ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
27 sonuç · toplam 110 · “îcâd” · 1/2
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01îcâd
Yoktan var etme, vücûda getirme, yaratma. İnsanlar, mahlûk olduğu gibi, bütün işleri, hareketleri de Allahü teâlânın mahlûkudur. Çünkü O'ndan başka, kimse bir şey yaratamaz. Kendi mahlûk, yaratılmış olan, başkasını nasıl yaratabilir? Yaratı…
vicâde
Hadis biliminde, bir ravînin bizzat ulaşamadığı yahut ulaşmış olsa da kendisinden hadis duymadığı ya da yetki almadığı bir hocanın el yazısıyla yazılmış hadislerin kaydedildiği metinleri bulması veya satm alma yoluyla elde etmesi anlamında…
Ahlâm
Rüya, düş. 2. tas. a Hayal mertebesi, misal mertebesi. İnsan uyurken, nefs maddi âlemle ilişkisini tamamen keserse, o nefse misal âleminin suretleri yansır, tıpkı bir şeyin aynaya yansıması gibi. Sadık rüya ve ahlâm bu durumda ortaya çıkar…
zekere
Hadis biliminde, ravînin bir hadisi hocasmdan işitme, okuma veya vicade gibi yollardan biriyle aldığmı ifade eden terim.
Hile
Bir kimseyi yanıltmak veya görünürde hukuka uygun bir işlemle yasaklanan sonuca ulaşmak için kurulan düzen. Fıkıhta hiyel , farklı niyet ve sonuçlara sahip geniş bir alandır. Başkasının hakkını ortadan kaldıran, haramı helâl göstermeye yara…
ifk hadisesi
ifk hadisesi a. Adını Kur’ân-ı Kerîm’de “Nâr suresi” nde geçen “ifk” sözünden alan bu terim, iftira, en kötü ve çirkin yalan anlamında kullanılmıştır. Bu yalan ve iftira, Hz. Âişe’ye “Mustalik Gazvesi” sırasmda atılmıştır. Savaş sonrasında…
dâ'î
Sözlük anlamı “Çağırmak, seslenmek davet etmek. ” olan bu söz, “İnsanları mensup olduğu veya bağlandığı din ya da mezhebine davet eden kimse. ” anlamında bir terim. Ayrıca dâ'üer, İslâm dünyasında ortaya çıkan mezhepleri duyurma, yayma veya…
beyit -yti
1. “Ev, hane, menzil, konak, mesken” anlamında olan bu söz, “Aynı vezinde iki dizeden oluşan bir nazım birimi.” olarak İslâmî edebiyatta, özellikle de Divan Edebiyatı alanında kullanılan bir terim olarak yaygınlık kazanmıştır. 2. tas. Kalp,…
hızlân
Buyruklarmı yerine getirmeyen kullardan Allah’ın yardımmı ve mağfiretini h kesmesi ve bu kullarını kendi hâllerine terk etmesi anlamında kullanılan kelâm terimi; “nusret, tevfîk, lütuf’ karşıtı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de üç ayette geçmekted…
fidye
Sözlük anlamı “Bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel” olan bu söz, bir kimseyi kölelikten kurtarmak veya çeşitli sebeplerden dolayı yerine getirüemeyen ibadetlerin karşılığı olarak ödenen bedel anlamında terim…
beytü’l-ahzân
Yusuf ü Züleya kıssasında Yusufunu kaybetmenin verdiği üzüntüsünden dolayı Hz. Yakub’un kapandığı çadır. Bu terim, “beyt-i ahzân, beytü’lhüzn, külbe-i ahzân” tamlamaları biçiminde de aynı anlam çerçevesinde ifade edilmiştir. mec. Dünya. bey…
Talâk
Nikâh bağının belirli söz veya hukukî işlemle sona erdirilmesi. Talâkın ric‘î ve bâin türleri, sayı, iddet, nafaka ve dönüş imkânı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Kur’ân boşamayı keyfî bir tehdit aracına dönüştürmemeyi, süreleri ve hakl…
Dârülislâm
İslâm hukuk düzeninin yürürlükte bulunduğu ülke veya siyasî egemenlik alanı. Klasik tasnifin çağdaş hukuk ve vatandaşlık düzenlerine uygulanması ayrıca değerlendirilir.
Beynûnet-i kat‘iyye
Evlilik bağının kesin biçimde sona ermesi. Yeniden evlenebilmenin şartları, boşamanın türüne ve sayısına göre fıkıhta ayrıca düzenlenir.
mek va'îd
İslâmî inanç ve abul fırkalardan biri olan “Mu'tezile (Kader inancını inkâr eden Ha dininden bir fırka) fırkasının be Glı« inanç üzerine kurduğu ilkele hiy.” rinden birini ifade eden “va'd Hz. ve va'îd” (bk. bu madde) ilkesi ân-ı nin bir un…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
Meşiet
Arapça, dileme demektir. Ma’dum (yok) olanın icadı, mevcûd olanın idamı (yok olması), öne geçen inayet ve zât tecellîsinden ibarettir. Allah’ın istemesi, ma’dumu icad etmek üzere tecellî etmesidir. Meşiet, irâdeden daha geneldir.
Abdu’l-Kâdir
el-Kâdir, her şeye gücü yeten, kudretli demektir. el-Kâdir isminin tecellîsi ile, tüm takdir edilen şeylerde, Allah’ın kudretini gören kuldur. O, tutmayı kendisiyle gerçekleştiren ilâhî elin suretidir. Ona hiç bir şey engel olamaz. Her şeyd…
Ahmed-İ Muhtar Postu
Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu a…
Hissa
Arapça. Olgunluk ve noksanlık arasındaki farklılık, insanda, ilâhî sıfatların ve fiillerin husul bulmasına kemâl derler. Bu husulün azalması ve hatalara düşülmesi de, noksanlıktır. Şeref, yaratılan ile, onu icâd eden arasındaki vasıtaların…
Harf
Arapça, dönmek, meyletmek anlamına gelen bir kelime. Tasavvufî anlamda, Hakk’ın, kulunu, bazıibarelere muhatap kılmasıdır. Cifr ilmiyle uğraşanlara göre; harfler, nuranî ve zulmanî olarak ikiye ayrılır. Nuranî harflere Hakk’ın harfleri, zul…
İnabe Almak
Bir şeyhe intisab ile, onun müridi olmak anlamında kullanılan bir tâbir. Buna “el almak”, “filan şeyhten inâbe almak” “filan tarikata inabe etmek” denir. İnâbe kelimesi Osmanlıca’da “inâbet” şeklinde kullanılmıştır.
Meded
Arapça, yardım anlamında bir kelime. Allah’dan yardım istemeye istimdâd, velilerin ruhundan istemeye meded denir. Meded-i Vücûdî: Var oluş desteği. Mümkin bir varlığın, varolabilmesi için gerek duyduğu her şeyin, Allah tarafından ona ulaşma…
Nasib Almak
Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…