Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

613 sonuç · toplam 1859 · “Şive” · 2/26

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

bürhân

Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bes

بس) Kafi, yeter. Allah bes, gayrı heves. Sivâ-ı Hak hevâ ile hevestir Hak anla Hak bil Allah bestir Besmele (4.4) Önemli olan her işe “Bismillah” denilerek başlandığından, Ibn Arabi, Allah'a göre kün (ol) ne ise insana göre besmele de odur.…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Beşâret

Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bezl

Gönüllü olarak harcamak, ihsanda bulunmak ve cömertçe vermek. Tasavvuf ahlâkında kişinin malını, imkânını ve gerektiğinde rahatını başkaları için kullanmasını anlatır. Bezl-i câh Bir şeyhin veya itibarlı kimsenin nüfuzunu çevresindekileri k…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bezli

طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bidâyet

Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bihüşi

Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Burcu'l-evliya

= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bit

لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Câm-ı mey

İçki kadehi. tas. Marifet badesi ve pirin ilâhî nurların tecellileriyle dolup taşan kalbi,

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cevher-i ulum

>) İlim cevherleri. 2. tas a Şeriatten şeriata, zamana ve mekâna göre değişmeyen ezeli ve ebedi hakikatler (kı; Sora Suresi, 13). b Gizli tutulması ve açıklanmaması gereken, yanlış anlaşılmaya elverişli bilgiler, gerçekler. Ali Zeynelabidin…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cezbe

بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). C…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cihad-ı ekber

Büyük savaş. tas. Nefse karşı verilen savas, Nefsin kahr ve mahvedilmesi. Mücâhede. Bkz, Mücâhede, Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cisim

Madde ve hacim sahibi varlık; beden. Parçalardan meydana gelen, yer kaplayan ve duyularla algılanabilen nesne için kullanılır. Tasavvufî kullanımı Tasavvuf metinlerinde cisim, çoğu zaman ruhun veya mânevî cevherin karşısında zikredilir. Cis…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çeşm-i humar

جشم خبار) I. Mahmur göz, humar. İçkinin neşesi geçtikten sonra ârız olan başağrısı ve sersemlik. 2. tas. Sâlikin kusurlarının kendisinden gizli tutulması. Fakat bu kusurlar, sözü edilen sâlikten daha mükemmel, daha yüksek ve daha ulu olan k…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çeşm-i terek

Yirnk göz 2. tas. Sâlikin hal, kemal ve yüce mertebesinin kendisi de dahil olmak üzere herkesten saklı tutulması ve bunu Allah'tan başka kimsenin bilmemesi (11s), Çevgân/Çevgen i Jars. (جوكان) veya. 1. Topa vurmakta kullanılan ucu eğri sopa…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dâî

Davet eden, çağıran ve duacı. Tasavvuf dilinde halkı mânevî yola sevk ve idare etme bilgisi verilen kişi için kullanılır. Bâtınî-İsmâilî teşkilâtında ise daveti yayan görevliyi, yani propagandacıyı ifade eder.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dehşet

Şaşkınlık hali, donakalma. tas. Aniden görülen maşukun heybetinden âşıkın aklının başından gitmesi ve ne yapacağını bilmez halde kalmast. Hz. Yusufun güzelliğini gören kadınların apışıp kalmaları gibi (Yusuf Süresi, 31). Dehşet halindeki ki…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Der-bahten

با ختن) 55) + Oyun oynamak; kumarbazlık; kumarda kaybetmek, zarara uğramak. 2..كما Önceden işlenen amellerin mahvolması ve gözden kaybolması (115). Hak âşıklarının aşkları uğruna en değerli sermayeleri olan amel ve ibadetleri bile gözden çı…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dest-büs

Bkz Base. Dest der kar dil be-yar Eli iste, gönlü Hak'ta olmak, eli işte gönlü oynasta olmak. Neylesin gülzâr-ı âşık olmayınca gülizâr Bostan-ı cennete suret veren didâr imiş Necâti Destegül i. fars Mevlevi dervişlerin tennurenin üzerine 8i…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devse

Çiğneme, döğme, tas. Sa'diye tarikatinde bir ayin. Bu ayin 300 kadar dervisin yüzü koyun Yanyana yatması ve şeyhin de bunların üzerinden atıyla geçmesi şeklinde icra edilirdi. İnsanları ve Müslümanları aşağılayıcı bir ni- teliği bulunduğu i…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dîdâr

Görme, yüz ve çehre. Tasavvuf şiirinde ilâhî güzelliğin temaşası ve sevgilinin yüzü anlamında kullanılır. Dîdâr arzusu, sûfî şiirinde vuslat ve cemal tecellisi özlemini anlatır. Rü’yet ve cemal maddeleriyle karşılaştırınız.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Don

Giysi, kıyafet, tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek. Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebru

Kaş. tas. a İlâhî sıfat, Allah'ın zatını perdelediği için sıfata ebru, perde denilmiştir. b Sâlikte görülen kusur sebebiyle derecesinin düşmesi ve ihmale uğraması, Bkz. Keman ebru, Tâk-ı ebru.

↗