ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
853 sonuç · toplam 1397 · “Alın” · 1/36
01Alın
Türkçe. Tasavvuf edebiyatında vahdet (birlik) sembolü. Bazı tarikatlarda, dervişin sülük çıkarırken geçirdiği zikirmakamlarından birisi. Sâlik bu makamda, iki kaşı arasındaki nefs-i natıka noktasında ve saçların alına bitiştiği yerde (cesed…
alın yazısı
alın yazısı a. Kader, İlâhî takdi anlamında Allah’ın ezelde insan lar için tayin ettiği hayat çizgisi.
Hizmetsiz Yol Alınmaz
Hizmetin, insanı olgunlaştıran bir yönü olduğuna işaret eden, bir deyiş.
Her Cemâlin Bir Celâli Var
Bu sözde “muhakkak her zorlukla beraber, bir kolaylık vardır” (İnşirah/5-6) âyetine telmih vardır. Allah’ın âdetidir, sıkıntıyı önce gönderir, ardından da rahatlık verir. Bu yüzden bir sıkıntı gelince, onu takibedecek bir rahatlık ve kolayl…
Hal‘-i na‘leyn
İki nalını çıkarıp atmak. Hz. Mûsâ’ya mukaddes vadide ayakkabılarını çıkarmasının emredildiği âyetin tasavvufî yorumundan doğan tabirdir. Sembolik olarak iki cihandan, yani dünya ve âhiret karşılığında çıkar gözetme düşüncesinden vazgeçmeyi…
abdâlân a ^hi) [Ar. abdâl’ın
abdâlân a ^hi) [Ar. abdâl’ın F. ç. b.] Abdallar; bk. abdâl
Âl-i Nebî
Hz. Peygamber’in ailesi ve soyu. Kapsamı, metinlerde Ehl-i beyt, Hâşimoğulları veya ona imanla bağlanan ümmet anlamlarında farklı yorumlanabilir.
Vukûf-ı kalbî
Kalbin hâline ve yönelişine dikkat etmek; zikrin merkezini kalpte tutmak. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Tâc-ı şerif
Tarikat şeyhi veya belirli bir eğitim mertebesindeki dervişin tarihî tekke kültüründe giydiği başlıkların genel adı. Biçim, renk ve kullanım şube, görev, dönem ve coğrafyaya göre değişir; mânevî kemalin kendisi değil sembolüdür.
Letâif-i Hamse
İnsanın mânevî idrak merkezlerini kalp, ruh, sır, hafî ve ahfâ şeklinde beş latîfe halinde açıklayan tasavvuf tasnifidir. Etvâr-ı Seb‘a nefsin mertebelerini ve tezkiyesini öne çıkarırken Letâif-i Hamse kalbin ve ruhânî merkezlerin tasfiyesi…
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişler…
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…
Ab-ı harâbât
İ) Harabelerin suyu. tas. Saf ve halis olma hali. Zahir ve bâtındaki bulanıklığı temizleyen ve harabeyi mamure haline getiren rahmani tecelli (sr).
Açık baş
Ser-bürehne. Tevazu göstergesi olarak bazı ermişler yalınayak, baş açık gezerlerdi.
Afet
ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…
Agyar
(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tari…
Ahadiyetü'l-cem
Cem ahadiyeti, toplama tekliği. tas. Sıfat ve isimlerin varlığı ve yokluğu (ispatı ve iskatı) söz konusu olmaksızın zatı zat olarak dikkate alma mertebesi. Ahadiyet mertebesinde sıfatlar ve isimler iskat edilir ve dikkate alınmaz; burada is…
Ahir
veya Ahir Son. 2. tas. a İnsanın sahip oldugu her cesit sifatin evvel ve ahiri Hak olup o, Hakk'ın evvel ve ahir sıfatları arasında anzi bir varlıkur. b İnsanın yeryüzündeki hilafeti evvel ile ahir arasında bir berzahur. c Evvel ve ahir bir…
Ahvâl
!) Haller, değişmeler, hisler, gelip geçici duygular. tas. Gayb âleminden ve Allah tarafından kulun çabası dışında pak ve temiz kalbe tümüyle ilâhî lütuf sonucu gelen birtakım hususlar, umur ve manalar. Vecd, cezbe, aşk, şevk, sekr, gaybet…
Akıl
Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âlem
Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser v…
Alevi
ى) se) Ali'ye bağlı tas. a Hz. Ali'nin soyundan gelen, seyit-şerif. b Ali'ye varan tarikat silsilesi. e Kızılbaş.
Allah
Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…