yeni bir “Dîn-i İlâhî” projesine dönüşebileceğinden endişe.

Dîn-i İlâhî, Ekber Şah'ın (ö. 1605) dinleri birleştirme denemesidir. Müceddidî hareketinin doğuş sebebi de büyük ölçüde bu tecrübeye tepkidir — İmâm-ı Rabbânî bu yüzden “müceddid” sayılmıştır.

Yani baba ile oğul, iki kuşak boyunca aynı meseleyle uğraşmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.
TARİHÎ KAYIT

Halifelerin coğrafyası

Kâbil, İstanbul, Şam, Buhara, Mekke.

Metni gösterMetni daralt

Halifelerinden Muhammed Hanîf Kâbilî Afganistan'da, Murad Buhârî İstanbul ve Şam'da, Habîbullah Buhârî Orta Asya'da, A. Yekdest-i Cüryânî Mekke'de irşad faaliyetini sürdürerek Nakşibendîliğin Müceddidiyye kolunu farklı coğrafyalarda yaymışlardır.

Çerçeve. Osmanlı coğrafyasındaki Müceddidîliğin kaynağı Murad Buhârîdir; İstanbul ve Şam'daki faaliyeti, XVIII. yüzyıl Osmanlı tasavvufunu doğrudan şekillendirmiştir. Mekke'deki Yekdest-i Cüryânî ise hacca gelen Osmanlılar üzerinden aynı tesiri sürdürmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed Ma'sûm Sirhindî”.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAİmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindîoğul, doğrudan halife ve Ma‘sûmiyye devamıHOCASI / ŞEYHİMuhammed Murad Buhârîİmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi. Murad Buhârî yirmi üç yaşında Hindistan'a gittiğinde onunla tanışıp intisap etti, seyrü sülûkünü onun yanında tamamladı.SONRAKİ HALKAAhmed Yekdest-i CüryânîMuhammed Ma‘sûm Sirhindî’nin halifesi olarak Serhend’de yetişti ve Mekke’de irşadla görevlendirildi.SONRAKİ HALKAMuhammed Seyfeddin Sirhindîoğul, halife ve Sirhind post devamıSONRAKİ HALKAMuhammed Hanîf Kâbilîhalife; Afganistan aktarımıSONRAKİ HALKAHacı Muhammed Habîbullah Buhârîhalife; Orta Asya aktarımıSONRAKİ HALKAMuhammed Murad Buhârîhalife; Şam ve İstanbul aktarımıETKİLEDİĞİSeyyid Muhammed Sâlih ez-ZevâvîHicaz'daki ilmî-irşad tesiri; doğrudan bağın ayrıntıları ihtiyatlıdır

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Sirhind · HindistanSirhind1599'da civarında doğduğu, irşad makamını yürüttüğü ve 1668'de vefat ettiği şehir; babası İmâm-ı Rabbânî'nin kabrine 100 metre mesafede aynı bahçe içinde defnedildi. Yerine oğlu Seyfeddin Sirhindî geçmiştir.Delhi · HindistanDelhi1655'te Tâc Mahmûd'un cezasının infazı için gittiği ve 1665-66 civarında oğlu Seyfeddin'i Evrengzîb'in mânevî eğitimi için gönderdiği başşehir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.Surat · HindistanSûret Limanı1657'de hac için gemiye bindiği liman; Bâbürlü Hindistan'ından Hicaz'a giden hac yolunun ana çıkış noktasıdır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.Mekke · Suudi ArabistanMekke1068 (1658) yılını Medine ile birlikte geçirdiği şehir; burada yaşadığı mânevî hâller Yevâkītü'l-Haremeyn 'e kaydedilmiştir. Halifesi A. Yekdest-i Cüryânî de burada irşadı sürdürmüştür. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.Samana · HindistanSâmâneİdarecilerinden Tâc Mahmûd'un İslâm'a hakaret edip cezalandırıldığı şehir; Dârâ Şükûh ile arasındaki gerginliğin başlangıcıdır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.İstanbul · TürkiyeİstanbulHalifesi Murad Buhârî'nin Şam ile birlikte irşad faaliyetini sürdürdüğü şehir; Osmanlı coğrafyasındaki Müceddidîliğin kaynağıdır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.Kâbil · AfganistanKâbilHalifesi Muhammed Hanîf Kâbilî'nin irşadı sürdürdüğü ülke merkezi. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.Buhara · ÖzbekistanBuharaHalifesi Habîbullah Buhârî'nin Orta Asya'da irşadı sürdürdüğü merkez; Nakşibendîliğin ana yurdudur. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.

Önceki ve sonraki halka