Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

337 sonuç · toplam 1106 · “arîf” · 1/15

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

arîf

[Ar.} Sözlük anlamı “bilen” olan bu söz, İslâm devletlerinde ve toplumlarında sivil veya askerî bir grubun başında bulunan kimseye verilen ad olarak kullanılmıştır. Hz. Muhammed döneminde hem kumandan hem de sosyal işlerden sorumlu kimse ol…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ârif-i billâh

Allah’ı hakkıyla tanımış veya kavramış olan kimse

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Kutb-I ârifîn

Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi. Kutb-ı ârifin Zünnûn-i Mısrî rahmetullahi aleyh şöyle buyurdu: "Her âzânın bir tövbesi vardır: Kalbin tövbesi, mâsiyeti (günâhı) terk etme husûsunda uyanık olmasıdır. Gözün tövb…

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İbnu’l-ârifiyye

Abdulabbas Ahmed b. Muhammed b. Musa b. el-Ârif et-Tancî (ö. 586/1190) tarafından kurulmuştur. Cüneydiyye’nin kollarından biridir.

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mma’arıf

Arapça, el-ma’rife kelimesinin çoğuludur. Lügatta arkadaş ve çehrenin görünen yeri, marifetler, bilgiler vs. gibi anlamlan ihtiva eder. Sûfilerin vehbî bilgilerine ma’rifet denir. Sûfi, sohbette, kalbine doğan ince manaları dile getirir, an…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mârifet

Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Müntehâ-yı mârifet

Mârifetin ulaşabileceği son sınır. Sâlikin Hakk’ı bütünüyle kuşatamayacağını, bilgisinin ilâhî hakikatin sonsuzluğu karşısında sınırlı kaldığını idrak etmesi anlamında kullanılır. Bu son, bilgisizlik değil; bilginin sınırını bilen hayret ma…

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Meârif

Kalb bilgileri. Çokluk şekli ma'rifet'tir. (Bkz. Ma'rifet)

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ma'rifet (mârifet)

Bilme, tanıma, gönülle bilme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma. Ma'rifetullah. Mârifetin hakîkati, Allahü teâlâyı kalb ile sevmek, dil ile anmak, O'ndan başka her şeyden ümidini kesmektir. (Ahmed bin Hadrevey…

↗
10
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Dâr-ı fena

Sonlu ve geçici yurt. 2. tas. Bu dünya. Dâru'r-Rahman — Dâru'ş-Şeytan (د ار | لشيطان - دار الى حمن) 1. Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâ…

↗
11
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ehl-i ma'rifet

Hünerli, becerikli kimseler. 2. Hakk’a ulaşma yolunun en son derecesi olan marifet mertebesinde bulunanlar Hakk’a ulaşma yolunun en son derecesi olan marifet mertebesinde bulunanlar

↗
12
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ta'rîf

F. hân] Büyük cam lerde Cuma ve Bayram nama lanndan önce veya sonr Kur’ân-ı Kerîm’in okunmas ardmdan Hz. Peygamber’e sel 639 tarikat bu ü selâm getirip camiyi yaptıranlara hayır dua etmesi işini yapan kimse için kullanılan terim. 2. Dinî so…

↗
13
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

m ma'rifetullah

n Tasavvuf inancında bilimden k. İlâhî güce yönelme, kalben ve r. ruhen hakikati görme anlamma da terim. ir mârika 442

↗
14
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ta‘rîf-hân

Büyük camilerde cuma ve bayram namazları çevresinde salâtüselâm okuyup hayır dua eden görevli. Dinî sohbetlerde Hz. Peygamber’in vasıflarını sayarak dua eden kişi için de kullanılır.

↗
15
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ma'rifet-i nefs

O^ü p ci>u>) İnsanm kendini bilmeu, si anlamında tasavvuf terimi. al ma'rifetü’s-sahâbe a. F. İslâmiyet’in a” yayılması ile birlikte sahabek nin hayatı ile hadis bilimine zî ilişkin eserlerin yayılması er üzerine bu konularda kaleme alınan…

↗
16
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ma'rifetullah

Allahü teâlâyı tanıma, bilme. (Bkz. Ma'rifet) İlimlerden öyleleri vardır ki, onları ancak ma'rifetullaha sâhip olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri zaman, ma'rifetullaha sâhib olmayanlardan başkası onları inkâr etmez. (Had…

↗
17
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ma’rife

Arapça, marifetin dayandığı yer demektir. Bu bütün isimlerin menşei olan, vahidiyyet hazreti (mertebesi)dir.

↗
18
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İhtiyârî Fiiller

İstek ile yapılan işler. (Bkz. İrâde) Ehl-i sünnet âlimleri, insanın yaptığı işte kendi kuvveti de te'sir (etki) ediyor dediler ve bu te'sire kesb ismini verdiler. Çünkü elin titremesi ile istekle kaldırılması arasında fark vardır. Titremel…

↗
19
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Nikahu’s-Sâri Fi Cemî’i’z-Zerâri

Arapça, bütün zerrelere sirayet etmiş nikah demektir. “Gizli bir hazine idim”. Hadis-i kudsîsinde anlatılan “sevginin yönelişi”. Mevâlid-i Selase, aba-i ulviyye ile ümmehât-ı süfliyyenin evlenmesinden doğmuştur. Bütün varlıklar, sevgi yönel…

↗
20
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Müntehe’l-Ma’rife

Arapça, marifetin zirvesi demektir. Vahidiyyet menşei olup, manalara ait suretlerin kendisinden zuhur ettiği Rahmani nefes bundan çıktığı için, masiva menşei (doğuş yeri) adını da alır. Bu, vücûd vasıtasıyla ortaya çıkar. Bu, Hakk’ın, halkı…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âb

Su. Tasavvuf şiirinde marifet, ilâhî feyiz, hayat ve varlık için kullanılan bir mecazdır.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âb-ı hayvân

Hayat suyu, ölümsüzlük suyu. Tasavvuf şiirinde mârifet, ilâhî aşk ve hakikat bilgisi için kullanılan bir mecazdır. Hızır ile İlyas’ın karanlıklar ülkesinde bu suyu bulduğu anlatısı çevresinde, gönlü dirilten irfanı ve mânevî hayatı temsil e…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Adem

م) 46) Yokluk, hiç. tas. Mâsivâ, zulmet, şer, bâtl, çirkin. Mutlak adem, adem-i muhal: Bu anlamda adem yoktur, var olması da mümkün değildir. Mutlak adem halis şer ve sırf karanlıktır (zulmet). Nitekim buna karşılık gelen vücut da halis hay…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Agâh

Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…

↗