ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
150 sonuç · toplam 264 · “imlâ” · 2/7
01rüşd
(^ft [Ar.] Hak yolunda yürüme, iyiyi kötüden ayırt edebilme yetisi olarak tanımlanan ve Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu sözden türemiş on dokuz söz geçmektedir. fik. İslâmî inanca göre, bireyin mülkî, hukukî ve fikrî…
sahâbî
Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O’nu görmüş, O’nun sohbetinde bulunmuş, örfen O’nunla arkadaş veya yakın dost olabilecek kadar uzun süre yakm olmuş ve Müslüman olarak ölmüş kimseler için kullanılan terim. Bu kimliğe sahip kimseler arasmda…
butlân
(jiLkJ [Ar.] fık. Sözlük anlamı “boşa gitme, heba olma” olan bu söz, “Bir ibadetin veya hukuki işlemin temeldeki bir eksiklik veya bozukluktan dolayı hükümsüz olması.” biçiminde tanımlanmıştır. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’in “A'râf’ suresi nde…
hülle
İslâm hukukunrda üç talak ile boşanmış bir kae dmın ayrıldığı kocasına tekrar idönebilmesi amacıyla bir başka şerkekle evlenmesi için kullanım lan bir terim. Bu durumun, get rek İslâm öncesinde gerekse İs- -i lâm’m ilk yıllannda erkeklerce…
blîs
G-Jul) [Ar. ] bk. şeytan ibn a. [Ar. ] Oğul, erkek çocuk. ibniyye a. [Ar. ] Bir kimseni oğlunun kızı. ibnülvakt a. [< Ar. ibn vakt] tas. Tasavvuf ehlinin he zamanı içinde bulunduğu anı e uygun ibadet ve taatle geçirme anlamında bir terim. i…
Afüv
Sözlüklerde “Silmek, yok etmek, ortadan kaldırmak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın kullarına ait günahlarını bağışlama, Kirâmen Kâtibin meleklerinin kayıtlarmda bulunan suçlarını silme…
dîn
“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir. Bu…
bey' bi'l-vefâ
bey' bi'l-vefâ a. GLâjlL [Ar. ] Bir satış akdine dayanarak bedeli iade edildiğinde geri alınmak üzere bir malın satın alınması. Burada “vefa” sözü, tarafların usule uygun olarak yaptıkları vaatleri yerine getirmek, biçiminde tanımlanmaktadı…
ma'lûm
Son dönem kelâm bilimi konusu içinde değerlendirilen bu terim “Bilinen, kendisine beşer bilimi nin taalluku mümkün olan şey. olarak nitelenmiş ve tanımlan mıştır.
lahit
M [Ar.] Kabirde kıble yönüne açılan oyuk için kullanılan terim, “lahif’in kıble yönüne açılması sünnettir.
kelime-i tevhîd
kelime-i tevhîd a. Keli İman esaslarmm özünü ve H Allah’ın birliğini ifade eden m “Lâ ilahe illallah r Muhammedün rasulullah” m (Allah’tan başka Tanrı yok, Muhammed de O’nun elçisi Keli dir.) sözünü ifade eden terim. la tas. Sûfîlere göre “…
râfi
Hadis biliminde, m’in bir hadisi “merfû” (bk. bu mad nnet de) olarak rivayet eden kimse. dilr’in rağbet ve rehbet a. (c^j j cuij bk. [Ar.] tas. “Arzu etme, ihlâs ile, C. yalvarıp yakarma.” anlamındaki “rağbet” sözü üe “Korkma, çekinme, endi…
kavli örf
kavli örf a. fik. Bir toplumda genel kabul gören, dildeki yerleşik ve yaygın kullanımlara, yani lafızlara bağlı örf.
sultân (I)
sultân (I) a. [Ar.] İslâm dünyasında ve devletlerinde, 11. yüzyıldan itibaren genellikle hükümdar ve hükümdar soylu hanımlar için kullanılan unvan.
işkâl
Hadis biliminde, anlaşılması zor kısımların açıklanması işi. i'ti
akar
İslâm hukukunda, taşınmaz mal ve arazi olarak geçen bu terim, Mecelle (madde: 29) de “Hâne ve arazi misillü başka bir yere taşınması mümkün olmayan şey.” biçimine tanımlanmış; halk arasmda ise genellikle kiraya verilmek suretiyle gelir sağl…
arş (II)
arş (II) a. [Ar.] tas. Bir varlık mertebesi olarak nesneler âleminin başlangıcı olarak tanımlandığı gibi tasavvuf ehlince Allah’ın zuhur ve tecellî edeceği bir "tenezzül makamı” olarak da nitelenmiş ve “arşu’lhüviyet” terimi de kullanılmışt…
ulûhiyyet
(olt» [Ar. ] “Tanrılık vasfı ve ilâhlık sıfatı. ” olarak tanımlanan bu terim, bütünüyle “Allah’tan başka ilâh yoktur. ” inancınm, tevhit inancının bir ifadesidir. Nitekim bu inanç, kaynağmı Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâ-Hâ suresi” nin 98. ayetindek…
bâhiyye
İslâm’m yasak veya haram kıldığı değerleri helâl gösterme ve mubah saymayı ilke edinmiş olan Bâtınî akımlar ve tarikatler için kullanılan bir ad. Bu inançta olanlar, dinî kurallarm bireyi Allah’a ulaşmada bir vasıta olduğunu savunmuşlar, “f…
Nâzi'ât suresi
Nâzi'ât suresi a. [< Ar. “Sûretü’n- Nâzi'ât” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş dokuzuncu, iniş sırasma göre seksen birinci suresi olup “Nebe' suresi” nden sonra ve “İnfitâr suresi” nden önce suresi olup Mekke döneminde nazil olmuş ve kırk altı âye…
Mütekebbir
m, Sözlük anlamı, “Görkemli, ulu ve ini yüce.” biçiminde tanımlanan bu vasöz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın mışgüzel isimleri)dan olup “Pek yübn ce, ulu.” ifadesiyle Kur’ân-ı atî Kerîm’de dokuz İlâhî ismin topdilluca verildiği “Haşr suresi” ni…
Müslime
ve s. [Ar.müslim lan sözünün müennes (dişil) biçimi.] ışı Müslüman (kadm, kız). rbiva Müslimin ç.a. ^»1^) [Ar. müslimin ç. b.] Müslümanlar.
u'accel
fık. Sözlük anlamı, “Peşin ödenen, ilk anda verilen şey. ” olan bu söz, evlilik hukukunda, erkek tarafından kadma peşin ödenen mehri ifade etmektedir. mu'addel a. [Ar. ] Hadis bil minde, adalet ve zabt nitelikle rini taşıdığı, hadis rivayet…
tahrîf(I)
Hadis biliminde, hadislerin metin ve isnadlarmda bulunan kelime ve isimlerin yazımlarında yapılan değişiklik.