Ara
Menü
ذ

kelime-i tevhîd

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

kelime-i tevhîd a. Keli

  1. İman esaslarmm özünü ve H Allah’ın birliğini ifade eden m “Lâ ilahe illallah r Muhammedün rasulullah” m (Allah’tan başka Tanrı yok, Muhammed de O’nun elçisi Keli dir.) sözünü ifade eden terim. la
  2. tas. Sûfîlere göre “kelime-i H tevhîd”in üç ifadesi: a) Alkem lah’tan başka mabut yoktur, in b) Allah’tan başka maksut s yoktur, c) Allah’tan başka m varlık yoktur. m kelime-i şehâdet-nâme a. ken ) [< Ar. kelid me (-i) şehâdet + F.nâme] t tas. ed. Tasavvufî edebiyatta r mutasavvıf şairlerin “kelime-i şehâdet” (bk. bu madde) in faziletini şiirleştiren eserler için kullandıkları ortak ad.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü. Mânâsı şöyledir: Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur. Muhammed aleyhisselâm O'nun resûlüdür, peygamberidir. Kelime-i tevhîde; Kelime-i ihlâs, Kelime-i takvâ, Kelime-i tayyibe, Da'vet-ül-hak, Urvet-ül-vüskâ, Kelime-i semeret-ül-Cennet de denir.

Yerleri ve gökleri, terâzinin bir kefesine, bu kelime-i tevhîdi diğer kefesine koysalar, bu kelimenin bulunduğu kefe, elbette ağır gelir. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)

Müslümanlardan bir kimseye, ilk önce Kelime-i tevhîdin mânâsını bilmek ve inanmak farzdır. (İmâm-ı Gazâlî)

Bir kâfir, kelime-i tevhîdi söyleyince ve mânâsına inanınca, o anda müslüman olur. Fakat, bunun da, her müslüman gibi îmânın altı esâsını ezberleyip mânâsını iyice öğrenmesi lâzımdır. (İbn-i Âbidîn)

Hak teâlâ hazretleri, Mûsâ aleyhisselâma buyurdu ki: "Yâ Mûsâ! Kıyâmet gününde meleklerin seni ziyâret etmesini istersen, Kelime-i tevhîdi çok söyle!" (Ka'b-ül-Ahbâr)

Rabbimizin gazâbını, intikâmını söndürmek için kelime-i tevhîdden daha faydalı bir şey yoktur. (İmâm-ı Rabbânî)

Ölüm hastası İhlâs sûresini çok okumalıdır. Yatağı karşısında Kelime-i tevhîd yazılı levha asılı olmalıdır. (S. Abdülhakîm Arvâsî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, birleme kelimesi demektir. Allah’ın birliğini ifade eden, “Lâilâhe illallah” için kullanılan bir tâbirdir. Sûfilere göre bu tâbir, üç mânâya gelir: 1. La ma’bûde illallah: Allah’tan başka ma’bud yoktur: 2. La maksûde illallah: Allah’tan başka istenecek yoktur: 3. La mevcûde illallah: Allah’tan başka varlık yoktur.La ma’bûde illallah: Hak olan ma’budu isbât, bâtıl olan ma’budu silmek (nefy) demektir. Bu, tevhid-i avamdır. Hak olan ma’bud, şüphesiz ki Allah’tır. Bâtıl olan ma’bud ise, insanların yapıp taptığı put ve benzeri şeylerdir.La maksûde illallah: Her şeyde ve her hâl ü kârda istenen sadece Allah’tır, demektir. Buna tevhid-i havass denir.La mevcûde illallah: Allah’tan başka hakiki mevcut yoktur.Mevcudatın hepsi, adem (yokluk) aynasında vücud-i zıllî (gölgeden vücud) ile mevcut demektir. Bütün tarikatlar, kelime-i tevhidi (La ilahe illallah) zikir olarak benimsemiş iken, Mevlevîler, “Allah” kelimesini çekmişlerdir. Zikrin en efdali, Lailahe illallah’tır, ancak, namaz, oruç gibi ibadetleri yapmadan, islâm’ı yaşamadan bunu vird olarak, zikir olarak çekmek bir fayda sağlamaz. Bu konuda imam-ı Gazalî şöyle der: “Bu tür zikirler, ey ateş, ey su, ey ekmek diye akşama kadar bağırmaktan farksızdır, fâidesi yoktur. Öyle bağırıp çağırmakla, ne bir ateş gelip seni ısıtır, ne bir su akıp gelerek seni sular, ne de bir ekmek gelip senin karnını doyurur”.

Sözlüğe dön