Tasavvuf Sözlüğü
Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu açıklamalar yapılırdı : “Buna Ahmed-i Muhtar Postu derler. Cemî-i ulum-i evvelin ve ahirin bunun yüzü suyu hürmetine halk olunup ve hidayete ergören budur. Sebeb-i icad-ı âlem budur. Cümlenin atası, anası budur”. Bu ifadelerle “levlake levlake lema halaktu’l- eflak” (Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, felekleri yaratmazdım) kudsi hadisine telmihte bulunulurdu. Hz. Muhammed (s)’in, kainatın yaratılış sebebi olduğu hususu, tasavvufun ana konularındandır.