Ara
Menü
ذ

Abdu’r-Raûf

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-9463
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>er-Raûf, şefkatli, demektir. Allah’ın re’fet ve rahmetine mazhar kıldığı kuldur. Bu kul, şer’î hudud hariç, insanlara çok re’fetli (şefkatli) olur. Allah’ın onun üzerine bağlı bulunan hükmü ve kazası gereği, günahtan dolayı kendine vacip kılmanı ve haddi, rahmet şeklinde görür. Her ne kadar dıştan nikmet gibi görünse de… Bu durumu, sadece havassu’l-havass seviyesinde bulunanlar, zevken bilirler. Zahiren üzerindeki haddi uygulamak, bâtınen ona acımanın ayn’ı dır. Kur’an’da onbir yerde geçer.ABDU’R-RAŞîD: er-Raşîd, bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşâd edici demektir. Allah’ın er- Raşîd ismiyle tecellî etmek suretiyle rüşdünü nasib ettiği kula, Abdu’r-Raşîd denir. İbrahim (a)’e dediği gibi: “Andolsun ki, daha önce ibrahim’e de, akla uygun olan (rüşd)ı göstermiştik…” (Enbiyâ/51). işte bundan sonra, halkı Allah’a, ma’âş ve me’âd konularında dünyevî, uhrevî maslahatlara yöneltmek üzere irşada başladı. Kur’an’da üç yerde geçer.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10590
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>er-Raûf, şefkatli, demektir. Allah’ın re’fet ve rahmetine mazhar kıldığı kuldur. Bu kul, şer’î hudud hariç, insanlara çok re’fetli (şefkatli) olur. Allah’ın onun üzerine bağlı bulunan hükmü ve kazası gereği, günahtan dolayı kendine vacip kılmanı ve haddi, rahmet şeklinde görür. Her ne kadar dıştan nikmet gibi görünse de… Bu durumu, sadece havassu’l-havass seviyesinde bulunanlar, zevken bilirler. Zahiren üzerindeki haddi uygulamak, bâtınen ona acımanın ayn’ı dır. Kur’an’da onbir yerde geçer.ABDU’R-RAŞîD: er-Raşîd, bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşâd edici demektir. Allah’ın er- Raşîd ismiyle tecellî etmek suretiyle rüşdünü nasib ettiği kula, Abdu’r-Raşîd denir. İbrahim (a)’e dediği gibi: “Andolsun ki, daha önce ibrahim’e de, akla uygun olan (rüşd)ı göstermiştik…” (Enbiyâ/51). işte bundan sonra, halkı Allah’a, ma’âş ve me’âd konularında dünyevî, uhrevî maslahatlara yöneltmek üzere irşada başladı. Kur’an’da üç yerde geçer.</p>

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

er-Raûf, şefkatli, demektir. Allah’ın re’fet ve rahmetine mazhar kıldığı kuldur. Bu kul, şer’î hudud hariç, insanlara çok re’fetli (şefkatli) olur. Allah’ın onun üzerine bağlı bulunan hükmü ve kazası gereği, günahtan dolayı kendine vacip kılmanı ve haddi, rahmet şeklinde görür. Her ne kadar dıştan nikmet gibi görünse de… Bu durumu, sadece havassu’l-havass seviyesinde bulunanlar, zevken bilirler. Zahiren üzerindeki haddi uygulamak, bâtınen ona acımanın ayn’ı dır. Kur’an’da onbir yerde geçer.ABDU’R-RAŞîD: er-Raşîd, bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşâd edici demektir. Allah’ın er- Raşîd ismiyle tecellî etmek suretiyle rüşdünü nasib ettiği kula, Abdu’r-Raşîd denir. İbrahim (a)’e dediği gibi: “Andolsun ki, daha önce ibrahim’e de, akla uygun olan (rüşd)ı göstermiştik…” (Enbiyâ/51). işte bundan sonra, halkı Allah’a, ma’âş ve me’âd konularında dünyevî, uhrevî maslahatlara yöneltmek üzere irşada başladı. Kur’an’da üç yerde geçer.

Sözlüğe dön ←