ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
322 sonuç · toplam 404 · “Meydan” · 1/14
01Meydan
Açık alan, görünme ve karşılaşma yeri. Tasavvuf dilinde muhabbet, zikir, vecd ve mânevî mücadelenin sahası için kullanılır. Tekke hayatında Mevlevîlikte “meydan”, dede ve dervişlerin belirli bir düzen içinde toplanıp murakabede bulunduğu me…
Meydan evi
Bektaşî tekkesinde ikrar, nasip, muhabbet ve başka erkânın icra edildiği; post ve hizmet makamlarının belirli bir düzende yer aldığı ana toplantı mekânı.
Meydan Rehberi
Bektaşî ıstılahı. Tarikata intisab eden (giren) can (derviş)’a kılavuzluk yapan kişiye denir.
Meydancı
Dergahtaki meydan hizmetlerine bakan, mukabele yapılacağı zaman şeyhin postunu semahanede yere seren, âyinden sonra kaldıran, yemek ve mukabele vaktini kuralına göre duyuracak dervişe sala vermesini emreden görevliye Meydancı veya Meydancı…
Meydan Taşı
Bektaşî tâbiridir. Meydandaki makamlardan biridir. Yeni talib (derviş) buraya gelince, rehber, ona şu tanımı yapardı: “Buna meydan taşı derler. Hazret-i Pîr Efendimizin meydan celladı diye nasb buyurdukları, elinde kudret kılıcıyla duran Ha…
Arasât Meydanı
Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. Mahşer) Kıyâmet günü eshâbımdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiği memleketin bütün mü'minlerinin önlerine d…
Dış Meydancı
Mevlevî tabiridir. Şeyhin emirlerini dedelere (dedegân) ulaştırıp bildiren, tarikata girecek yeni dervişi şeyhin huzuruna götüren, Mevlevî dervişlerine dış meydancı denir. Büyük tekkelerde (âsitane) iki meydancı bulunurdu. Mutfak hizmetleri…
İkindi Meydanı
Mevlevi tâbiridir. Sabah namazı kılındıktan güneş doğana kadar, ikindiden de güneş batana kadar, tefekkür ile meşgul olan bir müslümanın, Allah katında sevap kazanacağına ait bir hadis-i şerife dayanarak konulmuş bir usûl.
Kırklar Meydanı
Hacı Bektaş’taki merkezi tekkede, iki parmaklık içinde bulunan yere, kırklar meydanı denir. Sağdaki parmaklık boyunca, çok sayıda şamdan, dizili olarak bulunurdu. Bu şamdanların ortasında, kırk budak adı verilen şamdan yer alırdı.
Pirinç Meydanı
Mevlevi tâbiri. Büyük dergahta, dervişlerin topluca pirinç ayıkladıkları yere denir.
Sabah Meydanı
Mevlevî tâbiridir. Erbain çıkarmış veya kapıdan geçirilmiş dervişlerin sabahleyin toplandıkları yere, sabah meydanı denir. Burada dervişler, “işrâk Namazı”nın vaktini (güneş doğuşundan kırk beş dakika sonra) istiğfar, tefekkür ve Kur’ân oku…
Taşra Meydancısı
Mevlevî tâbiri. Konya’daki ana dergahta, büyük Mevlevî tekkelerinde iki meydancı dede bulunurdu. Birine “içeri meydancısı”, diğerine de “dışarı meydancısı”, yani “taşra maydancısı” denirdi. Küçük dergâhlarda taşra meydancılığını, kazancı de…
Devrân zikri
Toplu zikir sırasında meydanda dairevî hareketle icra edilen Halvetî zikir biçimi; uygulama ve musikisi dönem ve dergâha göre değişmiştir.
Terk (tâc)
Tâc kubbesini meydana getiren dilim veya dikiş bölümlerinden her biri. Terk sayıları kaynaklarda farklı dinî ve tasavvufî kavramlarla ilişkilendirilmiştir; yorumlar her çevrede aynı değildir.
Agyar
(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tari…
Ahlak
ع Huluk, Huy. Huylar, beşeri davranışlar. tas. Huluk, nefsin bir melekesi olup o sayede fiiller, düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden kolaylıkla meydana gelir. Biri güzel, diğeri çirkin olmak üzere ahlak iki kısımdır. İlkine ahlak-i hamide…
Ahlâm
Rüya, düş. 2. tas. a Hayal mertebesi, misal mertebesi. İnsan uyurken, nefs maddi âlemle ilişkisini tamamen keserse, o nefse misal âleminin suretleri yansır, tıpkı bir şeyin aynaya yansıması gibi. Sadık rüya ve ahlâm bu durumda ortaya çıkar…
Âlem
Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser v…
Ateşbaz
تشبا 1) >. Atesle oynayan. 2. Mevlevilikte aşçı dede. Ateşbaz-ı veli makamı Mevlevi tekkelerinde dervişlerin terbiyesine mahsus olan mutfak müştemilatında bulunan meydan-ı serif teki beyaz post. Ateşbaz-ı veli ocağı Mevlevi tekkelerinde lok…
Aynu't-tahakküm
Tahakkümün kaynağı. tas. Bir velinin, mertebesini göstermek istediği kimseye, “Ben dilediğimi yaparım,” diye meydan okuması, Allah’a nazının geçmesi, dileğinin kabul edilmesi, Hakk'ın yardımıyla bazı harikulade haller göstermesi. Bkz. Arbed…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Bâzû
Kol, pazu. Tasavvufî yorumda kudret ve iradenin mecazı; kulda görünen fiillerin Hakk’ın dilemesi ve kudretiyle meydana gelişini anlatan bir semboldür.
Bes
بس) Kafi, yeter. Allah bes, gayrı heves. Sivâ-ı Hak hevâ ile hevestir Hak anla Hak bil Allah bestir Besmele (4.4) Önemli olan her işe “Bismillah” denilerek başlandığından, Ibn Arabi, Allah'a göre kün (ol) ne ise insana göre besmele de odur.…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…