Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-8371- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh ( kurtuluş ) bulasınız. (Nûr sûresi: 31)</p><p>Allahü teâlâ tövbe edenleri sever. (Bekara sûresi: 222)</p><p>En iyiniz, günâhtan sonra hemen tövbe edeninizdir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Tövbe eden, günah işlememiş gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Rûh gargaraya gelmedikçe, Allahü teâlâ kulun tövbesini kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)</p><p>Günâhlarınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince Allahü teâlâ tövbenizi kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Günahtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Farzı yapmamanın günâhı ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için, kalb ile tövbe etmek ve dil ile istiğfâr etmek (bağışlanmasını istemek) ve beden ile kazâ etmek lâzımdır. (M. Hâdimî)</p><p>Ey oğlum! Bir hatâ işlediğin zaman hemen tövbe et ve sadaka ver. Tövbeyi yarına bırakma. Çünkü ölüm, ansızın gelir. (Lokman Hakîm)</p><p>İnsanları iki şey helâk eder: Biri tövbe ederim diyerek günâh işlemeleri, diğeri de sonra yaparım diyerek tövbeyi geciktirmeleridir. (Şakîk-i Belhî)</p><p>Her uzvun tövbesi vardır. Kalbin tövbesi, harâm işleri yapmaya niyeti terk etmesi; gözün tövbesi, harâma bakmaması; ayakların tövbesi, harâma gitmemesi; kulakların tövbesi, haram şeyleri dinlememesi; karnın tövbesi harâm yememesidir. (Zünnûn-i Mısrî)</p><p>Şartlarına uygun yapılan tövbe muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde değil, tövbenin şartlarına uygun olup olmadığında şüphe etmelidir. (İmâm-ı Gazâlî)</p><p>Tevbe yâ Rabbî hatâ râhına git tiklerime</p><p>Bilip ettiklerime bilmeyip ettikle rime</p><p>(Abdurrahîm Rûmî)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-8897- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh ( kurtuluş ) bulasınız. (Nûr sûresi: 31)</p><p>Allahü teâlâ tövbe edenleri sever. (Bekara sûresi: 222)</p><p>En iyiniz, günâhtan sonra hemen tövbe edeninizdir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Tövbe eden, günah işlememiş gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Rûh gargaraya gelmedikçe, Allahü teâlâ kulun tövbesini kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)</p><p>Günâhlarınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince Allahü teâlâ tövbenizi kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Günahtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Farzı yapmamanın günâhı ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için, kalb ile tövbe etmek ve dil ile istiğfâr etmek (bağışlanmasını istemek) ve beden ile kazâ etmek lâzımdır. (M. Hâdimî)</p><p>Ey oğlum! Bir hatâ işlediğin zaman hemen tövbe et ve sadaka ver. Tövbeyi yarına bırakma. Çünkü ölüm, ansızın gelir. (Lokman Hakîm)</p><p>İnsanları iki şey helâk eder: Biri tövbe ederim diyerek günâh işlemeleri, diğeri de sonra yaparım diyerek tövbeyi geciktirmeleridir. (Şakîk-i Belhî)</p><p>Her uzvun tövbesi vardır. Kalbin tövbesi, harâm işleri yapmaya niyeti terk etmesi; gözün tövbesi, harâma bakmaması; ayakların tövbesi, harâma gitmemesi; kulakların tövbesi, haram şeyleri dinlememesi; karnın tövbesi harâm yememesidir. (Zünnûn-i Mısrî)</p><p>Şartlarına uygun yapılan tövbe muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde değil, tövbenin şartlarına uygun olup olmadığında şüphe etmelidir. (İmâm-ı Gazâlî)</p><p>Tevbe yâ Rabbî hatâ râhına git tiklerime</p><p>Bilip ettiklerime bilmeyip ettikle rime</p><p>(Abdurrahîm Rûmî)</p>
Dinî Terimler Sözlüğü
Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh ( kurtuluş ) bulasınız. (Nûr sûresi: 31)
Allahü teâlâ tövbe edenleri sever. (Bekara sûresi: 222)
En iyiniz, günâhtan sonra hemen tövbe edeninizdir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Tövbe eden, günah işlememiş gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Rûh gargaraya gelmedikçe, Allahü teâlâ kulun tövbesini kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)
Günâhlarınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince Allahü teâlâ tövbenizi kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Günahtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Farzı yapmamanın günâhı ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için, kalb ile tövbe etmek ve dil ile istiğfâr etmek (bağışlanmasını istemek) ve beden ile kazâ etmek lâzımdır. (M. Hâdimî)
Ey oğlum! Bir hatâ işlediğin zaman hemen tövbe et ve sadaka ver. Tövbeyi yarına bırakma. Çünkü ölüm, ansızın gelir. (Lokman Hakîm)
İnsanları iki şey helâk eder: Biri tövbe ederim diyerek günâh işlemeleri, diğeri de sonra yaparım diyerek tövbeyi geciktirmeleridir. (Şakîk-i Belhî)
Her uzvun tövbesi vardır. Kalbin tövbesi, harâm işleri yapmaya niyeti terk etmesi; gözün tövbesi, harâma bakmaması; ayakların tövbesi, harâma gitmemesi; kulakların tövbesi, haram şeyleri dinlememesi; karnın tövbesi harâm yememesidir. (Zünnûn-i Mısrî)
Şartlarına uygun yapılan tövbe muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde değil, tövbenin şartlarına uygun olup olmadığında şüphe etmelidir. (İmâm-ı Gazâlî)
Tevbe yâ Rabbî hatâ râhına git tiklerime
Bilip ettiklerime bilmeyip ettikle rime
(Abdurrahîm Rûmî)