Ara
Menü
ذ

Dehşet

Köken ve kullanım

i. ar.

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

  1. Şaşkınlık hali, donakalma.
  2. tas. Aniden görülen maşukun heybetinden âşıkın aklının başından gitmesi ve ne yapacağını bilmez halde kalmast. Hz. Yusufun güzelliğini gören kadınların apışıp kalmaları gibi (Yusuf Süresi, 31). Dehşet halindeki kimseye medhuş denir. Bkz. Medhuş.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, gaflet, hayret veya dalgınlıktan aklın gitmesi, o hal üzere devam etmesi mânâsına gelir. Sufiyye’ye göre dehşet; Habibin (yani Allah’ın) heybetinden dolayı, muhibbi (yani sufi’yi) etki altına alan bir kuvvettir. Bu, kulu etkisi altına alan havf ve recâ halidir. Üzerindeki bu güçten dolayı kul, tıpkı baygın bir insan haline gelir. Dehşetten sonra kula sekîne denen bir hal gelir ki, bu halde, sıkıntı gitmiş mutluluk gelmiştir. Kul, aklını esir alarak ona hakim olan bu makamda, hayrettedir.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön