ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1221 sonuç · toplam 1710 · “Kur’ân” · 5/51
01evhaş-Allah
“Allah acı göstermesin! Allah kaza belâ vermesin! ” anlamında bir iyi dilek sözü. levh-i mahfûz a. [< Ar levhü’l-mahfûz ] Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulu…
guluv
Sözlük anlamı, “Sınırı ve haddini aşmak, belirlenen çizginin ötesine geçmek.” olan bu söz, “Kur’ân ve sünnetin çerçevesi dışında İslâm anlayışını zedelemek ve bu anlayışın sınırlarını aşan ve “ehl-i sünnet” cemaati tarafından pek hoş karşıl…
esâtîr
Gerçek olana uymayan, asılsız, düzensiz, boş ve bâtıl sözler. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “esâtîrü’l-evvelîn” (.ilkel topluluklar / geçmiş milletler) biçimiyle dokuz ayette geçmektedir.
fezâ'il
Sözlük anlamı “Artmak, fazlalaşmak.” olan “fazl” kökünden gelen bu söz, îslâm literatüründe, zamanları, şahsiyetlerin, kabilelerin, milletlerin, ülke ve şehirlerin en üstün vasıflarını anlatan eserlere verilen bir ad olarak terim niteliği k…
tebyîn
Kur’ân-ı sil Kerîm’de dile getirilen ve Hz. öğ Muhammed’e Allah’ın emirleritecâveze Allahu an seyyi'âtihi 644 ni ve İlâhî hükümleri insanlara açıklama, iletme ve beyan etme görevinin verildiğini ifade eden terim. tecâveze Allahu an seyyi'ât…
berâ'et
(£1 ^ [Ar.] huk. Sözlük anlamı “Borçtan kurtulma, bir kimseden uzaklaşıp onunla ilgiyi kesme” olan bu söz, bir İslâmî hukuk terimi olarak “Bireyin hukukî veya cezâî sorumluluğunun olmaması veya ortadan kalkması” anlamında kullamlmıştır. “be…
tâ sin mim
tâ sin mim a. [Ar.] Kur’ân- Kerîm’in. “Şu'arâ suresi” nin başmda bulunan ve kendi adlarıyla okunan harfler; bk. hurûf-ı mukatta'a tatavvu a. ^) [Ar.] Hanefî mez hebi inancma göre, farz ve vacip ibadeflerin dışında meşru görü len ibadet ve t…
Basit
Sözlük anlam “Yaymak, cömertlik etmek, se vindirmek” olan bu söz “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güze isimleri)dan olup “Dilediğine rız kı bol veren” anlamıyla Allah’ın sıfatı olarak kullanılmış olup Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayet te geçmektedir.…
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifa…
elif lâm râ
elif lâm râ a. [Ar.] Kur’ân-ı l Kerîm’de beş sure (“Yûnus su 2. resi”; “Hûd suresi”; a “Yûsuf suresi”; “İbrâhim suresi”; “Hicir suresi” n nin başmda bulunan ve a kendi adlarıyla okunan harfler (bk. hurûf-ı mukatta’a). < elif-nâme a. i< Ar.e…
da'vâ
O^j) [Ar.] huk. Sözlük anlamı, “Seslenmek, çağırmak, dua etmek.” olan bu söz, mahkeme yoluyla bir haklan talep edilmesidir. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de sözlük anlamına uygun olarak üç ayette geçmektedir (A'râf suresi, 7 15-, Yunus suresi, 1…
deccâl (I)
deccâl (I) a. [Ar.] Tek tanrıh dinlerde kıyamet alâmetlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı ve olağanüstü güçlere sahip olduğu söylenen kimselere verilen ad. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekte…
elfâz-ı küfür
elfâz-ı küfür a. [Ar.] Hz. Peygamber’in Allah’tan getirdiği vahyleri ve bunlardan çıkan dinî hükümleri inkâr eden sözleri ifade eden bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu söz aynen geçmemekle birlikte buna yalan “kelimetü’l-küfr” (Tevbe suresi, 9…
ilhâd
Allah’ın varhğı ve birliği ile dinin temel şartlarını inkâr etmek, dinî inaçları hafife almak veya küçümsemek anlamında kullanılan bir felsefe ve kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “Hac suresi” nde geniş olarak ele alman bu konunun unsurlan ar…
azâb
Lljc) [Ar.] Hem maddî hem manevî manada dinî akidelere ve Allah’ın buyruklarma uyma yan veya karşı gelen kimselere uygulanacak olan elem ve acı larla dolu ceza. Kur’ân- Kerîm’de 490 yerde geçen bu söz, Kur’ân ayetlerini inkâ eden kâfirler,…
arasât
Boş ve kullanılmayan arsa anlammdaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber kelâm ve tefsir kaynaklarında “Kıyametin kopmasından sonra dirilecek olan insanların toplanacağı ve dünyada yaptıkları ve işledikleri amellerinden dolayı sorg…
müste'ân
“Kendisinden yardım istenen.” anlamında Allah’ın sıfatı olan terim. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yûsuf suresi” nde geçmektedir.
kâ'im
“Her şeyi görüp gözeten, koruyan.” anlamında Allah'ın zatî sıfatlarından biri olarak kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’de “Âl-i İmrân suresi” k nde geçmektedir.
tâ sin
tâ sin a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’in. “Nemi suresi” nin başında bulunan ve kendi adlarıyla okunan harfler; bk. hurûf-ı mukatta’a
müstaz'af
Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan ve sosyal hayat içinde ezüen, aşağılanan, horlanan veya kensini öyle hisseden ya da sayılarının azlığmdan dolayı arkasız ve güçsüz olan kimseleri iafde etmek üzere kullanılan terim, “müstekbir” (bk. bu madde) karş…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
cin
cin a [< Ar. cenn] Sözlük anlamı “Örtmek, örtünmek, gizli kalmak. ” olan bu söz, “Duyularla algınamayan ve kavranılamayan, insana özgü bilince sahip olan, İlâhî emirlere uyması istenilen, hem mümin hem de kâfir olarak telâkki edilen bir var…
edâ (II)
edâ (II) a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’in tecvit kurallarına göre okunması (bk. kırâ'at, tilâvet).
tâgüt
Sözlük anlamı, ber “Sınırı aşmak, çok azgınlık göslar termek, çoğalmak, su taşmak.” dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve Aüah’m kulları için mel çizdiği sınırlardan saptıran, bayrı, züarmca yaratümışlık üstü komde numunda tutulan var…