ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
27 sonuç · toplam 45 · “sûfiyye” · 1/2
01sûfiyye
Tasavvuf ehli olan kimse. sûfiyyûn 6
Hırka-İ Sufiyye
Arapça, sûfiyye hırkası demektir. Müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği şey (şeyler) için kullanılan bir tabirdir. Bu, hırka veya taç gibi bir alâmet olurdu. Hırka giymek, tarikata girişi, mürşidle irtibatı sağlamayı ifade eder.…
Yusûfiyye
Şaziliyye kollarındandır. XVI. yüzyıl. Yeri Milan’dır.YÜKSEKTEN ATMAK,
Kahve
م) 545) Kahve X./XVL. asırdan itibaren Habeşistan ve Yemen süfileri arasında gece ibadet ederken uykuyu defetmek, zihni açmak ve kalbe feyz ve bereketin gelmesini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Kahveyi ilk defa Yemen'e Şazeli tarikati şe…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
siyer ve megâzî
Hz. Peygamber’in hayatı, davranışları ve şahsiyeti ile tebliğ fa liyetlerini, siyasî ve askerî mü cadelelerini konu alan bilim da ile bu alanda yazılmış eserleri ortak adı. softa a. [ i) [< Ar. sûfî] 1. Bil bilmez kendisini ibadete veren ha…
sû'ü’d-dâr
“Yu dun kötüsü.” anlamındaki b söz, cehennem için kullan lan terimlerden biridir v Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayet (Mü'min suresi, 40 / 52 v Ra'd suresi, 13 / 25) geçme tedir. 607 sûfiyye aa su'âl a. [Ar.] fik. İslâm inanü cma göre, ergenlik çağ…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Baklayı Çıkar Ağzından Bakara
Arapça, sığır demektir. Sûfiyyeye göre bu, nefisten kinayedir. Nefsde riyazete istidat kazanılınca, nefsin ıslah oluşu, ve nevasının sona erdirilmesi gibi durumlar ortaya çıkar. Nefs için koç kelimesi de kinaye olarak kullanılır. Ancak koç,…
Bâherziyye
Seyfüddin Sa’îd b. el-Mutahhar b. Sa’îd el-Baherzî (ö. XIV)’nin kurduğu bir sûfiyye okulu.
Niyazım Hakk’a
Bu sözle asıl niyazın Allah’a yapılması gerektiği bildirilir. Bir insandan bile bir şey isterken, mesela bir dolmakalem isterken, nezaket, edeb, usûl ve erkana riâ’yet etmeye çalışmak gerek… Zira, Allah’tan da istemenin kendine göre bir inc…
Hakikatü’l-Hakika
Arapça, hakikatin hakikati demektir. Bütün hakikatleri kendinde toplayan ehadiyet (birlik) mertebesine denir. Sûfiyye buna, hazret-i cem veya hazret-i vücûd da, der.
Allah’a Dayan
Sufiyye arasında söylenen bu atasözü, herhangi bir işe doğru dürüst başlanınca, sağlam bir gönülle, başarı elde edeceğine inanarak, o işin üstüne düşülmesini öğütler. Aynı zamanda insanlara güvenerek, bir topluluğa dayanma başaramayacağı iş…
İbnü Barracaniyye
Abdüsselam b. Abdurrahman el-İfrıkî (ö. 536/1141) tarafından kurulmuş bir sûfiyye okulu.
Al Deliden Uslu Haber
Bu ifadedeki “deli” bizim bildiğimiz psikriyatrik vak’alardaki deli değildir. Kendisini Allah sevgisine tam olarak vermiş, dünyayı ardına atmış, mübalatsız, hiçbir şeye aldırmayan kişidir ki, bunlara sufiyye ıstılahında “meczup” denir. Bu t…
Allah Deyip Dururuz
Bu ifadelerin dayandığı olay şöyle nakledilir : Bir gün Bektaşî, Mevlevî’ye sormuş :Ne der de dönersiniz? Mevlevî de;Allah deyip döneriz, demiş. Bektaşî bu sözü duyunca şu karşılığı vermiş :Biz de Allah deyip dururuz.Bu anlatıma bakılırsa M…
Celvet
Arapça. Ortaya çıkmak, açık ve vazıh olmak manaları vardır. Esasen celî kelimesi hafî’nin zıddıdır. Celiyye, kesin haber (haber-i yakîn) gibi anlamları ihtiva eder. Celâ, vazıh olmak, keşf olmak gibi manalarda kullanılır. Tecellî de aynı şe…
Çavuş
Türkçe çavmak kökünden türetilmiştir. Orduda onbaşının üstündeki rütbeye denir. Ancak bu kelime esas anlamı itibariyle haber taşımayı ifade eder. Herhangi bir işe bakan kişi anlamında da kullanılır. Günümüz, bazı sufiyye mekteplerinde özell…
Karabaşiyye
Halveti tasavvuf okulunun kollarından birinin adı. Şeyh Ali Alâeddin Karabaş-ı Velî (ö. 1097/1686) tarafından kurulmuştur. Karabaş-ı Velî, Arapgir’lidir. Genç yaşında, İstanbul’a Fâtih Medresesi’ne gelerek derslere başladı. Bir süre sonra c…
Kavvâl
Arapça, çok söz söyleyen, manasına bir kelime. Sûfiyye meclislerinde, kavvâl adı verilen kişiler, bugünün mevlidhanlarını bir parça andırır tarzda derin, tasavvuf! ve felsefî şiirleri okuyarak, topluluğu heyecana, tefekküre ve vecde getirir…
Mekke
Müslümanların beş vakit namazda yöneldiği, Ka’be’nin bulunduğu, Hicaz bölgesindeki şehir. Sûfiyyenin ileri gelenleri, Mekke’de mücavir olarak, mukaddes yerlerde, kendilerini kulluğa hasrederlerdi. Mekke’deki bu makamın, ahlâkı olgunlaştırıp…
Selman
Sahabe-i Kiram’dan Hz. Selmân-ı Farisî ibn İslâm (r) için kısaca “Selmân” da denilir. Bazı sûfiyye tarikatlarında, dervişler, nefsi aşağılamak üzere, ellerinde keşkül (bir çeşit tabağı andırır kâse) ile halktan bir şeyler toplamaya giderler…