ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
79 sonuç · toplam 144 · “Sahâb” · 1/4
01Sahâb
ب) be) 7, Bulut, ebr. 2. tas. Feyz-i mukaddes, ilâhî feyz; sahâb-ı kerem, kerem bulutu (sr), Sahib-i ayet Keramet sahibi, Sahib-i hal ehl-i hal. Sahib-i işaret Sözü nükteler, marifetler ve işaretler içeren sâlik. Sahib-i kalp Rabb-i hal, eh…
sahâbî
Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O’nu görmüş, O’nun sohbetinde bulunmuş, örfen O’nunla arkadaş veya yakın dost olabilecek kadar uzun süre yakm olmuş ve Müslüman olarak ölmüş kimseler için kullanılan terim. Bu kimliğe sahip kimseler arasmda…
sahâbiyye
Muhammedi görmüş, onunla görüşüp sohbet etmiş ol kadın. sâhâf a. [< Ar. sahhâf] lâm dünyasında kitap alış ver işlerini yürüten kimselere O manlI döneminde verilen ad terim. sahâfî a. bk. musahhaf sâhha a. [Ar.] (Şiddetli se bk. yevm-i kıyâm…
sahâbî kavli
sahâbî kavli a. Hz. Peygamber öldükten sonra, Müslümanların karşılaştıkları sorunlar üzerinde fetva verme ve aralarmda çıkan anlaşmazlıkları giderme işinde baş vurdukları delilleri ve fıkhî konulardaki görüş ve düşüncelerini ifade eden teri…
adâletü’s-sahâbe
u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri
Ashab-ı suffe
1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…
Hizip
veya Hizb Bölük, cemaat, taife tas. Belli zamanlarda, belli | miktarda ama devamlı olarak okunan dua; vird, zikir. | Ma 007 الس 0 ıç ب يي veya Hidmet Süfilere ve fakirlere hizmet etmek, onların maddi (خد مة) Hizmet i. ar, ihtiyaçlarını karş…
Rüya
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
ikâf
ikâf a [Ar.] Hadis biliminde, bir haberin bir sahabiye ait ola duğunu söyleme veya bir hadie sin senedini bir sahabeye ulaştırıp orada bırakma durumu veya işi. a m ikâmet a. [Ar.] İslâmî ibadeta lerin en önemlilerinden olan ı namazm farzı k…
fezâ'il
Sözlük anlamı “Artmak, fazlalaşmak.” olan “fazl” kökünden gelen bu söz, îslâm literatüründe, zamanları, şahsiyetlerin, kabilelerin, milletlerin, ülke ve şehirlerin en üstün vasıflarını anlatan eserlere verilen bir ad olarak terim niteliği k…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
muhabbet
1. “Sevgi” anlamındaki bu söz, dinî hayatın temel ve aslî değeri ve unsuru olarak kabul edilen bir terim olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâhâ suresi” (20)nin 39. ayetinde geçen bu söz, hem Aüah’a hem de insanlara nispet edilerek hadislerde de…
mevkuf
Hadis bili m minde, sahabenin sözü, eylemi ve davranışı anlamında kullanılan terim.
mütevâtir sünnet
mütevâtir sünnet a. Hz. Peygamber’den yalan üzerine birleşmeleri asla mümkün olmayan bir sahab grubunun rivayet ettiği, daha sonra bu gruptan “tâbiûn” (bk. bu madde) ve “etbâu’ttâbiîn” (bk. bu madde) devirlerinde aynı grubun rivayet ettiği…
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
Fethî
Mekke’nin fethi sırasında veya hemen sonrasında İslâm’ı kabul eden sahâbîler için kullanılan nispet. Okuma notu Bu nispet, Kur’ân’daki Fetih sûresi başlığından ayrıdır.
cennetü’l-mu'allâ
“Yüce bahçe.” anlammdaki bu söz, Mekke’de “Beytullah’Tn kuzey bölgesinde bulunan ve içinde Hz. Peygamber’in dedesi, amcası ve eşlerinden Hatice’nin de bulunduğu ve sahabilerin de medfun olduğu mezarlığm adı.
Ashâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri…
vecih, -chi (II)
vecih, -chi (II) a. [Ar.] Hadis biliminde, çoklukla bir sahabeye, tâbiîne veya bir kaynağa ulaşan senedin sonraki tabakalarda ayrıldığı kollardan her biri.
mürsel
Peygamber karşılığı Arapça olan ve Kur’ân-ı Kerîm’de sıkça geçen terim, bk. peygamber 2. Hadis biliminde, hadisin çıkış kaynağı sahabîlerden veya başka ravîlerden birinin zikredilmemesi ya da tabiînin doğrudan Hz. Peygamber’den rivayet etti…
inhifâd
Hadis biliminde, bir söz veya davranışm bir sahabeye bağlanması işi. Bu du i rum, “mevkuf’ (bk. bu madde) olarak nitelenmiştir.
bekkâ'ûn
Hicretin dokuzuncu yılında Müslümanlar ile müşrikler arasında yapılan Tebük Savaşı’na maddî ve sosyal sorunları sebebiyle katılamayan ve bundan dolayı derin üzüntü içinde sürekli ağlayan sahabeler.
Cerrâhiyye
Halvetiyye-Ramazâniyye tarikatının Nureddin Cerrâhî’ye nisbet edilen bir kolu. Bu tarikatın kurucusunun sahabeden Ebû Ubeyde b. Cerrâh soyundan geldiği ve İstanbul’da Cerrahpaşa semtinde doğduğu için “Cerrâhî” adını aldığı rivayeti yaygındı…