Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

92 sonuç · toplam 113 · “imkân” · 2/4

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müzâhât

7 Benzesme. 2, tas. el-Muzahat beyne’s-suun ve'l-hakaik: Suun ile hakikatler arasındaki benzerlik; kevni hakikatler, ilâhî Cesmâi) hakikatler. İlâhî hakikatler de Zati şuun üzerine tertip edilmiştir. Ekvan isimlerin Bölgeleri ve Suretleri,…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Piç-i zülf

Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler. Pir i fars. (5) Ya…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sia-i kalp

Gönül 8enisligi, kalbin enginliği. tas İnsan-ı kâmilin imkân ve vücüp dairelerini bir araya getiren berzah hakikatini kendisinde gerçekleştirmesi. Kâmil insanın kalbi bu berzahur, Onun için Hak “Yerlere, göklere sığmadım ama mümin kulumun g…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Siyâh-rûyî

Yüz karalığı; mahcubiyet ve kötü hâl. Tasavvufî sembolizmde imkân âleminin eksiklik, perde ve bağımlılık yönünü anlatmak için kullanılabilir. Irk veya ten rengi bildiren bir tasnif değildir.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yakin

Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı temaşa, fikri muhafazayla sırrı m…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yedân

1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zümrüt

زمرى د) I. Yeşil renkte değerli bir taş. 2. tas. Üzerine bütün varlıkların Suretlerinin naksedildigi külli nefs, Biri, varlığının sebebi olan akıl yönünden di- Beri bizzat kendisi yönünden olmak üzere üstüste iki imkâna haiz olduğundan küll…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ahidnâme

Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şüf‘a hakkı

Paylı bir taşınmazdaki hissenin üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşa öncelikle satın alma imkânı veren hak. Kullanım şartları ve süreleri hukuk sistemine göre belirlenir.

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

müt'a

Şî'a’nm Ca'feriyye kolu mensuplarmca meşru görülen ve aralarında dinen evlilik engeli bulunmayan bir erkekle bir kadınm, erkeğin verdiği belli bir bedel karşılığında karı-koca hayatı yaşamasma imkân veren, sıkça başvurulan geçici ve süreli…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

emânet (I)

emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifa…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Makdûr

Kudretin konusu olan şey. Kelâm ilminde bir kudret sıfatının etkisinin yöneldiği mümkün fiil veya varlık için kullanılan terimdir. Allah’ın kudreti bağlamında makdûr, yaratılması veya meydana getirilmesi aklen mümkün olan şeyi ifade eder; m…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İnşallah

“Allah dilerse.” Gelecekte yapılması düşünülen bir işin ancak Allah’ın iradesi ve imkân vermesiyle gerçekleşebileceğini belirtir. İfade sorumluluktan kaçma sözü değil; insan iradesinin sınırlılığını hatırlatan bir tevekkül ve edep cümlesidi…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ricâlü’l-ulâ

tas. Bir kısım evliya hakkında kullanılan bir terim. B mutasavvıflar bunl “abdâl-ı seb'a” (bk. bu ma de) nm dışında göstermiş ve onlarm her nefeste Allah miraç ederek “ilm-i hâs” ta sil ettiklerini ifade etmişl dir. ricâlü’l-eyyâmi’s-sitte…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

nikâh-ı sahîh

nikâh-ı sahîh a. fik. Yasal nikâh. nikâh bi’l-kitâbe a. fik. Uzak yerde buluna iki kişinin yazışma yoluyla v bu yazışmayı şahitler huzurunda yaparak gerçe leştirilen nikâh. ni'met a. [Ar. ] “Maddî manevî imkânlar, bolluk anlamında olan bu t…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mâde zarb

Hadis yazımında yanlışlıkla fazla yazılmış harf, kelime veya ibarenin üzerine çizgi çekerek yahut özel işaret koyarak metinden düşürüldüğünü gösterme usulü. Bu tashih yöntemi, yazma nüshada yanlış kısmı okunamaz hâle getirmeden korur ve met…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Talâk

Nikâh bağının belirli söz veya hukukî işlemle sona erdirilmesi. Talâkın ric‘î ve bâin türleri, sayı, iddet, nafaka ve dönüş imkânı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Kur’ân boşamayı keyfî bir tehdit aracına dönüştürmemeyi, süreleri ve hakl…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lâedriyye

Allah ve kâinatın yaratılışı hakkındaki mutlak gerçeğin insan aklıyla kavranamayacağını veya bilinemeyeceğini savunan felsefî yaklaşım. İslâm düşüncesi literatüründe kesin bilginin imkânını reddeden yahut temel metafizik sorular karşısında…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hacerülesved

Kâbe’nin doğu köşesinde bulunan siyah taş. Tavafın başlangıç hizasını belirler; imkân bulunduğunda selâmlanır, ona tapınılmaz.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

haber-i kâzib

ÇjlS j^.) Gerçeklik ile uyum içinde olmayan bilgi anlamında ke lâm terimi. haber-i mütevâtir a. Yalan söylemek üzere it - tifak etmelerini akim imkâni sız gördüğü bir topluluğun m verdiği haber

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fidye-i savm

Sürekli hastalık veya ileri yaş gibi sebeplerle tutulamayan orucun her günü için yoksula verilen fidye. Geçici mazereti sona eren kişinin tutamadığı günleri kaza etmesi esastır; fidye, kaza imkânı bulunmayan durumlarla ilgilidir.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ni'met

“Maddî manevî imkânlar, bolluk anlamında olan bu terim Kur’ân-ı Kerîm’de seksen a ayette Allah’a izafe edilmekted {bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem “n'am” maddesi). Nisâ suresi a. Ç^j^ »U) Ar. “Sûretü’n-Nisâ” GUll s^) Kur’ân-ı Kerîm’in dördün…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Salât-ı sefer

Yolculuk hâlindeki kişinin namazı. Dört rekâtlı farzların kısaltılması ve cem imkânı mezheplerin şartlarına göre uygulanır.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

nâf-ı zemîn

nâf-ı âlem deey nafaka a. [Ar.] ftk. Sözlük anen lamı, “Azık, ihtiyaçların temini âm için harcanan para veya maddî değerler.” olan bu söz, aile hukukunda hayatm zarurî ihtiyaçt.” larım ve devamlıhğını sağlamak eliiçin gerekli olan harcamala…

↗