Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

146 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Ma’rife

Arapça, marifetin dayandığı yer demektir. Bu bütün isimlerin menşei olan, vahidiyyet hazreti (mertebesi)dir.

Tasavvuf ve Tarikat

Ma’rufiyye

Ma’rûf Kerhî’ye atfolunan bir tasavvuf okulu. Kerhî’nin vefat tarihi, h. 200/m. 816’dır.MÂSİK,

Tasavvuf ve Tarikat

Magribiyye

Muhtemelen İran’lı şâir Mağribî (ö. 1406)’nin talebelerine isnad edilen bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Mağribu’ş-Şems

Arapça, güneşin battığı yer demektir. Kâşânî’ye göre, Hakk’ın ta’ayyünler ile, ruhun da cesed ile örtülmesi demektir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mah-I Nev

Farsça, yeni ay demektir. Tasavvufi eğitime yeni başlayan mübtedîler için, kinaye olarak kullanılan bir tabir. Bu durumda olan kişi, yeni doğmuş bir aya benzetilmektedir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mahabbet

Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan etmesinden kaynaklanır. Hz. Peygamber…

Tasavvuf ve Tarikat

Mahît

Arapça dikilmiş elbise demektir. Öğülmüş sıfatları kazanarak, yerilmiş sıfatlardan sıyrılmaya işaret eder.

Tasavvuf ve Tarikat

Mahiye

Bir şeyin hakikati anlamında “mâ” ve “hiye” den meydana gelmiş Arapça bir sözcük. Tasavvuf? olarak Ümmü’l-Kitâb’a denir. Ümmü’l-Kitâb, Zât’ın künhünün mahiyetinden ibarettir. Yine bu ifade ile, üzerine isim, sıfat, vücûd, adem, Hak ve halk…

Tasavvuf ve Tarikat

Mahv-I Ayn-I Abd

Arapça, kulun aynının silinmesi anlamında, zincirleme bir tamlama. Ayana varlık yüklemeyi düşürmek demektir. Buna mahv-ı ubûdiyyet de denir. Zira a’yân, bir takım zâta ait şe’nlerden ibaret olup, “âlimiyye” hükmündeki “vâhidiyye hazreti” nde ortaya çıkar.…

Tasavvuf ve Tarikat

Mahv-I Erbâbı’z-Zevâhir

Zevahir erbabının mahvolmasını ifade eden, Arapça zincirleme bir izafet terkibi. Kâşânî’ye göre bu terkib, kötü ve âdete ait özelliklerin kaldırılmasıdır. Bunun mukabili, ibâdetin hükümlerini yerine getirmek ve öğülen ahlâkı elde etmek olan, isbâttır.

Tasavvuf ve Tarikat

Mahv-I Erbâbis-Serâir

Sırlar erbabının mahvolması anlamında Arapça bir terkib. Bu, illetlerin ve âfetlerin silinmesi demektir. Bunun mukabili, muvasalâtın (karşılıklı kavuşmanın) isbatıdır. Bu, “onun işiten kulağı, gören gözü olurum” kudsi hadisinde belirtildiği gibi, Hakk’ın sıfat, ahlâk ve…

Tasavvuf ve Tarikat

Mahvu’l-Cem’i’l-Hakikî

Gerçek cem’e ait mahvı ifade eden Arapça bir terkib. Kâşânî bunu, çokluğun, tekde fani olmasıdır, şeklinde tanımlar.

Tasavvuf ve Tarikat

Mahya

Zikir, salavat ve dinî sohbet için geceleyin düzenlenen ihya meclisi. Kelime “geceyi diri tutmak” anlamındaki ihyâ ile ilişkilidir. Osmanlı kültüründe kandil ve ramazan gecelerinde minareler arasına kurulan ışıklı yazı düzenine de mahya denir. İki…

Tasavvuf ve Tarikat

Makām-ı vahdet

Birlik makamı; çokluk görünüşlerinin ardındaki tevhid hakikatinin idrak edildiği mânevî mertebe. Bazı tasniflerde ceberût âlemiyle ilişkilendirilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Makâmât-I Sülûk

Tasavvuf yolunda ilerlerken geçilmesi gereken dereceler. İslâm-ı hakîkî (hakîkî İslâm); makâmât-ı sülûkun geçilmesinden ve nefsin itmînânından (şüphe ve tereddüdlerden kurtulmasından) sonra hâsıl olur (meydana gelir). (Muhammed Ma'sûm)

Tasavvuf ve Tarikat

Makdisiyye

Kurusucu Abdüllatif Makdisî olan bir tasavvuf okulu. Kadiriyye’nin kollarından biridir. Makdis, Kudüs’ün esas adıdır.

Tasavvuf ve Tarikat

Maksûda (amacına) Tez Erişir

Bu söz, kâmil mürşide, tam ve mükemmel bir hüsn-i zan ile bağlanan kişinin, vuslata çabuk ereceğini ifade eder. Akşemseddin, HacıBayram-ı Velî’den 3-5 ay gibi kısa zamanda olgunlaşıp hilâfet beratı alınca, bu vuslata 30 yıldır…

Tasavvuf ve Tarikat

Mal-Mülk

Mal, bir kişinin veya toplumun sahip olduğu, eşya, para vs. ve rızık anlamında Arapça bir kelime.Çoğulu, emvâl’dir. Dünyanın, ve içindekilerin geçiciliğini anlamak ve anlatmak, tasavvufi disiplinlerde önem arzeden bir husustur.Mal sahibi, mülk sahibi, Hani…

Tasavvuf ve Tarikat

Mansûriyye

Hallac-ı Mansur’a izafe olunan bir tasavvuf okulu. Buna Hallâciye de denir. Hallâc-ı Mansur, gençlik yıllarında Hindistan’ın Sind eyaletinde İslâm’ı yaymak üzere faaliyetlerde bulunmuş ve bir hayli de başarılı olmuştur, işte bu müslümanlara “mansûrîler” adı…

Tasavvuf ve Tarikat

Mastaba-Mıstaba

Üzerine oturulabilen basık bina anlamında Farsça bir kelime. Harabat, tekke, Mastaba ehli: Sûfiler, rindler.

Tasavvuf ve Tarikat

Matbah Canı

Matbah Arapça bir kelime olup, Türkçemizde “mutfak” şeklinde kullanılmaktadır. Mutfak nasıl yemeklerin pişirilip, yenilir, hale gelme işleminin gerçekleştirildiği bir yer ise, aynı şekilde, insanın da olgunlaştığı yer olarak kabul edilmiştir. Mevlânâ’nın “Hamdım, piştim, oldum”…

Tasavvuf ve Tarikat

Matbah-I Şerif

Arapça, şerefli mutfak demektir. Bu tâbir, özellikle Mevlevîler’e aittir. Mevlevî tekkelerinde, bir dervişin ilk terbiye yeri mutfaktı. Konya’da “Âsitâne” adıyla da anılan merkez dergâhta iki önemli mekân vardı. 1- Yemeklerin piştiği mutfak 2- Zikir…

Tasavvuf ve Tarikat

Matla’

Arapça, doğuş yeri ve zamanı anlamında bir kelime. Sûfiler, bu kelimeyi ma’rifet anlamında ele alırlar. Allah bu bilgiyi kendi katından sûfiye bağışlar. Bu bir nimettir, lütuftur. Tecelli gelince, zevk ve ilham yoluyla, sûfide, bazı…

Tasavvuf ve Tarikat

Mazhariyye

l Nakşibendiyye-Müceddidiyye a tarikatının Mazhar Cân-ı Cânân te (öl. 1195 / 1781) a nispet edilen mkolu. ıu mazmaza a. Cu^^Aa) [Ar.] fık. îslâm n, inancma göre, abdest alırken ve i gusül yaparken ağza su…

Tasavvuf ve Tarikat

Me’âlimü A’lâmi’s-Sıfat

Sıfat âlemlerinin işaretleri anlamında zincirleme Arapça bir tamlama. El, göz, kulak gibi unsurlardır. Sıfatlar ve asıllara ait manaların ortaya çıktığı yer.

Tasavvuf ve Tarikat

Me’huz

Arapça, ahz olunmuş, alınmış anlamında bir kelime. İsm-i Mef’ul. Bu, kendisinden alınan anlamına gelen müstelib gibidir. Ancak me’huz, mânâ açısından müstelibden daha mükemmeldir. Müstelib, yorgunluktan soluk soluğa kalan yahut dehşetten şaşkına düşen kişiye denir.…

Tasavvuf ve Tarikat

Mebâdiu’n-Nihâyât

Nihayetlerin başlangıçları anlamında Arapça izafet terkibi. Bir önceki maddede belirtildiği gibi, namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetler hakkında kullanılır. Bu ibadetler, kulu hedefine ulaştırdığı için, bu isim ile anılmışlardır.

Tasavvuf ve Tarikat

Mebde’

Arapça, başlangıç, temel, esas, prensip anlamına gelen bir kelime. Mebde-i feyyaz, Allah’tır. Buna akl-ı evvel de denir. Onuncu akla da, akl-ı fa’âl adı verilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mebne’t-Tasavvuf

Arapça, tasavvufun temeli anlamında bir izafet terkibi. Tasavvufun temeli; Ruveym’in ifade ettiği gibi üçtür: Fakr ve iftikara yapışmak, dağıtmayı ve işarı gerçekleştirmek, taaruz ve ihtiyarı terketmek.

Tasavvuf ve Tarikat

Mecânîn-I Ukalâ

Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meşgul olan sûfiye, esma ve…

Tasavvuf ve Tarikat

Mecâü

Zuhur yerleri, meydana geliş yerleri gibi anlamları ihtiva eden Arapça bir kelime. Doğuşların ve küllinin ortaya çıkışları; vücûdun zahiri ile bâtınını ayıran kapıların kilitlerini açacak gayblerin anahtarlarının ortaya çıktığı yerlerdir. Bunlar beştir: 1- Zât-ı…

Tasavvuf ve Tarikat

Mecdûliyye

Ebû İkbâl Galbûn b. el-Hasan b. Galbûn el-Kayravânî (ö. 934) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Mecle’l-Esmai’l-Fi’liyye

Fiilî isimlerin ortaya çıkış yeri anlamında, Arapça bir zincirleme izafet terkibi. Âlemin cüzleri olan kevnî mertebelerdir. Burası aynı zamanda eserler ve fillerin eserleri olan kevnî mertebelerdir.

Tasavvuf ve Tarikat

Meclis-İ Meşayıh

Şeyhler konseyi anlamında Arapça bir izafet terkibi. Tekkelerin işleriyle meşgul olan ve meşihat dâiresi tarafından kurulan bir teşekkül. Görevi, tekkelerin tarikat usûllerine göre, idarelerini temin ve tekke şeyhliklerine faziletli ve aydın adamları seçip, tayin…

Tasavvuf ve Tarikat

Mecma’

Arapça toplanma yeri demektir. Sevdanın mutlak toplanma yeri, mutlak cemal hazretidir. İki denizin toplanma yeri (mecma’u’l-bahreyn), kâbe kavseyn hazretidir. Burada imkân ve vücûb denizleri birleşmiştir. Yine burada, kevnî hakikatlarla, ilâhî isimler bir araya gelmiştir…

Tasavvuf ve Tarikat

Mecma’u’l-Azdâd

Zıtların toplandığı yer anlamında Arapça izafet terkibi. Hüviyyet-i mutlak’a bu tabir kullanılır. Her şeyin, burada birleşip birbirinin boynuna sarılması, bu tabirin doğmasına sebep olmuştur.

Tasavvuf ve Tarikat

Medariyye

Şah Medar (ö. 1438) tarafından Hindistan’da kurulmuş bir tasavuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Meded

Arapça, yardım anlamında bir kelime. Allah’dan yardım istemeye istimdâd, velilerin ruhundan istemeye meded denir. Meded-i Vücûdî: Var oluş desteği. Mümkin bir varlığın, varolabilmesi için gerek duyduğu her şeyin, Allah tarafından ona ulaşması ve bu…

Tasavvuf ve Tarikat

Medeniyye

Derkâve tasavvuf okulunun Misurata’daki Trablusgarb kolu.

Tasavvuf ve Tarikat

Medrese Kaçkını Meyhane Düşkünü

Az bir bilgiyle, olgun kişilere kendini âlim gibi göstermeye çalışan, ahlaken kötü kimselere denir.Aşkına düşen âşıklar İçer ağuyu nûş ider; Topuğa çıkmayan sular, Deniz ile savaş ider.Yunus Emre

Tasavvuf ve Tarikat

Medyeniyye

Ebû Medyen Şuayb b. Hüseyin el-Mağribî el- Ensarî (ö. 873/1468) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Mehdeviyye

Ebû Muhammed Abdülaziz b. Ebî Bekr el-Kuraşî el-Mehdevî (ö. 621/1224) tarafından kurulan bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Mekane

Yer, menzile, derece, makam gibi mânâları ihtiva eden Arapça bir kelime. Allah katındaki menzillerin en yücesi. Mekan da denilir. Buna, şu âyette işaret vardır: “Muktedir bir kralın katındaki sıdk makamında” (Kamer/55).

Tasavvuf ve Tarikat

Mekâsib

Kazançlar, kârlar anlamında Arapça bir kelime. Abdullah b. Mübarek “elinin emeğiyle kazanma zorluğuna katlanma zevkine varmayanda, hayır yoktur” der. Yine Abdullah b. Mübarek “elinin emeğiyle geçimini temin, tevfiz ve tevekküle engel değildir” der. Havvâs…

Tasavvuf ve Tarikat

Mekke

Müslümanların beş vakit namazda yöneldiği, Ka’be’nin bulunduğu, Hicaz bölgesindeki şehir. Sûfiyyenin ileri gelenleri, Mekke’de mücavir olarak, mukaddes yerlerde, kendilerini kulluğa hasrederlerdi. Mekke’deki bu makamın, ahlâkı olgunlaştırıp, perdeleri açtığı, burada bir gün açlık ve susuzluğa…

Tasavvuf ve Tarikat

Mektûmûn

Gizliler anlamında Arapça bir kelime. Halktan ve birbirinden gizli 4.00’den fazla sayıdaki erenler.

Tasavvuf ve Tarikat

Melamet

Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygamberler, veliler…

Tasavvuf ve Tarikat

Melametiyye

Hamdûn-ı Kassâr (ö. 271/884) tarafından Nişabur’da kurulan bir tasavvuf okulu. Bu meslek mensubları, içlerinde olanın aksine davranmayı metot edinmişlerdir. iç dünyalarında samimiyetin en üst derecelerine ulaşmaya çalışırlar, başkalarının kınamalarına aldırmazlar. Taç, hırka, âyin, tekke…

Tasavvuf ve Tarikat

Melâmî

lik Melâmîlik öz. a. “Melâmet” (bk. b madde) tarikatini benimseyen tasavvuf ehlinin oluşturduğu v her türlü gösterişten armmay dünya işlerini bir kenara b 451 Melâmîlik L) rakmayı ilke edinen bir tarikat. Kaynaklarda bu tarikatın…

Tasavvuf ve Tarikat

Melamîlik

bir tasavvuf okulu olmaktan ziyade, bir yaşama biçimidir; bir tarz, üslub ve meşrebdir. Her tasavvuf ekolünde, bu biçimi tercih edenler olagelmiştir.Abdülaziz Mecdi Tolun Efendi, melâmî sözünün, Seyyid Muhammed Nûru’l-Arabî’nin mahlası olduğunu söyler. Mâide sûresinin…

Tasavvuf ve Tarikat

Melfûz-Melfûzât

Arapça, telaffuz edilen söz demektir. Özellikle Horasan, Hind ve Orta- asya’da, mürşidler sohbet toplantılarında, konuşma yaparken, müridlerce tutulan notlardan oluşan eserler. Bunlara, mecâlis, mevâ’iz gibi adlar da verilir. Mevlânâ’nın Mecâlis’i Seb’a’sı bu türden bir…

Tasavvuf ve Tarikat

Memşacı

Memşa Arapça’da gitme yeri, gidilen yer vs. gibi anlamlan ifade eder. Türkçemize galat olarak memşâne veya memişhane olarak intikâl etmiştir ki, tuvalet manasına gelir. Mevlevi tekkelerinde tuvalet temizliği yapan kimselere, “memşâcı” denir. Bunlar, tuvalet…

Tasavvuf ve Tarikat

Mengüş

Küpe anlamında Farsça bir kelime. Bektaşî tabiri olarak, bekar dervişlerin kulağına taktığı küpelere denir. Özellikle bu haydarîlerde yaygındır. Bu küpe, demir, pirinç, necef taşı veya gümüşten yapılır, sağ kulağa takılırdı. Dervişlik ve dünyaya önem…

Tasavvuf ve Tarikat

Menhec-İ Evvel

Arapça, ilk metot, ilk usûl anlamında. Kâşânî bu tabiri şöyle açıklar: Zâta ait vâhid’den vâhidiyyetin meydana gelişidir. Bütün sıfatlar ve isimlerin meydana gelişi keyfiyeti, zât rütbelerindendir. Allah kimi Zât rütbelerindeki bu sıfat ve isimleri,…

Tasavvuf ve Tarikat

Merâtib-İ Külliyye

Arapça. Küllî mertebeler demektir. Bu küllî mertebeler altı tanedir: 1- Zât-ı ehadiyyet mertebesi 2- İlâhî hazret mertebesi, 3- Vahidiyyet ve soyut ruhlar mertebesi, 4- Bilici nefisler mertebesi: Bu misal ve melekût âlemidir, 5- Mülk…

Tasavvuf ve Tarikat

Merazıka

XIV ncü yüzyılda kurulmuş, kurucusu belli olmayan, Ahmediyye’nin şubesi bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Merd

Farsça, adam demektir. Rical, er, velî eren. Merdân-ı Hûda: Allah erleri, gayb ricali. Merd-i Mutlak: Kâmil arif.

Tasavvuf ve Tarikat

Mertebe-İ Ehadiyyet

Arapça, birlik mertebesi demektir. Varlığın hakikati, kendisiyle beraber başka hiçbirşeyin bulunmaması, mertebe-i ehadiyyet olarak kabul edilir. Bu mertebede esma ve sıfat helak olmuş (erimiş) tur. Bu mertebeye cem’u’l-cem’ veya hakikatü’l-hakâik mertebesi de denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mertebe-İ İlâhiyye

İlâhî mertebe anlamında Arapça bir tamlama. Varlığın hakikatında, küllî ve cüz’î olan eşyanın nazar-ı itibâre alınması. Cem’ makamı.

Tasavvuf ve Tarikat

Mes’ele-İ Gamida

Çözümü zor problem anlamına Arapça bir tamlama. Hakk’ın zahir ismiyle tecelli ederek yokluk (adem) üzere zuhur eden vücûd, yahut a’yân-ı sabitenin sürekliliğini ifade eden bir kavramdır. Vücûd tercihi, adem üzerine anlarla devamlı olmazsa ta’ayyün…

Tasavvuf ve Tarikat

Mesâlik-İ Cevami’il-Eşyâ

Eşyayı toplayanların yolları anlamında Arapça bir tamlama. Kâşânî şöyle der: Bilinen ve görülen fiilî ve vasfî durum söz konusu olmaksızın, zâtın zatî isimler ile zikredilmesidir. Allah’ın bütün isimlerinin aslı, mutlak zât’tır. Onu ta’zim etmenin…

Tasavvuf ve Tarikat

Mese

Arapça ibret, darb-ı mesel, benzer, delil, hüccet ve sıfat, gibi çeşitli anlamlan vardır, insanın, üzerinde ettiği surete mesel denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Mesnevî-Hanlık Kürsüsü

Mevlevî tekkelerinde, Mesnevî takrirlerinin yapılması için, yanyana konan iki kürsüye denir. Bu kürsülerden birine Mesnevî-hân, diğerine Kârî Dede otururdu. Mesnevî-hân, ders takririni yaparken, Mesnevî’yi ezberden okur, hatırlayamazsa, yanındaki kürsüde oturan Kârî Dede, önündeki Mesnevî’ye…

Tasavvuf ve Tarikat

Mestî

Farsça, sarhoşluğu ifade eden bir söz. Ma’şûkun cemâlini görmek için, yüzü döndürmek.

Tasavvuf ve Tarikat

Meşhed

Arapça, görme yeri demektir. Hakk’ın tecellî ettiği yer. Şehid kabristanı. Yatırlar, türbeler.

Tasavvuf ve Tarikat

Meşiet

Arapça, dileme demektir. Ma’dum (yok) olanın icadı, mevcûd olanın idamı (yok olması), öne geçen inayet ve zât tecellîsinden ibarettir. Allah’ın istemesi, ma’dumu icad etmek üzere tecellî etmesidir. Meşiet, irâdeden daha geneldir.

Tasavvuf ve Tarikat

Meşişiyye

Meşişü’l-Haseni’l-İdrisî (ö. 624/1226)’nin müridleri tarafından Fas’ta kurulan bir tasavvuf okulu. Medyeniyye’nin bir şubesidir.

Tasavvuf ve Tarikat

Meşk Tahtası

Mevlevi tabiri, “semâ tahtası” da denir. Sema’a yeni başlayanlar, bunun üzerinde alışma çalışmaları yapar. Derviş, Semazen Dede’nin kontrolü altında, ayağının baş parmağını geçirmeye mahsus bir çivi bulunan bu cilâlı tahta üzerinde, uzun süre sema…

Tasavvuf ve Tarikat

Meşriku’z-Zamâir

Arapça, gizlilerin doğuş yeri. Allah’ın insanların içlerinde, el-Bâtın ismiyle tecellî etmesi. İşte, o zaman bu kişiler, bâtınlarla müşerref olurlar.

Tasavvuf ve Tarikat

Metbûliyye

Mısır’da bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Mevc

Arapça, dalga demektir. Mutlak varlığın, kainatın her mertebesinde ortaya çıkan tecellileri, âlem ve insan, mutlak varlığın, birlik denizinin dalgalarıdır.

Tasavvuf ve Tarikat

Mevcûdât-I Ayniyye

Arapça, aynî varlıklar demektir. Ayan-ı sabite, maddî âlemdeki varlıklar.

72 / 146