ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
265 sonuç · toplam 265 · “Sevâ” · 3/12
01bât
Bu terim, İslâm inancına göre, imanın esaslarına ve İlâhî emirlere aykırı davranmanın, yapılan ibadetlerin ve iyi amellerin karşılığı olan sevaplan sileceğini veya yok edeceğini ifade etmektedir.
sitteti eyyâmi
sitteti eyyâmi a. ÇU L,) [Ar. ] “Altı gün” anlamındaki bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de evrenin yaratılış süresi için geçmektedir: “A'râf suresi” nde, “İnne rabbikümu’llahu ellezi halaka’s-sevâvâti ve’l-arda fi s sitteti eyyâmi... ” (Sizin Rabbi…
makâm-ı İbrâhîm
makâm-ı İbrâhîm a. Mekke’de Kâbe’nin ilk yapımı sırasında Hz. İbrahim’in duvar ördüğü ve buranın üzerine çıkıp Allah’a inananları hac yapmaya davet ettiği yere verilen ad. Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’in iki ayetinde dile getirilmiştir. Birincisi…
beyit -yti
1. “Ev, hane, menzil, konak, mesken” anlamında olan bu söz, “Aynı vezinde iki dizeden oluşan bir nazım birimi.” olarak İslâmî edebiyatta, özellikle de Divan Edebiyatı alanında kullanılan bir terim olarak yaygınlık kazanmıştır. 2. tas. Kalp,…
lüzûm-ı vakf
lüzûm-ı vakf e. (jîj ^ [Ar.] fık. Bir vakfın feshi yapılamayacak nitelikte olması dururmu. Bir vakfin oluşmasında ittifak her zaman mümkündür. Ancak oluşturulmuş bir vakfin dağılması kolay olmamaktadır. Ancak iki hüküm bu konuda zorunlu kıl…
Kıyâm bi-nefsihî
Varlığı kendinden olmak ve hiçbir şeye muhtaç bulunmamak. Kelâm ilminde Allah’ın zâtî sıfatlarından biridir. Allah’ın varlığını sürdürmek için bir mekâna, taşıyıcıya, sebebe veya başka bir varlığa dayanmadığını; bütün yaratılmışların ise va…
karz
GAâ) [Ar. ] fik. İslâm hukukunda, altın ve gümüş benzeri para değerinde bir malı veya buğday, arpa gibi eşdeğer bir malı geçici bir süre için eşdeğerinin geri verümesi ilkesine bağlı olarak birine veya birilerine ödünç verilmesi konusunda k…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
vakıf, -kfı
İsl hukukuna göre, mülkiyeti muya, gelirleri ise vakıf kur muş hak sahiplerine ait olm üzere akıllı ve bülûğ çağına miş bir kimsenin bir malmı ve gayrimenkulünü fıkıh hüküm ri çerçevesinde toplumun yar için ebediyyen bağışlaması ve bırakmas…
beytü’l-ma'mûr
Sözlükte “imar edilmiş ev” anlamma olan bu söz, yedinci gökte yapılmış, her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği ve ibadet yaptığı kutsal mekân. tas. Allah’ın tecellîgâhı olan inanan insanm kalbi
kurbet
İnşam Allah’ yaklaştıran ve sevap kazanmaya sebep olan bütün eylemler ve davranışlar. Kureyş suresi a. Ç^j^ Jt^) [ Ar. “Sûretü’l- Kureyş” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz al tmcı, iniş sırasına göre yirm dokuzuncu suresi olup “Tîn su resi” nden sonr…
farz-ı kifâye
fik Her Müslüman’ın cenaze il ilgili görevler; cenaze namaz gibi yerine getirilmesi ge rekmeyen Allah buyruğu “farz-ı kifâye”nin sevabı sa dece onu yerine getirene ai tir. Rükûlü ve secdeli nama olmadığı için bu ibadette re kât söz konusu d…
esmâ-i şerîfe
Allah’ın kutlu adları. esmâ'ü’l-hüsnâ a. »Lul) Allah’ın güzel adları için kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’in “A’râf suresi” nin 180. ayetinde mealen, “En güzel isimler Allah’ındır. ” ve “Ta ha suresi” nin 8. ayetinde mealen, “En güzel isim…
k a'zeb
L>l) [Ar. ] Kendisini dine vererek bekârlığı evliliğe tercih eden erkek. Sahih hadislerde, c) “Cennette hiçbir bekâr erkek bualunmayacağı; bekârlığın ibadetü lerin sevabını azaltacağı, bekârların dünya ve ahirette evlilere k. göre daha sıkı…
Nâfile ibadet
Farz ve vâcip dışında, Allah’a yakınlık ve sevap amacıyla yapılan ibadet. Nâfile namaz, oruç, sadaka, zikir ve Kur’ân tilâveti bu çerçevede değerlendirilir. Tasavvuf yollarında nâfileler farzların yerine geçirilmez. Önce zorunlu ibadetler v…
seriyye
Peyga ber’in hicretten kısa bir sü sonra başlattığı ve İslâmiyet yayılması için mücadele verd yıllarda, kendisinin bizzat k tılmayıp görevlendirdiği k mandanlarla yapılan sefer veya savaşlar için kullanılan rim. 599 sevâp
ashâb-ı a'râf
Cennet halkı ile cehennem halkı arasmda bir sur vardır; bu surun cennet tarafı “nur”, cehennem tarafı “ateş”tir. Bu iki yerin arası “a'râf’tır. Bu yerde bulunanlara “ashâb-ı a'râf” denilmiştir. Bunların sevapları ile günahları eşit olduğu i…
amel-i sâlih
Sa lih amel; din ve inaçlar doğz rultusunda Allah’a yapılan ” ibadet; dinin yapılmasmı r emir ve tavsiye ettiği iyi, doğ ru, faydalı ve sevap kazanma - amacıyla yerine getirilen amel. Kur’ân-ı Kerîm’de Salih amel işleyenlerin, yaratıkların…
Harâm Lokma
Helâl olmayan ve dînen yenmesi yasaklanan yiyecek. Vücûduna harâm lokma karışmış bir kimse, namazdan tad duymaz. (Behâeddîn-i Buhârî) Mîde yenilen şeylerin toplandığı yerdir. Oraya helal lokma koyarsan, âzâlardan sâlih (iyi) ameller, işler…
Dinde Bid'at
Peygamber efendimiz ve O'nun dört halîfesi zamânında olmayıp, dinde sonradan ortaya çıkarılan bozuk inanışlar, sevap kazanmak niyetiyle yapılan ibâdetler. Dinde yapılan her türlü değişiklikler, yenilikler ve reformlar. (Bkz. Bid'at)
Bak
Arapça, devam eden, sürekli olan demektir. Tasavvufta, kendi nazlarını sona erdirip başkalarının hazlarıyla devam eden kişi, yahut nefsini sona erdirip, Hak ile bakî olan demektir. Bu kişi, menfaat elde etmek, gelen zararı savuşturmak için…
Mübârek Geceler
İslâm dîninin kıymet verdiği geceler. Kadir, Arefe, Fıtr ve Kurban bayramı ile Mevlid, Berât, Mi'râc, Regâib, Muharrem, Aşûre geceleri. (Bkz. İlgili Maddeler) Mübârek gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle, ibâdet…
Muhdis
Namaz abdesti olmayan kimse. Muhdisin Kur'ân-ı kerîmi tutması haramdır. Ezberden okuması câizdir, olur. Yatağa abdestli girmek sünnettir. (İbn-i Âbidîn) Muhdisin Kur'ân-ı kerîmi yatakta, yatarak ezberden okuması câizdir ve sevâbdır. Fakat b…
Zâriyât Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli birinci sûresi. Zâriyât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış âyettir. Zâriyât kelimesi ile başladığından, bu isim verilmiştir. Sûrenin başındaki âyet-i kerîmeler, öldükten sonra dirilmenin, âhiret hayâtının ve âh…