Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-9499- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu açıklamalar yapılırdı : “Buna Ahmed-i Muhtar Postu derler. Cemî-i ulum-i evvelin ve ahirin bunun yüzü suyu hürmetine halk olunup ve hidayete ergören budur. Sebeb-i icad-ı âlem budur. Cümlenin atası, anası budur”. Bu ifadelerle “levlake levlake lema halaktu’l- eflak” (Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, felekleri yaratmazdım) kudsi hadisine telmihte bulunulurdu. Hz. Muhammed (s)’in, kainatın yaratılış sebebi olduğu hususu, tasavvufun ana konularındandır.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10658- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu açıklamalar yapılırdı : “Buna Ahmed-i Muhtar Postu derler. Cemî-i ulum-i evvelin ve ahirin bunun yüzü suyu hürmetine halk olunup ve hidayete ergören budur. Sebeb-i icad-ı âlem budur. Cümlenin atası, anası budur”. Bu ifadelerle “levlake levlake lema halaktu’l- eflak” (Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, felekleri yaratmazdım) kudsi hadisine telmihte bulunulurdu. Hz. Muhammed (s)’in, kainatın yaratılış sebebi olduğu hususu, tasavvufun ana konularındandır.</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu açıklamalar yapılırdı : “Buna Ahmed-i Muhtar Postu derler. Cemî-i ulum-i evvelin ve ahirin bunun yüzü suyu hürmetine halk olunup ve hidayete ergören budur. Sebeb-i icad-ı âlem budur. Cümlenin atası, anası budur”. Bu ifadelerle “levlake levlake lema halaktu’l- eflak” (Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, felekleri yaratmazdım) kudsi hadisine telmihte bulunulurdu. Hz. Muhammed (s)’in, kainatın yaratılış sebebi olduğu hususu, tasavvufun ana konularındandır.