ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
298 sonuç · toplam 298 · “derece” · 5/13
01Velâyet-i vustâ
Orta velâyet mertebesi. Bazı tasavvuf tasniflerinde velâyet derecelerini küçük, orta ve büyük şeklinde ayıran şemadaki ara basamağı ifade eder.
Emr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
fuhş-ı gaflet
Hadis biliminde, ravînin aşırı derecede gaflete düşmesi ve bundan dolayı hata yapması durumu
ehlüT-farz
Birinci dereceden varisler
edille-i tâliyye
fik. Fıkıh usulünde, ikinci dereceden deliller olarak nitelenen ve gelenek, görenek, uygulamalar, eylemler, genel kurallar, sağlam eserler gibi ortak değerlere dayanan deliller
ashâb-ı ferâ'iz
Mirasta ölen kişinin soyca birinci dereceden yalan olan bütün varisleri
üç mükâşefe
Taört savvuf yolunda, salikin nefsiyle yaptığı mücadele sonucunda manevî dereceleri bir bir aşarak biliulaştığı en yüksek mertebe ile liği kalp gözünün açılması ve gayb anâlemeninin görülmesi durumu
a. sünnetü’l-Hudâ
in Hz. Peygamber’in ibadet öy amacıyla yaptığı hareketler ol ve uygulamalar. Kimi fakihen ler, bayram namazı, ezan, az kamet, cemaatle namaz kılla ma gibi ibadetleri bu tür sünnet için örnek göstermişlerdir. Kimi fakihler de bunm ları vacip…
recebü’l-ferd
(j ^J Hicrî takvimde recep için kullanılan terim
fâsık
Allah’ın buyu duğu emirleri yerine getirmeyi na asi olan mümin veya kâfir için re kullanılan terim. Kur’ân-ı ış Kerîm’de bu söz, kök biçiminde ı- yedi ayette, çekimli fiil olarak on u ayette, “fâsık” olarak da otuz r; yedi ayette yer almakt…
Meâric Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmişinci sûresi. Meâric sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk dört âyet-i kerîmedir. Üçüncü âyet-i kerîmede geçen el-Meâric kelimesinden dolayı Sûret-ül-Meâric denilmiştir. Meâric, ma'recin çoğulu olup yükselme derecel…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Ulemâ-İ Sû
Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîye kavuşmaya vâsıta eden din adamları. Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in) yayılması ve yalnız onun kuvvetlen…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Husûsü’l-Husûs
2.2.4. Husûs ve Husûsü’l-Husûs Tasavvufta genel olarak müminler ve özel olarak da sûfîler içinde bulundukları manevî makam ve mevkilerine göre bazı derecelere ayrılmışlardır. Bunlar arasında iki önemli dereceyi ifade eden husûs ( صوصخلا) ve…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Nüzûl
İnmek. Tasavvuf yolunda ilerleyerek, sebebler âlemini görmeyip yalnız sebeblerin sâhibini yâni Allahü teâlâyı bilme hâline ulaşan bir velînin insanları irşâd ve terbiye için, tekrar sebebler âlemine inmesi. İnsanları Allahü teâlânın rızâsın…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Metbû'
Kendisine tâbî olunan, uyulan. Peygamber efendimize uymanın en yüksek derecesi; insan vücûdunun her zerresinin tâbi olmasıdır. Tâbi, metbû'a o kadar benzer ki, tâbi olmaklık aradan kalkar. Bunlar da, sanki Resûlullah sallallahü aleyhi ve se…
Konak
Tasavvufta ilerlerken her iki derece arası. Allahü teâlâya yakın olmak, ulaşmak husûsunda tasavvuf büyükleri; "İnsanı kavuşturan konaklar sonsuzdur, bitmez tükenmez" demişlerdir. (İmâm-ı Rabbânî)
Şekûr (eş-Şekûr)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kendisi için yapılan az tâate yüksek dereceler ihsân eden, sayılı günlerde yapılan ibâdete, sayısız mükâfât veren. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îmân ehli, Adn a…
Müsâvât
Eşitlik, denklik; aynı halde ve derecede olma. İslâm dînindeki hürriyet ve müsâvât, gayr-i müslimlerin çoğunu dâimâ kendine çekmiştir.Pekçoğu bu sebepten dinlerini değiştirmiş, müslüman olmakla şereflenmişlerdir. (Herkese Lâzım Olan Îmân) H…