ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
64 sonuç · toplam 64 · “Lahat” · 2/3
01mütevekkil
İslâmî inanca göre, insanm kendi iradesine sahip çıkması, Allah’a sarılması, kul olduğunun bilincine varması, işlerinin hayırla sonuçlanması için Allah’tan yardım bekleyen ve O’na güvenen mümin kimse. 2. Allah’tan gelen her şeye rıza göster…
sülüs
Sözlük anlam “üçte bir” olan bu terim, İslâ hat sanatmda ağzı 3 mm. gen 611 sünen liğindeki kamış kalemlerle yazılan yazı türü. hu § tam
Mîrganiyye
Muhammed Osman el-Mîrganî’ye nispet edilen ve 19. yüzyılda Hicaz ile Sudan çevresinde yayılan tarikat. Daha yaygın adıyla Hatmiyye veya Mîrganiyye-Hatmiyye diye anılır. Kurucusunun aldığı farklı tarikat icazetlerini bir araya getiren yol, ş…
İskatu’t-Tedbir
Arapça, tedbiri terketmek anlamındadır. Kulun nefsine değil, Allah’ın güzel tedbirine dayanması. Kim Allah’a tevekkül ederse, bu ona yeter. Zira Allah, yarattıklarının tedbirini üzerine almıştır. Tedbir; kulun tembel olmasını, bir kenara çe…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Murakabeye Varmak
Gözleri yumup Allah’a teveccüh etmek ve bu durumda zikir ile meşgul olmaya, murakabeye varmak, denir .
Tayere
Uğursuzluğa inanmak. İnsan üç şeyden kurtulamaz: Sû'-i zan, tayere, hased. Sû'-i zan edince, buna uygun harekette bulunmayınız. Uğursuz zan ettiğiniz şeyi, Allah'a tevekkül ederek yapınız. Hased ettiğiniz kimseyi hiç incitmeyiniz! (Hadîs-i…
Tevbe (tövbe)
Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh ( kurtuluş ) bulasınız. (Nûr sûresi: 31) Allahü t…
Nesh
Emir ve yasaklarla ilgili şer'î (dînî) bir hükmün, ondan sonra gelen şer'î bir delîl (hüküm) ile kaldırılması, yürürlülük zamânının sona erdiğinin haber verilmesi, açıklanması. Hükmü kaldırılan delîle, nâsih; kaldırılan hükme mensûh denir.…
Sünnet-İ Zevâid
Peygamber efendimizin, ibâdet olarak değil de, âdet olarak devâmlı yaptığı işler. Bunlara edeb de denir. Resûlullah efendimizin elbiseleri, oturması, kalkması, iyi şeyleri yapmağa sağdan başlaması sünnet-i zevâiddendir. (İbn-i Âbidîn) Sünne…
Abdu’l-Azîm
El-Azim, azamet sahibi anlamınadır. Allah’ın azametiyle tecelli ettiği kul. Bu, azametinden dolayı Allah’a tam anlamıyla tezellül eder. Allah, bu kulunu, insanların gözünde büyük gösterir, şanını insanlar arasında yüceltir. Onlar ona saygı…
Abdu’l-Kayyûm
el-Kayyûm, her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden demektir. Eşyanın varlığını Hakk’a bağlı olarak gören kul. Kayyûmiyyet, tecellî edince, o kul, bununla, halk arasında, Allah’a bağlanıp emirlerini yerine getirerek, onlara…
Abdu’r-Raûf
er-Raûf, şefkatli, demektir. Allah’ın re’fet ve rahmetine mazhar kıldığı kuldur. Bu kul, şer’î hudud hariç, insanlara çok re’fetli (şefkatli) olur. Allah’ın onun üzerine bağlı bulunan hükmü ve kazası gereği, günahtan dolayı kendine vacip kı…
Bî-Ser Ü Pâ
Farsça, başsız ve ayaksız demektir. Melâmiyyei Bayramiyye mensuplarının mezar taşlarına denir. Hacı Bayram-ı Veli’den sonra tarikatı; Şemsiyye-i Bayramiyye (Akşemseddin kolu), Melâmiyye-i Bayramiyye (Bıçakçı Ömer Dede Kolu) ve İnce Bedreddi…
Celvet
Arapça. Ortaya çıkmak, açık ve vazıh olmak manaları vardır. Esasen celî kelimesi hafî’nin zıddıdır. Celiyye, kesin haber (haber-i yakîn) gibi anlamları ihtiva eder. Celâ, vazıh olmak, keşf olmak gibi manalarda kullanılır. Tecellî de aynı şe…
Kapıyı Sır Etmek
Kapıyı kapatmak anlamında bir söz.Şeyhim, var ise söyle erenler kelimâtı Dinletme bana tekkedeki mustalahâtı(Şem’in külü al), (kapıyı sır eyle) demekle Hâşâ bulasın nûr-ı dil ü bâb-ı necatıAllah için olmazsa eğer çekdiğin evrâd Nutkun tutul…
Sâhib
Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…
Secde-İ Şükür
Arapça, şükür secdesi anlamına bir ifade. Mevleviler, namaz kıldıktan sonra, namaz kılma nimetine muvvaffak kılması sebebiyle, Allah’a teşekkür için, şükür secdesi yaparlardı.
Şatah
Arapça, hareket, kıpırdama vs. gibi anlamları olan bir kelime. Konuşmada şatah, konuşurken ölçüyü kaçırmayı ifade eder. Aşırı tecellî ve feyz gelen velîlerden, bir takım şeriata uymaz gibi görünen sözler zuhur eder. Dıştan bakınca, bu sözle…
Lâleli Camii Türbesi
İstanbul · Türkiye · 28 Temmuz 1808'de şehid edilmesinin ardından, geniş bir halk kitlesinin katılımı ve esef nidâları arasında babası III. Mustafa'nın yaptırdığı caminin türbesine, babasının yanına gömüldü. İlişkili kişi dosyası III. Selim…
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Şeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterdiği mevlevîhâne; terkip ettiği makamların listesi Abdülbâki Nâsır Dede'nin Tedkīk u Tahkīk'inden gelir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim,…
Topkapı Sarayı (Şimşirlik Dairesi)
İstanbul · Türkiye · Şehzadeliğinde on beş yıl kapalı kaldığı, tahttan indirildikten sonra da geri döndüğü daire; en güzel bestelerini ve İlhâmî mahlaslı şiirlerini burada yazmıştır. Arz Odası önünde şehid edilmiştir. İlişkili kişi dosyası…