Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

430 sonuç · toplam 430 · “Nebî” · 10/18

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağza Tükürmek

Sıtmaya ateşli hastalıklara, ellerde çıkan ve siğil denen içi dolu kabarcıklara, çeşitli sebeplerle ruhî dengesini bozan kişilere nefes edilir ; yani muayyen ayetlerle, içlerinde “şifa” kelimesi geçen “şifa ayetleri” (ki Kur’an’da şifa ayet…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl

Arapça men’, hacr ve nehy manasınadır, insandaki idrak kabiliyetine verilen addır. İslam’da dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak için insanda akıl ve ergenlik şarttır. Eskilerin tarifiyle akıl, zatında maddeden mücerred, fiilinde…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hiçbir Ferde Muhtaç Etmesin

“Namerde” yani gerçek anlamıyla adam olmayana ; “merde” yani adam olana : “hiç bir ferde” yani hiç bir kişiye muhtaç etmesin demektir. Bektaşilerin “Büyük Gülbank” denen ve ayin-i cemlerin sonunda, baba tarafından okunan gülbanklarında geçe…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bâ Şer’-Bî Şer’

Farsça ve Arapça’dan müteşekkil bu tabirler, şeriatlı ve şeriatsız anlamlarına gelirler. İslam’a sıkı sarılan tasavvuf sistemleri, genel olarak Hak tarikat adını alırken, İslamdan uzak olanlara da rafızî, heretik, bâtıl tarikatlar denir.İlk…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bela-Belvâ

Arapça. Hastalık, sıkıntı ve kötülüklerle imtihan ediliş. Bela, Allah’a yakınlık durumuna göre artar. Cerirî “insan, çektiği çile kadar insandır” der. Yine hadis-i şerifte “biz nebîler topluluğu, insanların en şiddetli belaya uğrayanlarıyız…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cifr

Arapça, çiftleşmekten kesilme anlamına gelir. İstikbalde olacaklardan haber verme ilmidir. Bu işle meşgul olanlara “Cifrî” veya “Ceffâr” denmiştir. Rivayetlere göre bu ilmi ilk kez vaz’ eden Hz. Ali Efendimizdir. Muhyiddin-i Arabî Hazretler…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çar Darb

Farsça-Arapça. Dört vuruş demektir. Kalenderîler ve abdallar, başlarında biten bütün kılları usturaya vurdukları için, yapılan traş işlemine bu ad verilmiştir. Başta bulunan kıllar dört çeşittir: 1. Saç, 2. Kaş, 3. Bıyık, 4. Sakal. Kalender…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çark-Çarh

Farsça. Yaka, gök, talih, okyayı, yer, devam eden, süren gibi manaları ihtiva eder. Mevlevîler sağ ayağa çarh, sol yağa da direk derler. Semâ sırasında, direk adı verilen sol ayağa dayanılarak, sağ ayak döndürüldüğü için bu adın verildiği k…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devir

Arapça dönmek demektir. Maddi olarak görülen şu âleme düşen bir mevcut, önce cemad (cansız), sonra bitki, sonra hayvan, sonra insan şekillerinde tecelli eder, ve sonunda da “insan-ı kâmil” şekline dönüşür, Hakk’a vasıl olur. insan-ı Kâmil’e…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ehad

Arapça. Bir’i ifade eder. Sıfat ve isimlerin çok olmasına karşılık, Allah’ın zâtındaki Birlik, bu kelime ile ifade edilir. Cürcânî’nin ifadesi ile Bir’in taayyünlerindeki itibar, iskât ve isbat gözönüne alınmaksızın, zât’ın “O, odur” diye s…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Elifî Sumat

Mevlevî tekkelerinde, dervişlerin topluca yemek yemeleri için kullanılan, deriden yapılmış sofraya denir. Deri sofralar üç türlü olur: Bir kısmı daire şeklinde, etrafında halkalara sahiptir. Bu halkalara bir zincir geçirilip çekilince, sofr…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fetk-Retk

Arapça, birleşme, ayrılma anlamına gelen iki kelime. Mutlak maddenin, türlerin şekilleri halinde tafsili olarak zuhura gelmesi veya vâhidiyyet mertebesinde gizli olarak bulunan nisbî isimlerin ortaya çıkmaları, çokluk yerine birliği görme h…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gayn (cai)

Arapça. Susamak, içi bulanıp kusayazmak, hava bulutla kaplanmak, yağmurlanmak, (meçhul olarak) kalbi şehvet kaplamak. Tasavvufî bir terim olarak bu kelime, lügat mânâsına uygunluk arzeder. Kalbin günahla veya dünyevî meşguliyetle, Allah’tan…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gül

Farsça’dır, Türkçe’mizde de aynen kullanılır. Kadiri tabiridir. Kadirîlerin başlarına giydikleri arakiyenin tepesine, çuhadan daire şeklinde bir parça dikilirdi. Bu gül, Bağdat gülü, havuzlu, kafesli, kız gülü gibi çeşit çeşitti. Genellikle…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hikmet-İ Meskûtun Anha

Arapça, anlatılamayan hikmet demektir. Rüsum âlimlerinin ve avam tabakasının anlayamadığı hakikat sırları. Bu konuya şu hadis örnek getirilir: Peygamber Efendimiz (s), bir gün ashabıyla Medine sokaklarından geçerken önüne bir kadın çıkarak,…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allahtan Korkmayandan

Allah korkusu, insanın kendi vicdanından kaynaklanır. Bu duygu, insanı kötü iş yapmaktan alıkor. Eğer bir insanda bu duygu erozyona uğramışsa, artık ondan her kötülük beklenebilir. Böylelerinden sakınmak lâzımdır.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kudüm

Tekke musikisi enstrümanlarından biri de, kudûm’dür. Gövdesi bakır veya pirinçten yapılmış olup, yanyana iki tane birden olarak kullanılır. Kudüm çanağı, eskiden dut ağacından yapılırmış. Birisinin üzerine deve, diğerininkine de merkep deri…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lla Fetâ İllâ Ali

Arapça olarak “Hz. Ali’den başka genç yoktur” anlamına gelir. Bu sözün devamı “La seyfe illâ Zü’l-fıkâr velâ fetâ illâ Ali” (Zülfıkar’dan başka kılıç, Hz. Ali’den başka genç yoktur) dir. Cebrail aleyhisselâm’ın, Uhud gazvesinde gösterdiği g…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mezheb-Meşreb

Arapça’da, mezheb, gidilecek yol, meşreb, su içilecek yer demektir. Istılahî olarak, islam dinini İmam-ı Âzam, imam Malik, İmam Süfyan-ı Sevrî gibi bilginlerin anlayışlarına, görüşlerine uyarak yaşamaktır. Bu imamların görüşlerine mezheb de…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müferricü’l-Ahzân Ve Müferricü’l-Kürûb

Arapça, üzüntüleri kaldıran, kederleri dağıtan demektir.Kaşanî bu terimi, kadere iman olarak açıklar, “men âmene bi’l-kader emine mine’l-keder”. Yani, kadere inanan, kederden kurtulur.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Küfür Değildir

Kelime-i küfrü, bir başka şahsa naklen söylemek küfür değildir. Küfür olabilmesi, o sözün söyleyen tarafından tasvib edilmesine bağlıdır. Bu konuda Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi şöyle der: “Vahdete ait söz söylemek gerektiğinde, başkasından…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nasib Almak

Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pabuç

Farsça, ayağa giyilen şey demektir, Pâ : Ayak, Pûş: Giymek manasına gelir. Tasavvuf âdabına göre, misafirin ayakkabıları dışarı doğru çevrilmez. Bunun sebebi, misafirin giderken, sırtını ev sahibine dönme zorunda kalmasıdır. Bu şekilde misa…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Palheng

Farsça, av veya suçlu kişinin bağlandığı kemende, ipe derler. Dizgin anlamına da gelir. Kalenderi ve Bektaşîlerde, bele kuşatılan kemerin biraz sol tarafına bağlanan, yaklaşık el büyüklüğündeki taşa denir. Bu taş, onu bağlayanı dizginleyip,…

↗