ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
707 sonuç · toplam 3917 · “sa'd” · 10/30
01cenâze gülbangı
cenâze gülbangı a. tas. Mevlevîlikte ölen bir sûfînin ardından defin töreni sırasında okunan ve özel olarak düzenlenmiş dualar ve İlâhîler. Definden sonra kabrin başmda okunan “cenâze gülbangı”nın yaygın olan biçimi şöyle: Vakt-i şerif hayr…
Hicrî sene
Başlangıcı Hz. Muhammed’in hicret yılı kabul edilen ay takvimi yılı. On iki kamerî aydan oluşur ve güneş yılından yaklaşık on bir gün kısadır.
Mu'tî
Ç^U.) [Ar.] Sözlük anlamı “veren.” olan bu söz, “esmâ’ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup sözlük anlamında Allah’a nispet edilmektedir. “Mu'tî” adı, sadece Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce rivayetindeki listede de yer alm…
derece
İslâm inancında farkh dünyevî veya uhrevî mertebeleri ya da müsbet bilimlerde bazı ölçüm aletleri. Kur’ân-ı Kerîm’de on sekiz ayette geçmekte olan bu söz, hukukî, İktisadî, İlmî, ahlâkî, uhrevî faziletlere ve mertebe farklılıklarma işaret e…
Enârallahu kabrehu
“Allah onun kabrini nurlandırsın.” Vefat etmiş bir kimse anılırken dua maksadıyla kullanılan saygı ifadesi.
fırka
Sözlük anlamı “Ayırmak, bölmek.” olan bu söz, İslâmî fikir hareketleri içinde kendine özgü siyasî düşünce ve itikadî telakki ya da mezhepleri ifade etmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir ayette, “Tevbe suresi” nde Müslüman toplumlarda far…
ricâlü’l-ulâ
tas. Bir kısım evliya hakkında kullanılan bir terim. B mutasavvıflar bunl “abdâl-ı seb'a” (bk. bu ma de) nm dışında göstermiş ve onlarm her nefeste Allah miraç ederek “ilm-i hâs” ta sil ettiklerini ifade etmişl dir. ricâlü’l-eyyâmi’s-sitte…
îlâ
GıLl) [Ar.] fık. İslâm hukukunda, evli bir erkeğin karısıyla cinsel ilişkiye girmemek üzere yapmış olduğu yemin. Bu durum “kaza'î boşanma” sebeplerinden biri sayılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir yerde, “Bakara suresi” nde “Kadınlarına…
ahbâriyye
feLi-O [Ar. ahbâr’in ç. b.] İslâmî inanca göre, dinî konularda nakil ve rivayetlere göre amel edenler, onlara sadık kalanlar.
inbisât
Tasavvu inancma göre sûfînin ruhen rahatlaması, manevî huzur bulması ve bir tür vecd ve cezbe hâline ulaşması durumu. İncil a. [Ar. ] Hz. İsa’ya gönderilen ve Hristiyan dünyasının inandığı üâhî kitabm Kur’ân-ı Kerîm’de geçen adı. Bu sözün k…
zât-ı sâmî
zât-ı sâmî a. Sadrazam.
sıhah
Hadis biliminde, bir hadisin doğruluğunu, sağlamlığını ve güvenilirliğini ifade eden terim. § tam. sıhah-ı sitte a. ( ») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğ…
sâs
Şeriat hukukuna göre, kasten adam öldürme veya işlenen müessir fiil suçlarmda, suçlunun ya da eylemi gerçekleştiren kişinin işlediği eyleme veya davranışa denk b ceza ile cezalandırılma Kur’ân-ı Kerîm’de “kısâs” iç önce “Bakara suresi” nde…
skât akçası
skât akçası a. Ölünün farz, vacip ve sair kalmış borçları için verilen sadaka.
yed-i beyzâ
yed-i beyzâ a. (^-Au aJ (beyaz el) mec. Hz. Musa’nm mucizelerinden olan ve gözleri kamaştıran beyaz eli. Firavun, Hz. Musa’dan bir mucize götermesini ister. Hz. Musa da elini koynuna sokup çıkarmca pırıl pırıl parlayan bembeyaz eh ortaya çı…
vicâde
Hadis biliminde, bir ravînin bizzat ulaşamadığı yahut ulaşmış olsa da kendisinden hadis duymadığı ya da yetki almadığı bir hocanın el yazısıyla yazılmış hadislerin kaydedildiği metinleri bulması veya satm alma yoluyla elde etmesi anlamında…
fitre
G>^) [< Ar. sadakatü’l-fıtr < fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk. bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. B…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
vefeyât
Önde gelen nde İslâm bilginlerinin ve tanınmış dir, din adamlarının vefat tarihleri geüzerinde yapılan çalışma ve bu nde çalışmalar neticesinde ortaya olaçıkan eserler için kuUamlan orûd” tak terim. miri Vehhâb a. [Ar. vâhib sözüal nün ismi…
Zeydiyye
İslâmî zı tarikatlerden 8. yüzyılın başlarında Kûfe’de ortaya çıkan, Tâberistan, Irak ve özellikle de Yemen coğrafyasmda yaygın olan bir Şiî cemaati için kullanılan terim. Görüşleri itibariyle “Mu’tezile" (bk. bu madde) fırkasının düşüncele…
mesâlih
QJL^) [Ar. maslahat’ın ç. b.] Sözlük anlamı “îyi, uygun, elverişli, maksada uygun olan, yararlı.” olan “maslahat” (bk. bu madde) teriminin çokluk biçimi olan bu söz, ayet ve hadislerin yorumlanması sırasmda içtihat m gözetilirken dinî bakım…
bedel
ÜJ lAr. ] Sözlük anlamı, “Karşılık, bir şeyin yerine geçen, ivaz, denk” olan bu söz, İslâmî terim olarak “1. Alışverişte satılan mala karşılık ödenen para veya verilen mal. 2. Bazı ibadet ve borçların aslî şekliyle yapılamaması durumunda uy…
ekar
Sözlüklerde “Şiddetli bir ateş ile yakıp kavuran alevli ateş. ” anlamındaki bu söz, cehennem için kullanılan terimlerden biridir ve Kur’ân Kerîm’de dört ayette geçmek dir. sekerât-ı mevt a. Ar. sekerât + mevt ] Ölü anında çekilen acı ve ızt…
Eşrefiyye
Kādiriyye’nin Eşrefoğlu Rûmî’ye nispet edilen Anadolu kolu. İznik merkezli teşekkül eden yol, Kādirî usulünü Eşrefoğlu’nun irşadı, şiirleri ve sonraki post silsilesi çevresinde sürdürmüştür. Âdâb ve merasim kayıtlarının bir kısmı Eşrefî-Rûm…