ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
32 sonuç · toplam 64 · “Mahkeme” · 1/2
01Mahkeme
Hüküm verilen dâvâların görülüp, hükme (karâra) bağlandığı yer. Mahkemeye bir işin düşünce, hâkim karşısında dâvâcı veya dâvâlı ile kavga etmeye kalkışma! Ne sorulursa o kadar cevâb ver! Şâyed şâhid olarak gidersen, hiç kimsenin te'siri alt…
mahkeme-i şer'iyye
mahkeme-i şer'iyye a. Şerî hükümlere göre bütün hukuk ve ceza davalarma bakmakla görevli mahkemeler.
mahkeme-i kirdgâr
mahkeme-i kirdgâr a. Allah’ın mahkemesi.
Mahkeme-İ Kübrâ
En büyük mahkeme, âhirette bütün insanların amel defterlerinin tartıldığı ve dünyâda yaptıklarının hesâbını verecekleri yer. Allahü teâlânın bilmediği hiçbir şey yoktur. Açık ve gizli O'nun yanında birdir. O; "Ol!" dedi, yokluktan varlık me…
Ayin
Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve özellikle…
Divan
Yüksek derecedeki devlet adamlarından oluşan meclis, tas, Güneydoğuda Nakşbendiye tekkelerine verilen ad. Misafirhane, medrese, Dost Dost Cemaatla namaz kılınan, zikir yapılan mahkeme görevi yapan, sosyal meseleler müzakere edilen dini, tas…
da'vâ
O^j) [Ar.] huk. Sözlük anlamı, “Seslenmek, çağırmak, dua etmek.” olan bu söz, mahkeme yoluyla bir haklan talep edilmesidir. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de sözlük anlamına uygun olarak üç ayette geçmektedir (A'râf suresi, 7 15-, Yunus suresi, 1…
hüküm, -kmü
hüküm, -kmü a. (^ [Ar.] Sözlük anlamı, “Düzeltmek, düzenlemek, karar vermek.” olan bu söz, kelâm, mantık ve fıkıh bilimlerinde yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yargılama, karar verme.” anlamında otuz iki yerde geçen…
da'vâcı
Bir mahkemeye başvurarak birini dava eden veya birinden şikâyetçi olan kimse; eşanlamlısı “müştekî”, hukuk literatüründe “müdde'î”
yed-i emin
yed-i emin a. fık. Osmanlı hukukunda, rehin sözleşmesine göre tarafların veya mahkemenin kendi adlarına koruması amacıyla rehin malı bıraktığı güvenilir kimse.
i'lâm (II)
i'lâm (II) a. Ç^UI) [Ar.] huk. İslâm hukukunda, mahkemece verilen bir şer'î hükmün kaydedildiği yazılı belge
ifk hadisesi
ifk hadisesi a. Adını Kur’ân-ı Kerîm’de “Nâr suresi” nde geçen “ifk” sözünden alan bu terim, iftira, en kötü ve çirkin yalan anlamında kullanılmıştır. Bu yalan ve iftira, Hz. Âişe’ye “Mustalik Gazvesi” sırasmda atılmıştır. Savaş sonrasında…
âs
Kitap, sünnet ve icmâda hükmü bulunmayan bir meseleye, aralarmdaki bağ sebebiyle, bu kaynaklardan birinde bulunan bir meselenin hükmünü vermek anlamında fıkıh terimi. § tam. kıyâs-ı fukahâ a. ( ^ ^U) fik. Fıkıh bilginlerinin üzerinde birleş…
hak (D, -kkı
hak [ ja) huk. On yıl boyunca sorunsuz olarak kullanılan bir arazi üzerinde kazanılan mülkiyet hakkı. hakk-ı kazâ a. GLü ^ Yargı hakkı. hakk-ı mecrâ a. (^.^ jx) huk. İhtiyacı olan suyu getirmek için komşu gayrimenkulden su yolu geçirmek hak…
da'vâlı
Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtm…
dârü’l-kâdî
Mahkeme. i
kitâbet
kitâbe-i seng-i meza a. Mezar taşl rının üzerine nakşedilm ölen kişinin kimliği ile du içeren yazı, mezartaşı kitab si. kitâbet a. [Ar.] Hadis bi minde Hz. Peygamber’in hadi lerinin sahabe veya tâbiîn d neminde yazılı olarak tesp edilmesi i…
Mahfil-i kazâ
Yargılama meclisi veya şer‘î mahkeme. Kadının hüküm verdiği mahkeme ortamını ifade eden tarihî tamlamadır.
iflâs
fık. Sözlük a lamı, “Malı tükenme, bozuk pa bulunmama.” anlamında olan b söz, İslâm hukukunda bir şahs borca batık olması, borçlarm mal varlığından fazla olması d rumu için kullanılan bir terim Yine İslâm hukukuna göre h kuken bir kimsenin…
hakk-ı mesîl
CU^ 3=.) huk. Bir gayrimenkulden çıkan suları smırları dışına akıtma hakkı. hakk-ı muhâkeme a. 3^) huk. Hakkmı arama hukuku, mahkemeye çıkma hakkı
Şâhid-i zûr
Yalan şahitlik yapan kimse. Gerçeği bildiği hâlde mahkeme veya toplum önünde ona aykırı tanıklık etmeyi ifade eder; büyük günahlardan sayılmıştır.
şâhid-i asi
Herhangi bir davad mahkemenin huzurunda as davaya şehadet eden şahit
medresetü’l-kuzât
İslâm dünyasında, şer’ mahkemelere kadı yetiştiril mek üzere şeyhülislâmlığa bağlı olarak açılan mektep ler. medresetü’l-mütehassisîn a. Medre sede uzman yetiştirmek üze re kurulan mektepler. medresetü’l-vâ'zîn a (jjktljll L,ji.) Vaiz yetiş…
hükm-i temerrüdî
Bir davada sanığınm mahkemeye gelmemekte di renmesi durumunda ve yok luğunda verilen ceza