ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 4/18
01Veli
¢. Evliya Dost, yar, sevgili, eren, ermiş. tas, Hakk'ın dostu ve sevgili kulu. “Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kulağı; tutan eli, yürüyen ayağı olur. Bu kul Allah'tan bir şey dilese dileği kabul edilir. Allah’a sıgındığınd…
Yatır
تير) 4) Ermişlerin gömülü olduğuna ve ziyaretçilerine fayda ya da (çarparak) zarar verdiğine inanılan mezarlar. Dede, baba, türbe.
Zehâp
Gitme, geçme. tas. a Gaybet hali. b Sevgiliyi temaşa esnasında kalbin duyulur nesnelerin farkına varamaması, kendinden geçtigi için eşyanın farkında olmaması. Temaşa edilen sevgilinin şu ya da bu olması farketmez. Zünnün, durumunu araştırma…
Zikir
veya Zikr Anmak, hatırlamak, yâd etmek. 2. tas. a Allah'ı anmak ve hatırlamak; onu unutmamak ve gaflet halinde olmamak. b Allah kelimesini veya lâilahe illallah cümlesini söylemek ve tekrarlamak, İlkine lafza-i celal zikri, ikincisine kelim…
Zümrüt
زمرى د) I. Yeşil renkte değerli bir taş. 2. tas. Üzerine bütün varlıkların Suretlerinin naksedildigi külli nefs, Biri, varlığının sebebi olan akıl yönünden di- Beri bizzat kendisi yönünden olmak üzere üstüste iki imkâna haiz olduğundan küll…
üslûp, -bu
üslûp, -bu a. LjUÎ) [Ar.] İslâmî edebiyatmm temel değerlerinden olan, duygu ve düşüncelerin sanath bir biçimde yazıya dökülmesi ve kişinin kendi kimliğini yazılarma yansıtması anlamında kullanılan sanat ve edebiyat terimi.
mu'cize
Peygamber lik iddiasında bulunan kimsele rin, bu yoldaki gücünü kanıtla mak için Allah’ın yaratıcı gücü sayesinde ortaya koyduğu ola ğanüstü hadise. Kur’ân- Kerîm’de “mu'cize” olarak de ğerlendirilebilecek pek çok olay zikredilmektedir. Söz…
ecir, -ri
ecir, -ri a. [< Ar.ecr] Bir iş karşılığmda verilen şey, karşılık, ücret, sevap. Kur’ân-ı Kerîm’de teklik ve çokluk biçimleriyle yüz beş ayette, bazen mükâfat, bazen de ceza karşılığmda yer almaktadır. Bir ayette ise (Nisa suresi, 4 / 24) “m…
Pûr-ı Zâl
“Zâl’ın oğlu”; İran destan kahramanı Rüstem için kullanılan edebî tamlama. Divan ve tasavvuf şiirinde kuvvet, yiğitlik ve savaşçılık benzetmelerinde yer alır.
Muhammediyye
Hz. Muhammed’in hayatını, ahlâkını, mûcizelerini ve dinî öğretileri anlatan eserlerin ortak adı. Türk edebiyatında Yazıcıoğlu Mehmed’in manzum Muhammediyye si türün en etkili örneklerindendir. Eserler mevlid, siyer, şemâil ve dinî-didaktik…
ikâf
ikâf a [Ar.] Hadis biliminde, bir haberin bir sahabiye ait ola duğunu söyleme veya bir hadie sin senedini bir sahabeye ulaştırıp orada bırakma durumu veya işi. a m ikâmet a. [Ar.] İslâmî ibadeta lerin en önemlilerinden olan ı namazm farzı k…
fezâ'il
Sözlük anlamı “Artmak, fazlalaşmak.” olan “fazl” kökünden gelen bu söz, îslâm literatüründe, zamanları, şahsiyetlerin, kabilelerin, milletlerin, ülke ve şehirlerin en üstün vasıflarını anlatan eserlere verilen bir ad olarak terim niteliği k…
berâ'et
(£1 ^ [Ar.] huk. Sözlük anlamı “Borçtan kurtulma, bir kimseden uzaklaşıp onunla ilgiyi kesme” olan bu söz, bir İslâmî hukuk terimi olarak “Bireyin hukukî veya cezâî sorumluluğunun olmaması veya ortadan kalkması” anlamında kullamlmıştır. “be…
Selmâniyye
Selmân-ı Fârisî’yi mânevî rehber ve örnek kabul eden tarihî zümreler için kullanılan ad. Kaynaklardaki kullanım her zaman kurumsal bir tarikatı göstermez; Selmân-ı Fârisî’ye duyulan özel bağlılığı ifade edebilir.
Ka'be-nâme
ed. Tasavvufî edebiyatta mutasavvıf şairlerin Ka'be şehrinin faziletlerini şiirleştiren eserler için kullandıklan ad.
rüşd
(^ft [Ar.] Hak yolunda yürüme, iyiyi kötüden ayırt edebilme yetisi olarak tanımlanan ve Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu sözden türemiş on dokuz söz geçmektedir. fik. İslâmî inanca göre, bireyin mülkî, hukukî ve fikrî…
metâvile
WjL) [Ar.] Lübnan’da yerleşik hayatta, özellikle de büyük şehirlerin varoşlarmda bulunan ve İmâmî İsnâaşerî Şiileri için o bölgede kullanılan ad.
ehrâm (I)
ehrâm (I) ç.a. ÇIjaI) [Ar.herem (piramit) ’in ç. b.] Kahire’de bu lunan eski kral mabetleri, pira mitler.
butlân
(jiLkJ [Ar.] fık. Sözlük anlamı “boşa gitme, heba olma” olan bu söz, “Bir ibadetin veya hukuki işlemin temeldeki bir eksiklik veya bozukluktan dolayı hükümsüz olması.” biçiminde tanımlanmıştır. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’in “A'râf’ suresi nde…
Kerbelânâme
ek Kerbelâ + F. nâme] tas. ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kerbelâ hadisesini şiirpılleştiren eserler için kullandıklade) rı ortak ad. ungü Kerîm öz. a. (^^. ) [Ar. ] Sözlük anluş lamı, “Cömert olmak, iyi, güzel uş ahlâklı ve…
i'câzü’l-Kur'ân
[Ar Kur’ân’m özünde bulunan ede bî ve estetik üstünlüğünün muhtevasındaki derinlik v zenginliğinin bir başka eserd bulunamayacağım ya da bi benzerinin yapılamayacağm ifade eden bir terim. Bu sö Kur’ân-ı Kerîm’de bire bi geçmemekle birlikte,…
mahşername
ed. Tade savvuf! edebiyatta Kur’ân-ı cü Kerîm’in hükümleri doğrultuhâ sunda kıyametin kopmasından er sonra mahşer gününde bütün ha canlıların yeniden dirilerek topyla lanması konusunu kaleme alıyi nan eserler için kullanılan ortak iş ad.
domuz
İslâm dinînin yenmesini yasak kıldığı hayvan. İnsanı maddî ve manevî pisliklerden ve zararh maddelerden korumak için birtakım kurallar ve yasaklar koyan İslâm dinînin bu konudaki temel kaynağı Kur’ân-ı Kerîm'dir. Kaynak almarak kısastan diy…
iktibâs
İslâmî edebiyatta, Kur’ân ve hadisten, işlenen konu ile ilgili ayet veya herhangi bir ibareyi anlatımı güçlendirmek ve pekiştirmek amacıyla metnin içine yerleştirmek ve kullanmak sanatı.