Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

TÜMÜABÇDEFGĞHIİKLMNÖPRSŞTÜVYZ

18 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Mahya

Zikir, salavat ve dinî sohbet için geceleyin düzenlenen ihya meclisi. Kelime “geceyi diri tutmak” anlamındaki ihyâ ile ilişkilidir. Osmanlı kültüründe kandil ve ramazan gecelerinde minareler arasına kurulan ışıklı yazı düzenine de mahya denir. İki…

Tasavvuf ve Tarikat

Makām-ı vahdet

Birlik makamı; çokluk görünüşlerinin ardındaki tevhid hakikatinin idrak edildiği mânevî mertebe. Bazı tasniflerde ceberût âlemiyle ilişkilendirilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mazhariyye

l Nakşibendiyye-Müceddidiyye a tarikatının Mazhar Cân-ı Cânân te (öl. 1195 / 1781) a nispet edilen mkolu. ıu mazmaza a. Cu^^Aa) [Ar.] fık. îslâm n, inancma göre, abdest alırken ve i gusül yaparken ağza su…

Tasavvuf ve Tarikat

Melamet

Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygamberler, veliler…

Tasavvuf ve Tarikat

Melâmî

lik Melâmîlik öz. a. “Melâmet” (bk. b madde) tarikatini benimseyen tasavvuf ehlinin oluşturduğu v her türlü gösterişten armmay dünya işlerini bir kenara b 451 Melâmîlik L) rakmayı ilke edinen bir tarikat. Kaynaklarda bu tarikatın…

Tasavvuf ve Tarikat

Mevlevi

ve a. [Ar.] H Mevlâna’nın izinde olanları kurduğu tarikat, bk. Mevleviyye

Tasavvuf ve Tarikat

Mevleviyye

ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi. ] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled…

Tasavvuf ve Tarikat

Mey

Eğilim. tas. Esas ye maksattan habersiz gayr-i ihtiyari olarak her şeyin tabii bir halde kendi aslına dönmesi, Maddelerin tabiatlara (kuruluğa, yaşlığa, sıcaklığa, soğukluğa) dönüşmesi, tabiatların da iradesiz olarak kendi asıllarina dönmeleri (us). Bkz. Arzu,…

Tasavvuf ve Tarikat

Meyhane

Bkz. Meygede. Mey-i aşk İlahi tecelli, cezbe ve coşku hali (sr). Mey-i kühne Mahzende yıllanmış şarap; kâmil ve vasıl olan arifin kalbi.

Tasavvuf ve Tarikat

Mısriyye

Halvetiyye’nin Ahmediyye ana kolu içinde Niyâzî-i Mısrî’ye nispet edilen şube. Niyâzî-i Mısrî’nin şiirleri, vaazları ve sürgünlerle şekillenen irşad çevresi üzerinden özellikle Bursa, İstanbul ve Balkanlarda etkili olmuştur. Kolun silsile ve erkânı Halvetî mirasını sürdürürken…

Tasavvuf ve Tarikat

Mîrganiyye

Muhammed Osman el-Mîrganî’ye nispet edilen ve 19. yüzyılda Hicaz ile Sudan çevresinde yayılan tarikat. Daha yaygın adıyla Hatmiyye veya Mîrganiyye-Hatmiyye diye anılır. Kurucusunun aldığı farklı tarikat icazetlerini bir araya getiren yol, şeriata bağlılık, salavât,…

Tasavvuf ve Tarikat

Misbâh

Tasavvuf ehli arasmda çerağ ve kandil için kullanılan terim.

Tasavvuf ve Tarikat

Muhâdara

Kalbin Hakk’ın huzurunda bulunması. Tasavvuf kaynaklarında delil, zikir ve yoğun dikkat sayesinde kazanılan başlangıç huzurunu ifade eder. Muhâdara–mükâşefe–müşâhede Muhâdara: Kalbin delil ve zikirle huzura yönelmesi. Mükâşefe: Hakikatin aradaki örtü kalkmışçasına açık hâle gelmesi. Müşâhede:…

Tasavvuf ve Tarikat

Murakabe

1, Denetleme, gözetleme; dikkati belli bir noktaya toplama. 2. tas. a Kulun, ‘Hak, bütün hal ve hareketlerime vakaftir’ şeklinde bir şuur ve idrak içinde olması (cr). b Kalbi, ona zarar veren şeylerden korumak, ‘Allah…

Tasavvuf ve Tarikat

Mücâhede

Savaşmak, mücadele etmek. tas, a Şeriatça istenen fakat nefse zor gelen şeyleri nefs-i emmareye yükleyerek onunla savaşmak. Nefse karşı açılan savaş cihad-ı ekber'dir. b Nefsi ezmek, etkisiz hale getirmek, hatta ölmeden evvel öldürmek. e…

Tasavvuf ve Tarikat

Mümkinât

Varlığı da yokluğu da kendi zatının gereği olmayan bütün yaratılmışlar. Tekili mümkin dir. Kelâm ve tasavvuf düşüncesinde mümkin varlıklar var olmak için bir sebebe ve nihayetinde varlığı zorunlu olan Allah’a muhtaçtır. Bu kavram, vâcibü’l-vücûd…

Tasavvuf ve Tarikat

Mürşid-i Rûm

“Anadolu’nun mürşidi” anlamında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî için kullanılan övgü unvanı. Onun Anadolu tasavvuf ve irfanındaki etkisini vurgular.

Tasavvuf ve Tarikat

Müzdelife

Kutsal topraklarda, hac mevsiminde, bili Arafat’tan inen Müslümanlarm in toplanarak zikir, dua ve vakfe ncı ile Allah’a yaklaşmalarından dolla layı bir araya geldikleri yere verilen ad. riat Müzill a. [Ar.] Sözlük anlamı, nah “Zelil,…