ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1055 sonuç · toplam 2366 · “şer'î” · 8/44
01müvelledûn
müvelledûn ç. a. bk. muhdesûn müteverrî a. [Ar. ] fik. Şeri hükümlerine göre yasak, güna ve haram olan veya haram olm şüphesi bulunan şeylerden s kınan kimse. mütkın a. [Ar. ] Hadis bi minde, sağlam, dikkatli, güven lir ravi veya muhaddis a…
Kâ'imiyye
şîa inancın k da, on iki imam düzenini benimseyen Şiî mezhebinde “isnâaşeriyye” (bk. bu madde) fırkası içinde on ikinci imam için kullanılan “kâ'im” sözünü ve unvanını benimsemelerinden dolayı bu cemaate verilen ad.
sedd-i zerâ'i'
sedd-i zerâ'i' a. [Ar.] ftk UUl) İslâm fıkhmda, şer'an sakıncalı ete bir sonuç ortaya çıkması veya ket çıkacağı muhtemel olan durumbir larda mubah fiillerin yasaklanrek ması anlamında terim. Bu dueye rum, özellikle Mâlikî usulünde bih “edil…
âb-ı İskender!
âb-ı İskender! a. bk âb-ı İskender âb-ı kevser a. ^ ^T) [< F.âb + Ar.kevser] Cennette bulunduğuna inanılan Kev ser ırmağının suyu. âb-ı Meryem a. [ F.âb + Ar.meryem] (Meryem suyu) Hz. Meryem’in iffeti v doğruluğu.
resmu’l-hadîs
(öjjJI ^ufi [Ar.] Hadis biliminin dayandığı temel ^fi ilkeler ve usul özellikleri. Uleresmu’s-sahîh a. ^->.»11 ^J [Ar.] arı Sahih hadisin dayandığı temel k’te ilkeler ve usul özellikleri. âmî resûl a. (J^J [Ar.] Peygamber mda karşılığı Arap…
metâvile
WjL) [Ar.] Lübnan’da yerleşik hayatta, özellikle de büyük şehirlerin varoşlarmda bulunan ve İmâmî İsnâaşerî Şiileri için o bölgede kullanılan ad.
sebep, -bi
sebep, -bi a. [Ar.] fik. Varlığı ve yokluğu şer’î hükmün varhğma veya yokluğuna bağlanan s durum veya nitelik anlamında kullanılan fıkıh terimi.
domuz
İslâm dinînin yenmesini yasak kıldığı hayvan. İnsanı maddî ve manevî pisliklerden ve zararh maddelerden korumak için birtakım kurallar ve yasaklar koyan İslâm dinînin bu konudaki temel kaynağı Kur’ân-ı Kerîm'dir. Kaynak almarak kısastan diy…
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
Nâvûsiyye
Şi'î mezhebi inancma göre, “isnâ'aşeriyye” (bk. bu madde)nin altıncı ve “İsmâ'iliyye” n (bk. bu madde) kolunun beşinci imamı ve Ca'ferî fıkhının kurucusu olan Ca'fer es-Sâdık (öl. 148 n / 765)m ölümünden sonra ortaya çıkan ve onun ölümüne i…
dîn
“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir. Bu…
iyâzen billah
“Allah’a sığınırım.” anlamında bir söz, “el-iyâzü billah” biçiminde de kullanılır. ) izzet a. [Ar.] Hadis biliminde, tek bir isnatla rivayet edilmiş bulunan bir hadisin başka bir ^ hadisin isnadıyla daha rivayet - edilmesi yoluyla kuvvet ka…
cenâze gülbangı
cenâze gülbangı a. tas. Mevlevîlikte ölen bir sûfînin ardından defin töreni sırasında okunan ve özel olarak düzenlenmiş dualar ve İlâhîler. Definden sonra kabrin başmda okunan “cenâze gülbangı”nın yaygın olan biçimi şöyle: Vakt-i şerif hayr…
Ketebe kaydı
Yazma eserin sonunda müstensihin adını, yazım yerini ve tarihini bildiren kayıt. Genellikle “ketebehû” ifadesiyle başladığı için bu adla anılır; kolofon niteliğindedir.
edâ (I)
edâ (I) a. [Ar.] Sözlük anlamı “Ödeme, görevi yerine getirme, ifa etme.” olan bu söz, dinî ve hukukî bir görevin usulünce ve zamanında yerine getirilmesi olarak terim hâlini almıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde esas anlamında (Bakara sures…
İmaret
Bayındırlık eseri veya vakıf yoluyla halka yemek ve hizmet sunan hayır kurumu. Osmanlı külliyelerinde imaret çoğu zaman mutfak ve aş dağıtım merkezi anlamındadır.
kitâp, -bı
kitâp, -bı a. UtS) [Ar. ] (ç. b. kütüb) l. fık. “Yazılmış ve basılmış eser. ” im anlamındaki bu söz, İslâmî literm ratürde Kur’ân-ı Kerîm, vahiy, camektup, belge, bir eserin ana ne konularından her biri gibi kaviyramlarda da kullanılmıştır.…
kâl
Sözlük anlamı, “Söyledi, dedi.” olan ve “ilm-i kâl” (bk. bu madde) olarak da adlandırılan bu söz, sözde takılıp kalmak, sözün özünü ve inceliklerini anlayamamak biçiminde ifade edilen, zahirden ve şer'î hükümlerden söz eden tasavvufî bir te…
neseb-i sahîh
neseb-i sahîh a. İslâm hukukunda, evlilik sırasmda veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuklar. neseb-i vâkıf a. (uîlj ^ Bir vakfı kuran kimsenin cukları. nesep bilgisi a. bk. ensâb nesih, -hi (I) a. [Ar.] f İsl…
ns
İnsan, beşer, cin ve melek karşıtı. Kur’ân-ı Kerîm’de on sekiz ayette geçen bu söz, “beşer, insan topluluğu.” anlamında ifade edilmektedir. Ayrıca 230 yerde de çokluk biçimi olan “nâs” ibaresi yer almaktadır.
Bahâ'îlik
Ortaya koydukları görüşleri bakımından İslâmî değerleri esas almakla birlikte İslâm dairesinden uzaklaşmış bir mezhep. Önceleri İran’da “Babîlik” ile başlayan ve “Gelmesi beklenen ve yakın olan ve de Allah’ın ortaya çıkaracağı önemli bir ki…
müstehab
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimle…
fetvâname
(«uL câjÜ [< Ar. a fetvâ + F. nâme] tas. ed. Tasavr vufî edebiyatta şerî hükümleri. soru cevap tarzmda düzenleyen eserler.
Furkān
Hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı ayıran ölçü. Kur’ân’ın isimlerinden biridir. Kelime vahiy, ilâhî yardım ve ayırt etme gücü bağlamlarında kullanılır. Tasavvuf ahlâkında furkān, keşif iddialarını vahiy ve şeriat ölçüsüyle sınama ilkesini ha…